Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Erdoğan yine yoksulluğu görmeden nüfus artışından şikayet etti: 'Şu anda gelişmeler iyi değil'

Erdoğan, çocuk sahibi olmanın milyonlarca aile için daha da ağır bir ekonomik yük haline geldiği koşulları görmezden gelerek yine nüfusun artmamasından yakındı, dini referanslara başvurdu.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 11.01.2026 , 16:57

AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde katıldığı sergi açılışının ardından yaptığı konuşmada bir kez daha nüfus artışından yakındı. 

“En az üç çocuk” çağrısını yineleyen Erdoğan, nüfus artış hızının düşüklüğünden duyduğu rahatsızlığı dile getirdi; bunun yalnızca bir temenni değil, “ilahi bir emir” olduğunu savundu.

Erdoğan, "Her şeyden önce tabii dedeyim ve 9 tane elhamdülillah torunum var. O da fakir için ayrı bir güzellik. Biliyorsunuz devamlı söylediğim bir söz var. 'En az 3 çocuk' diyorum. Bu tabii güçlü bir ailenin olmazsa olmazı. Neslimizi çoğaltmamız lazım. Bu neslin artması lazım. Bu tabii bizim arzumuz değil, Rabb'imizin emri, sevgili habibinin bizlere sürekli olarak tavsiyesi. 'Diğer toplumlara karşı ümmetimin çokluğuyla iftihar ederim' diyor Peygamberimiz, öyleyse bunun yerine gelmesi lazım. Bunun için de biz aile derken buradan hareket ederek geçtiğimiz yılı 'Aile Yılı' olarak ilan ettik. Aile Yılı olarak bu adımı atmamızın da esbabımucibesi özellikle bir halkı Müslüman olan topluluk olarak bunu hiç tereddütsüz bu nesli ülkemizde çoğaltalım istiyoruz" dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti: 

"Şu anda gelişmeler iyi değil. En yakınlarımızla sohbet ederken bile bakıyorsunuz onlar da maalesef yani nüfusun artışına karşı çıkıyorlar. Bu da bizi tabii ciddi manada üzüyor. Şu anda en dost bildiklerimiz bile nüfusun artışına karşı çıkıyor. İnşallah Tophane-i Amire'deki bu buluşmamız nüfusun artışı noktasında yeni bir adıma vesile olur."

Sosyal yardımları tırpanlayarak çocuk istemek

Erdoğan, AKP'nin "Aile Yılı" ilan ettiği 2025'in sonunda da benzer bir çıkış yapmıştı. Sonuçlardan yine memnun olmayan Erdoğan, el yükseltip bu defa 5 çocuk istemişti.

Yani Cumhurbaşkanına göre kendi karnını doyuramayan, her ay kirasını ve faturasını zor ödeyen, işten atılma korkusuyla yaşayan, devlet hastanesinde tedavi olamayan birinin, 3 veya daha fazla çocuğun bakım masrafını karşılaması mümkündü.

Ancak “Aile Yılı” boyunca atılan adımlar, nüfus artışını teşvik etmek bir yana, yoksul ailelerin yaşam koşullarını daha da zorlaştırdı. Geçtiğimiz Kasım ayında yayımladığımız haberde ortaya konulduğu üzere, kadınları ve çocukları kapsayan sosyal destek programlarının bütçedeki payı azaltıldı. 2026 bütçesinde “kadının güçlendirilmesi” başlığı altında bir kadın için ayrılan günlük tutar, sembolik düzeyde kaldı.

Tasarrufun adresi yine sosyal yardımlar oldu. Şartlı nakit transferleriyle desteklenen çocuk sayısının düşürülmesi planlanırken, özellikle kız çocuklarının eğitimine yönelik yardımlarda kesintiye gidildi. İşsiz yurttaşların sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlayan Genel Sağlık Sigortası kapsamı daraltıldı; milyonlarca haneyi kapsayan elektrik desteği azaltıldı. Yaşlılar, engelliler, engelli yakınları ve eşi vefat etmiş kadınlara yapılan ödemelerde de kesintiler gündeme geldi.

Bütün bu tablo, nüfusun neden artmadığını açıklamak için “ilahi emir”e başvurmaktan çok daha somut bir gerçekliğe işaret ediyor. Kirasını ödeyemeyen, temel gıdaya erişmekte zorlanan, sağlık ve eğitim hizmetleri için cebinden her geçen gün daha fazla para çıkarmak zorunda kalan bir aile için çocuk sahibi olmak, kutsal bir çağrıdan çok ağır bir ekonomik yük anlamına geliyor. Üstelik bakım sorumluluğu büyük ölçüde kadınların üzerine yıkılırken, yeterli kreş ve kamusal bakım hizmetlerinin yokluğu, birçok kadın için çocuk sahibi olmayı işten ve gelirden vazgeçmekle eş anlamlı hale getiriyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.