Sayfa yolu
'Erdoğan hastalandıktan sonra daha da kırılgan görünüyor'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
SOL - ÇEVİRİ
Yayın Tarihi: 04.05.2023 , 15:30 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Çevirenin notu: The Guardian’ın analiz köşesi olan The Observer’da yayımlanan makalede, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçen hafta canlı yayında rahatsızlanmasının ardından görüntüsü ele alınmış. Erdoğan rahatsızlığının ardından The Guardian’ın ifadesiyle “kırılgan” gözükürken, ilerleyen günlerde eskisinden çok da farklı görünmüyor. Analizde bu konu hakkında “güçlü imajından hiçbir şey kaybetmedi” denilirken, son cümle dikkat çekici: “Değişikliğin vakti geldi”.
Çeviren: Bahadır Batur
Türkiye’nin güçlü ve nüfuzlu lideri Recep Tayyip Erdoğan, 14 Mayıs cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçim kampanyası sırasında televizyonda yayınlanan canlı yayında dramatik bir şekilde hastalandıktan sonra bu hafta sonu biraz daha zayıf görünüyor. 69 yaşındaki Erdoğan, 20 yıldır başbakan ve cumhurbaşkanı olarak gücü acımasızca elinde tutuyor. Sert ve yıkılamaz lider imajını özenle oluşturdu. Yine de aniden, zayıf görünüyor.
Bakanlar, daha önce bağırsak ameliyatı geçirmiş olan Erdoğan’ın rahatsızlığının mide hastalığından çok da ciddi bir şey olmadığı konusunda ısrar ettiler. Cumartesi günüyse kavgaya yeniden katıldı.
Gerçek ne olursa olsun yaşanan bu olay, Türk yaşamının hemen hemen her alanına hükmetmeye başlayan, kişisel olarak iç, güvenlik ve dış politikayı dikte eden otoriter bir figürün hesap vermesi gerektiği ve artık değişim zamanının geldiğine dair artan algıyı perçinledi.
Alışılmadık bir şekilde Erdoğan’ın anketlerde cumhurbaşkanlığı seçimlerindeki rakibi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve altı partili muhalefet ittifakının lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun gerisinde kalması, siyasi zeminin değişmekte olabileceğinin bir göstergesi. Analistler, Erdoğan'ın partisi AKP ve onun aşırı milliyetçi müttefiklerinin, İstanbul ve Ankara'daki önceki önemli yerel seçim yenilgilerinin ardından parlamentodaki kontrolünü de kaybedebileceğini ileri sürüyor.
Seçimlerin sonucunu belirleme olasılığı olan bir başka gelişme daha Cuma günü yaşandı; yedi yıl önce asılsız terör suçlamasıyla liderleri Selahattin Demirtaş'ın hapse atıldığı Kürt yanlısı Halkların Demokratik Partisi (HDP) muhalefet ittifakını destekleyeceğini açıkladı. Kürtler, 85 milyonluk Türkiye nüfusunun yaklaşık beşte birini temsil ediyor. Erdoğan'ın seçimlere girmesini engellemeye çalıştığı HDP, geçmiş seçimlerde ülke genelinde oyların yaklaşık yüzde 10'unu almıştı.
Seçimin kilit sorunlarından birisi de ekonomi. Olağanüstü yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı krizinden, geniş çapta Erdoğan'ın kötü yönetimi sorumlu tutuluyor. Her kesimi etkileyen bu tür sorunlar, iktidar partisinin geleneksel olarak dayanak noktası olan kırsal kesimde tabanın desteğini baltalayabilir. Şubat ayında 50 binde fazla insanın ölümüne sebep olan depremlere karşı hükümetin yetersiz tepkisi ve devletin göz yumduğu yozlaşmış inşaat uygulamalarına duyulan öfke de birçok seçmeni etkileyebilir.
Yine de seçimler aynı zamanda Mustafa Kemal Atatürk’ten bu yana en güçlü Türk lider haline gelen Erdoğan’ın mirası ve tarihle ilgili. Kendisine kapsamlı yürütme yetkileri veren ve Erdoğan'ın dayattığı anayasal değişiklikler, ülkenin sorunlarından birincil ve kişisel olarak sorumlu tutulacağı anlamına geliyor. Bağımsız eleştirmenleri ve medyayı susturmaya yönelik agresif çabaları, halkın artan tepkisini engellemedi.
Erdoğan'ın İslami inançlarından kaynaklanan, kadının asli rolünün çocuk yetiştirmek ve ev işleri yapmak olması gerektiği yöndeki ısrarı, daha önce başörtüsü yasağını kaldırmasını memnuniyetle karşılayan ancak dayatmaya yönelik davranışlarına kızan daha yaşlı, daha muhafazakar kadınların yanı sıra genç seçmenlerin de yabancılaşması tehdidi teşkil ediyor. İktidara geldiğinden bu yana toplumu "İslamileştirme" ve Atatürk'ün laik mirasını devirme girişiminin bir parçası olarak Türkiye'de yaklaşık 20 bin cami inşa edildi. Artık bu hareketi de geri tepebilir.
Kürtlerin nefreti, terör örgütü olarak yasaklanan ayrılıkçı PKK taraftarlarını görünüşte hedef alan, 2015'te başlayan şiddetli hükümet baskısının anılarıyla besleniyor. Binlerce aktivist hapse atılırken, seçilmiş Kürt belediye başkanları görevden alındı. Sivil toplum örgütleri, yargıçlar, gazeteciler ve kamu görevlileri de 2016'daki başarısız askeri darbenin ardından yaşanan tasfiyeleri ve toplu tutuklamaları unutmadı.
Uluslararası arenada Erdoğan’ın Suriye ve Irak'taki müdahaleleri, otoriter lider dostu Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e kur yapması ve son olarak da İsveç'in NATO'ya katılma başvurusunu fiili vetosu Türkiye'nin dostlarını ve müttefiklerini çoğu kez kızdırdı. Yabancı hükümetlerin oy kullanma hakkı yoktur. Lakin Türkiye halkı istiyor: Değişikliğin vakti geldi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
