Sayfa yolu
Erdoğan'ın Diyarbakır mitingi ve Diyarbakır Kalesi'nden notlar
Yayın Tarihi: 24.10.2022 , 11:20 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Sadece Erdoğan'ın değil, AKP'nin tüm kurmaylarının Diyarbakır mitingleri siyaset arenasının çok tartışılan başlıklarından olageldi.
Ancak bu mitingin geçmiş örnekleri tekrar etmediğini söyleyebililiriz. Daha çok AKP'nin bir iç tutarlılık kürsüsünün kurulduğunu ifade etmek daha doğru olacaktır. Okuduğu Ahmed Arif şiirinin ardından sermayeye verilen sözler, Diyarbakır mitinginde AKP'nin önemlice bir süredir denediği "Kürt çözümünde patronlar" seçeneğindeki kararlılığını gösteriyor.
'Muhafazakar Devrimci Erdoğan'
Sonda söyleyeceğimizi başta söyleyerek başlayabiliriz. Erdoğan Diyarbakır mitinginden umduğunu bulamadı. Süleyman Soylu'nun, sahneye davet ederken "Diyarbakır sevdalısı Erdoğan, muhafazakar devrimci Erdoğan" ifadelerinin ne Diyarbakır halkında ne de AKP tabanında bir karşılığı kalmadığı bir dönemde yapılan bu miting, AKP içinde de çoşkusuz bir miting olarak yorumlandı. Hatta sahnede yer yer Erdoğan'ın konuşmalarına alkış ya da tezahürat gelmeyince "Pek memnun kalmadınız galiba" çıkışları kaldı hafızlarda. Buna rağmen mitingde yer alan Kürdi ifadeler, Kürtçe pankartlar ve Diyarbakırlılık vurguları da dikkat çekti
Erdoğan mitinge katılım sayısını, "Dün Malatya'da 60 bin kişiydik. Bugün Diyarbakır'da 70 bin kişilik açılış töreni yaptık" diyerek açıkladı. Ancak kamuoyuna yansıyan şey bu sayıdan ziyade farklı şehirlerden gelen, özellikle de Urfa, Sivas, Aydın, Elazığ, Bingöl, Mardin, Van, Batman, Kilis ve Malatya plakalı otobüs ve dolmuşların yaptığı çıkarmaydı. Mezopotamya Ajansı'nın paylaştığı görüntülerde Diyarbakır'a farklı şehirlerden gelen otobüslerin oluşturduğu yoğunluk dikkat çekiyordu.
'Tarikatlar liderleri' ile buluşma
Süleyman Soylu günler öncesinden Diyarbakır'da AKP il ve ilçe teşkilatlarında yaptığı miting hazırlıklarını kendi sosyal medya hesabından paylaştı. İçlerinden en dikkat çeken görüntülerden birisi ise bu hazırlıklar sürecinde bir araya gelinen korucular dernekleri ve "kanaat önderleri" adındaki tarikat ve cemaat dünyasının önemli isimleriyle gerçekeleşen buluşmasıydı.
Soylu twitter hesabından bu buluşmayı "Diyarbakır'da, kanaat önderleri ile bir araya geldik..." diyerek duyurdu. Bahsi geçen kanaat önderlerinin seçimlerin öncesinde, aralarında CHP ve HDP'nin de olduğu çeşitli partilerle zaman zaman görüştükleri ve seçimlerdeki tavırlarının temas ettikleri cemaatleri de bağlayıcı olduğu biliniyor.
'Bunlar engerekler ve çıyanlardır'
Dikkat çeken diğer bir örnek de Erdoğan'ın devrimci şair Ahmed Arif'in "Diyarbekir Kalesi'nden Notlar ve Adiloş Bebenin Ninnisi" şiirinden bir bölüm okumasıydı. Erdoğan'ın mitingin yanı sıra tertip ettiği buluşmalardan birisi olan "AK Gençlik" ile bir araya geldiği buluşmada "İlk oyum Erdoğan'a" diyen gençlere seslendi. Buluşma sırasında Erdoğan, Ahmed Arif'in adını vermeden "Bunlar engerekler ve çıyanlardır, bunlar aşımıza işimize göz koyanlardır" dizeleriyle şairin şiirini okudu.
Geçtiğimiz sene aynı şiiri Erdoğan için sosyal medya hesabından paylaşan Avukat İsmet Hancı'ya 50 Bin Lira hakaret cezası verilmişti.
'Demirtaş Kürt değil'
Memleketin etnik tayin edicisi Erdoğan, bu sefer de Selahattin Demirtaş'ın ve HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar'ın Kürt olmadığını ifade etti. Daha evvel yerel seçimler sürecinde de Ekrem İmamoğlu için Türk olmadığını söyleyen AKP'liler olmuştu.
Diyarbakır Cezaevi'nden Diyarbakır Müzesi'ne
Uzunca bir zamandır gündemde olan Diyarbakır Cezaevi'nin müze yapılması konusu da bu süreçte karara bağlanmış oldu. Adalet Bakanlığı'ndan Kültür ve Turizm Bakanlığı'na geçisi yapılan bina için daha önceki seçim dönemlerinde de müze olacağı ve Diyarbakır'a yakışan daha büyük bir cezaevi yapılacağı "müjde" olarak duyurulmuştu
Mitingin dikkat çeken detayı: Kürt sorununa patron çözümü
AKP uzunca bir süreden bu yana Kürt sorununda çözümün adresinde sermaye çevrelerini ve patronları işaret ediyor. İktidara geldiği ilk günde bu yana esasında aynı doğrultuda hareket eden AKP, son süreçte patronlar ile kurduğu ilişkilerde aracılarla değil doğrudan temaslar kuruyor. Erdoğan Diyarbakır'a yaptığı yatırımlar ile esasında bölgede yükselen yeni bir sermaye devinimi var etmeye çalışıyor. Bu devinim sonucunda Diyarbakır'ın önüne düşen aslan payını ise tekstil ve inşaat sektörü oluşturacak gibi duruyor.
Özellikle Diyarbakır'ın Ortadoğu ile ilişkilerinde kuracağı maddi devinimin alt yapısının hazırlıklarını ören iktidar, yaptığı toplu açılışlarla Diyarbakır'ı ve Diyarbakır halkını bu sürece ekonomik, siyasal ve kültürel olarak hazırlamaya çalışıyor. Bir yanda tekstil sanayisinde yapılan toplu açılışlar öte yandan Sur'da devam eden Kültür Yolu festivalleri diğer yandan da Diyarbakır'da üretilecek ürünlerin transferi için ulaşım alt yapısının güçlendirilmesi çabası bir bütünü oluşturuyor.
Erdoğan Diyarbakır sermayesine ve gözünü Diyarbakır'a çeviren sermayeye aynı yerden sesleniyor: Kürt sorununu patronlarla çözebiliriz.
Daha önce yine soL Haber'de yayınlanan bir yazıda ayrıntılarıyla incelenen bu sermaye yatırımı, Erdoğan'ın gerçekleştirdiği açılışla bir tür protokole bağlanmış oldu. Yapılan açılışların ayrıntısı incelendiğinde öne çıkan en büyük şey Diyarbakır Tekstil OSB'de 15, Diyarbakır OSB'de ise 4 yeni fabrikanın açılışıydı. Bunun haricinde ilan edilen restorasyonlar, ulaşım alt yapısı ve benzeri yatırımlar ise bu sanayi sürecinin tamamlayıcısı unsurlar olarak düşünebilir. Yatırımların tamamlayıcı ana unsurları futbol ve turizm olarak özetlenebilir.
Erdoğan Kürt sorununda yeni bir paket açmadı mı?
Erdoğan'ın Diyarbakır mitingi esasında Kürt sorunu başlığında açacağı kart ile alakalı bir beklenti yaratmıştı. Birçok kesim ve siyasi çevre tarafından bu mitingde Erdoğan'ın Kürt sorunu konusunda yeni bir paket açıklayacağı ve yeni vaatlerde bulunacağı düşünülüyordu.
Mitingin ardından bazı haber kanallarında ve "aydınlar" nezdinde Erdoğan'ın bu soruna dair bir paket açmaması bir tür hayal kırıklığı ya da eksilik olarak tarif edildi.
Ancak Erdoğan'ın mitingde açıkladığı tüm paketler, "Kürt sorunu konusunda çözüme" dair bir netlik ve süreklilik vurgusu taşıyor.
İlki "Kürt sorununu biz çözdük" iddiasıdır. Erdoğan bu vesile ile zaten çözdüğü bir soruna dair geri dönüş yapmıyor. İkincisi de çözümün adresinde patronları muhatap alması ve süreçte patronları muhalefete kaptırmama uğraşıdır.
Erdoğan patronlara sadece üretim için teşvikler, alt yapı hazırlıkları, vergi afları ve Diyarbakır'ın ucuz iş gücünü değil aynı zamanda Şam, Halep, Erbil ve Bağdat'ı aşan bir pazar vaadinde de bulunuyor. Yani esasında Erdoğan sorunun çözümüne dair bir açıklama ve netliğe sahip olmakla birlikte bunun sürekliliğini inşa etme çabasında.
Burada tek düğüm bu süreçte taraf değiştirecek özneler ve siyasi hareketlerle çözülecek gibi görünüyor. Kürt siyasetinin parçalı yapısı, CHP'nin bölgedeki acemilikleri AKP'nin elini güçlendiren faktörler arasında yer alırken AKP yorgunu ve iktidara güvenini yitiren emekçiler ise iktidarın temel sorununu oluşturuyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.