Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Epstein belgeleri Trump’a dayandı: Uçuş kayıtları, cinsel içerikli mektup ve yalanlama

ABD Adalet Bakanlığı’nın yayımladığı son Epstein dosyaları, Donald Trump’ın Epstein ile ilişkilerine dair uçuş kayıtlarını ve yazışmaları yeniden gündeme getirirken, Trump’ın adının geçtiği ve cinsel içerikli ifadeler barındıran bir mektup “sahte” ilan edildi.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 24.12.2025 , 15:41

ABD Adalet Bakanlığı, "reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı" kurmakla suçlanan ve 2019’da hapishanede ölü bulunan Jeffrey Epstein hakkında hazırlanan soruşturma dosyalarını kamuoyuna açmayı sürdürüyor. 

“Epstein Dosyaları Şeffaflık Yasası” kapsamında yayımlanan son belgeler, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın dosyalardaki görünürlüğünün artmasıyla dikkat çekiyor.

Trump’ın Epstein uçağıyla yaptığı seyahatler

Son belgelerde yer alan 2020 tarihli bir federal savcı e-postasında, Trump’ın Epstein’e ait özel uçakla daha önce bilinenden fazla seyahat ettiği belirtiliyor. 

Buna göre Trump, 1993–1996 yılları arasında en az 8 uçuşta yolcu listesinde yer aldı. Bazı uçuşlarda Epstein’in eski kız arkadaşı Ghislaine Maxwell’in de bulunduğu ifade edilirken, Trump’ın bu seyahatlere eski eşi Marla Maples, kızı Tiffany ve oğlu Eric ile katıldığı bilgisi de dosyalara girdi.

Belgelerdeki bu ayrıntı, Trump’ın Epstein ile ilişkilerinin kapsamına dair daha önce kamuoyuna yansıyan anlatıların ötesine geçildiğine işaret ediyor.

'A' rumuzlu yazışmalar ve kraliyet bağlantısı

Dosyalarda öne çıkan bir diğer başlık, 2001 yılında Maxwell ile “A” rumuzlu bir kişi arasında geçen e-posta yazışmaları oldu. Yazışmada, bu kişinin İskoçya’daki Balmoral Kalesi’nden Maxwell’e ulaştığı ve “uygunsuz arkadaşlar” bulunmasını istediği görülüyor. E-postanın “The Invisible Man” adıyla kullanılan "[email protected]" adresinden gönderildiği kaydedildi.

Daha önce yayımlanan Epstein dosyalarında ise benzer bir e-posta adresinin Epstein’in telefon rehberinde “York Dükü” başlığı altında kayıtlı olduğu ortaya çıkmıştı. 

Bu unvan, Epstein ile bağlantıları nedeniyle tartışmaların odağına gelen Prens Andrew tarafından kullanılıyordu, ancak daha sonra kendisinden geri alınmıştı.

Olası işbirlikçiler ve karartılan isimler

Belgeler arasında, 2019 yılında FBI personeli arasında geçen ve Epstein’in 10 olası işbirlikçisine atıfta bulunan e-postalar da yer aldı. Yazışmalarda bu kişilerden 6’sına celp gönderildiği, 4’ü için ise sürecin sürdüğü belirtildi.

İsimlerin büyük kısmı karartılırken, Maxwell ile Leslie Wexner’in adlarının açık bırakılması dikkat çekti. 

Nassar’a gönderildiği iddia edilen mektup ve Trump’a atfedilen ifadeler

Dosyalarda ayrıca, Epstein’in hapisteyken, çok sayıda genç jimnastikçiyi cinsel istismardan hüküm giymiş eski ABD Olimpiyat Jimnastik Takımı doktoru Larry Nassar’a gönderdiği belirtilen bir mektup da yer aldı.

13 Ağustos 2019 tarihli olduğu belirtilen mektupta, Epstein’in Trump’a atıfla, genç kızlara yönelik cinsel içerikli ve aşağılayıcı ifadeler kullandığı iddia ediliyor. Mektupta, “[Trump’ın ilk başkanlık döneminde] Başkanımız da genç, çekici kızlara duyduğumuz sevgiyi paylaşıyor. Genç bir güzellik yanından geçtiğinde onu 'kapmak'tan hoşlanıyordu, oysa biz sistemin yemekhanelerinde yemek kapmakla yetiniyorduk” şeklindeki ifadeler var.

FBI incelemesi ve 'sahte' ilanı

31 Temmuz 2020 tarihli bir FBI belgesinde, FBI New York’un söz konusu mektubun Epstein’e ait olup olmadığını belirlemek üzere el yazısı analizi yapılmasını talep ettiği görülüyor.

Ancak ABD Adalet Bakanlığı, yayımladığı açıklamada mektubun yazı stili, tarih ve posta bilgilerinin tutarsız olduğunu, ayrıca Epstein’in ölümünden üç gün sonra postalandığını öne sürerek belgenin sahte olduğunu savundu. 

Bakanlığın, önce mektubun “incelendiğini” açıklayıp kısa süre sonra “sahte” ilan etmesi ise tartışmalara yol açtı.

'Şeffaflık' mı, kontrollü ifşa mı?

Yayımlanan son belgeler, Epstein dosyalarının kamuoyuna açılmasına rağmen soruşturmanın temel başlıklarının hâlâ karanlıkta olduğunu gösteriyor. 

Trump’ın uçuş kayıtlarının ayrıntılandırılması, bazı isimlerin açık bırakılırken büyük çoğunluğun karartılması ve sahte delillerin dosyalara girmiş olması, “şeffaflık” söyleminin sınırlarını bir kez daha tartışmaya açıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.