Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Erdoğan’a twit sildiren ‘yerli ilaç’ iddiası: ‘Yabancı firmalar adına fason üretim’

Erdoğan’ın ‘her 100 ilaçtan 89’unu yerli üretimle sağlıyoruz’ sözlerini ve gerçekte durumun ne olduğunu CHP Adana milletvekili Burhanettin Bulut ile İstanbul Eczacı Odası Başkanı Pınar Özcan’a sorduk.

Burcu Günüşen

Yayın Tarihi: 04.11.2022 , 08:00 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:09

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan geçtiğimiz günlerde katıldığı 8. Türk Tıp Dünyası Kurultayı’nda “vatandaşlarımızın tükettiği her 100 ilaçtan 89'unu yerli üretimle sağlıyoruz” dedi.

Erdoğan bu sözlerini sosyal medya hesabından da paylaştı. Aynı zamanda eczacı olan CHP Adana milletvekili Burhanettin Bulut Erdoğan’ın paylaşımını alıntılayarak “Madem tüketilen her 100 ilaçtan 89'u yerli üretim, neden 5 ilaçtan biri eczanede yok? İlaç fiyatlandırması neden Euro kuruna bağlı? İthal ilaca ödenen TL oranını da söyleyin bakalım. Derdiniz tasanız algı yönetimi!" diye yazdı.

Bir süre sonra Bulut'un alıntıladığı tweetin yerinde "Sahibi tarafından silindi" ifadesi yer aldı. CHP'li Bulut, paylaşımın silinmesi üzerine "Sorulara cevap vermek yerine tweet silmek daha kolay tabii @RTErdogan" diyerek tepki gösterdi.

Aynı zamanda eski Adana Eczacı Odası Başkanı da olan Bulut’a ve İstanbul Eczacı Odası Başkanı Şeker Pınar Özcan’a Erdoğan’ın bu açıklamasını ve Türkiye’de "yerli" ilaç üretimi tablosunu sorduk.

Burhanettin Bulut, “Burada Tayyip Erdoğan’ın bahsettiği büyük ihtimalle kutu üzerinden Türkiye’de üretilen ilaçlar. Ama önemli olan bizim açımızdan TL bazında yüzde kaçı ithal, yüzde kaçı yerli. Ülkede tüketilen ilaçlara verilen bedel olarak yarısı yerli, yarısı ithal” dedi.

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Özcan ise “Şu anda Türkiye’deki ilaçların yüzde 60’ı ithal ilaçlar. Kalan yüzde 40’ının da zaten hammaddesi ithal ediliyor” diyerek Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlı olduğunu belirtti.

Bulut ve Özcan’ın sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

‘Önemli olan TL bazında yüzde kaçı ithal yüzde kaçı yerli’

Erdoğan’ın “Vatandaşlarımızın tükettiği her 100 ilaçtan 89’unu yerli üretimle sağlıyoruz" sözlerindeki bu bilgi nereden geliyor?

Burhanettin Bulut: Bunlarla ilgili açık bilgiler var. Gerek SGK’da gerek İlaç Enstitüsünde. Zaten Türkiye’deki ilaçlar karekod üzerinden kayıtlı. Türkiye’de ilaca ilişkin tüm veriler kayıt altında. Yani bir ilaç üretiminden vatandaşa ulaşıncaya dek kayıtlı. Buradaki mesele şu: Cumhurbaşkanı bir algı yönetimi şeklinde bunu siyasete malzeme olarak kullanıyor. Ama yanlış yönde. O da şu: Türkiye’de seçim öncesi yakın zamanda “gökyüzünde yerli uçakları göreceksiniz” ya da “yerli otomobil” derken oranı ne kadar yerli tartışmalı. Aynı şekilde ilaç sanayiinde de böyle bir hava yaratmaya çalışılıyor. Burada Tayyip Erdoğan’ın bahsettiği büyük ihtimalle kutu üzerinden Türkiye’de üretilen ilaçlar. Türkiye’de kutu üzerinden üretilen ilaçlara baktığınızda 4’te 3’ü Türkiye’de üretiliyor, doğru. Bu oran bazen düşüyor bazen yükseliyor. Ama önemli olan bizim açımızdan TL bazında yüzde kaçı ithal yüzde kaçı yerli. Yani parasal boyutta baktığınızda yarı yarıya neredeyse. Ülkede tüketilen ilaçlara verilen bedel olarak yarısı yerli yarısı ithal. Kaldı ki yerli dediğimiz ilaçların da hammaddeleri zaten ithal. Yani Türkiye’de paketleniyor.

CHP Adana milletvekili Burhanettin Bulut

Yüzde 89 Türkiye’de kutulanan ilaçların oranı mı?

Evet kutu… Yani şöyle söyleyeyim, bir tane kanser ilacı yerine siz bir kamyon aspirin verirsiniz. Yani aspirinde binlerce kutu var ama para etmiyor ki, bir tane kanser ilacı etmiyor. Bir tane kanser ilacı etmediği noktada bir kamyon ilacı tane tane sayıp “ben bin tane ilaç ürettim” demenin hiçbir esprisi yok. Sadece toplumu yanıltmaya, algı yönetimine yarar.

‘Yabancı firmalar adına fason üretim’

Bunlar yerli mi, uluslararası firmalara mı ait ilaçlar?

Birincisi Türkiye’de çoğunlukla yurtdışı adına ilaç üretimi yapılıyor. Yani lisansı yabancı şirketlere ait üretimler yapılıyor. Ya da ticari değeri bitmiş ya da patent süresi bitmiş ilaçlar üretiliyor. Örneğin ünlü bir ilaç firmasının Türkiye’de fason üretimi var. Biz ilaç fabrikaları anlamında güçlü bir ülkeyiz. Yani o konuda gelişmiş, modern fabrikalar var. O anlamda örnek gösterilecek bir ülkeyiz. Ancak bizim ürettiğimiz ilaçlar patent süresi geçmiş ve yabancı firmalar adına fason üretim. Zaten sıkıntı da burada. Aksine Tayyip Erdoğan’ın onu söyleyeceğine, yerli ilaç sanayiine destek vermesi gerekiyor. Türkiye’nin kendine ait ilacı, molekülü, dünya ölçeğinde ürünleri yok. Bu da somut veri. Yani bu somut veriler üzerinden bile toplumu yanıltabiliyor bir siyasetçi.

‘650’ye yakın ilaç eczane raflarında yok’

Erdoğan bu açıklamasını sosyal medya hesabından da paylaştı, daha sonra sizin sorularınız üzerine paylaşım silindi. Siz Türkiye’de yerli üretim bu kadarsa neden ilaç yokluğu yaşandığını ve ilaç fiyatlarının neden Avro'ya endeksli olduğunu sormuştunuz. Eczacılar da Kasım sonunda yapacakları mitingde bu sorunlara dikkat çekeceklerini belirtiyorlar. Bu konuda ne söylemek istersiniz?

Evet zaten onun üzerine sildi. İlaçla ilgili muhataplara bakalım. Birincisi hasta. Türkiye’de 650’ye yakın ilacın şu anda eczane raflarında olmadığı tespit edilmiş. Bu şu anlama geliyor: Neredeyse 5’te 1 ilaç şu anda Türkiye’de yok. Bunlar içerisinde ağrı kesiciler, soğuk algınlığı ilaçları da var, kanser ilaçları da var. Burada en önemli husus, Türkiye’de stok seviyesinin altında olması ilaç sayısının. Stok seviyesinin altında demek eczanelerde yeterince olmaması demek. Yani bir ilacı arasanız 5 eczaneden birinde çıkar. Herkes yeterince o ilaçtan bulunduramaz çünkü ilaç yok. Depodan 10 tane istiyorsanız 1 tane geliyor. O anlamda vatandaş mağdur.

İkincisi ilaç sanayii yani üreticiler. Yerli ilaç sanayii de dahil olmak üzere, örneğin paketleme, plastik, buralarda çok ciddi fiyat artışları var ancak bakanlık fiyat artışına onay vermiyor, sağlıklı incelemiyor. Şöyle bir yöntemle yapabilir, örneğin yerli ilaç sanayiine destek verir, ilaç fiyatlarını yükseltmeden. Belli maliyetler karşılanır. Ama bunların hiçbirini yapmıyor, fiyatın üzerine baskı kuruyor. Ve kurduğu baskı da Avro üzerinden yani kur üzerinden. Cumhurbaşkanına soruyoruz, madem hepsi yerli niye kur üzerinden fiyatlandırılıyor diye. Buna cevabı şu, çünkü her şey yurtdışından geldiği için, bu da oraya bağlı. Ama sanayi açısından bakıldığında düşük kurla, kurun neredeyse yarısına göre fiyatlandırılıyor. O açıdan maliyetler kurtarmıyor. O yüzden sanayi doğru düzgün üretim yapmıyor. Mecburen üretiyor ama sayıyı çok az tutuyor. Yani ikinci muhatabı sanayii de bu konuda rahatsız.

Üçüncü muhatabı da eczacı. Eczacı da çok ciddi rahatsız. Hatta geçen gün Bartın faciasından önce bir miting kararı vardı. Maden faciası nedeniyle mitingi iptal ettiler. Bu ay içinde yapacaklar mitingi. Onlar da batmakta olduklarını, bu ekonomide eczanelerini devam ettiremeyeceklerini söylüyorlar. İlacın üç önemli muhatabı, hasta, sanayi ve eczacı bu gidişattan, ilaç politikalarından rahatsızlar. Böyle bir sektörde Cumhurbaşkanı övünç sebebi gibi bir tweet atıyor.

İstanbul Eczacı Odası Başkanı Şeker Pınar Özcan

‘Yüzde 60 ithal ilaç, kalanın da hammaddesi ithal’

Erdoğan “vatandaşlarımızın tükettiği her 100 ilaçtan 89'unu yerli üretimle sağlıyoruz” dedi. Yerli ilaç üretimine ilişkin sizdeki veriler nedir?

Şeker Pınar Özcan: Biz bunu defalarca söyledik. İlaçta da yurtdışına bağlıyız. Şu anda Türkiye’deki ilaçların yüzde 60’ı ithal ilaçlar. Kalan yüzde 40’ının da zaten hammaddesi ithal ediliyor. Yani bu yüzde 89 gibi bir rakamın ben bilemiyorum nereden verildiğini ama bizdeki veriler bu şekilde.

Kaldı ki şöyle düşünün. Biz şu an uzun bir zamandır büyük bir ilaç yokluğu yaşıyoruz. Eğer yüzde 89 yerli üretim olsaydı bizim bu sıkıntıları yaşamıyor olmamız gerekirdi. Çünkü yerli üretim olan bütün ilaçları piyasada rahatça buluyor olmamız gerekirdi. Ama şu anda piyasadaki ilaçların 5’te 2’sini karşılayamıyoruz zaten. Çok basit ilaçlarda şu anda sıkıntı yaşıyorsak, yani bir ateş düşürücü şurup bile, her zaman bol bol depodan alabildiğimiz, hastalara vermekte sıkıntı çekmediğimiz antibiyotiklerde, ateş düşürücü şuruplarda bile biz bugün normalde farazi söylüyorum 100 tane aldığımız ilacı, depo bize 3-5 tane gönderebiliyorsa, fazlasını gönderemiyorsa olmadığı için, bu zaten yerli üretim olmadığını, bize denildiği gibi bir cennette yaşamadığımızı gösteriyor bence. 

İlaç fiyatlarının Avro’ya endeksli olduğunu biliyoruz…

Evet yüzde 89 yerliyse eğer neden Avroya endeksli bir fiyatlama sistemi kullanalım o zaman? Keşke öyle olsa biz de bu sıkıntıları yaşamasak. Ama maalesef durumumuz öyle değil. 

Türk Eczacıları Birliği ve eczacı odaları olarak Ekim ayında yapmayı planladığınız mitingi Amasra’daki maden katliamı nedeniyle ertelemiştiniz. Bu mitingi ne zaman yapacaksınız?

27 Kasım Pazar günü Ankara’da yapacağız. Bu ilaç yoklukları yani vatandaşımız için de oradayız. Hizmet vermekte yaşadığımız büyük sıkıntı, ilaç bulamamak, SGK’daki uygulamalar yüzünden artık her geçen gün vatandaşın cebinden daha fazla para ödemek zorunda kalması, parası varken bile ilaç yoksa gene de ilaca ulaşamaması, ilaç fiyat kararnamesindeki düzenlemeler nedeniyle eczanelerimizin artık ekonomik olarak ayakta kalamaması bunların tamamına, bir fakülte enflasyonumuz var, akademik kadrosu olmayan, şuursuzca açılan eczacılık fakültelerine, hepsine dur demek için 27 Kasım’da tüm Türkiye’deki eczacılarımızla birlikte mitingimizi yapacağız.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.