Sayfa yolu
Enerjide emperyalist propaganda ölümle tehdit ediyor
Yayın Tarihi: 27.11.2022 , 08:35 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
İngiltere merkezli The Economist dergisi, Avrupa’da bu kış öngörülen enerji krizine ilişkin kışkırtıcı bir makaleyi kapağına taşıdı.
‘Avrupa’da yüksek enerji fiyatları Ukrayna’daki savaştan daha fazla insanı öldürebilir’ başlıklı makalede, Avrupa’da kışın yüksek faturalardan dolayı soğuktan ölümlerin artacağı ifade edilerek, bunun temel sorumlusunun Ukrayna’daki savaş nedeniyle Batı’nın getirdiği yaptırımlara karşılık doğalgaz boru hatlarını kısan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin olduğu öne sürülüyor.
Avrupa’da gaz ve elektrik fiyatlarının son üç yılda yüzde 78 ila yüzde 144 arttığına işaret edilen yazıda, Putin’in “enerji silahı nedeniyle” kışın görülen ortalama ölüm sayısının 335 bin artacağı söyleniyor. Enerji faturaları nedeniyle kış aylarında ölüm risklerinin en çok artacağı ülkeler sırasıyla beklenenin aksine daha sıcak ülkeler olan İtalya, Almanya ve Portekiz olarak gösteriliyor.
Yazı, kışın yüksek faturalar nedeniyle Avrupa’da görülecek ölümlerin, Ukrayna’daki savaşta yaşanan can kayıplarını geçebileceği söylenerek sonlanıyor.
Yüksek fiyatlar üzerinden insanları ölümle korkutmak
Dergide yer alan analizde, yüksek enerji fiyatlarının Avrupa’da kışın artan ölüm sayılarını şiddetlendireceğine dair bir çıkarım söz konusu. Diğer yandan yazıda enerji fiyatlarıyla kışın görülen ölümler arasındaki ilişkinin belirsiz olduğuna dair bir not da düşülüyor.
Makalede, enerji fiyatlarının ölümlere etkisine dair tahminler yürütülmesi için 2000-2019 yılları arasında kullanılan ve 27 Avrupa Birliği üyesi ülkeyi içeren bir istatistik modeli kullanılıyor. Söz konusu modelde hava durumu, demografik yapı, soğuk algınlığı vakaları, enerji yeterliliği, hane gelirleri, hükümet harcamaları ve elektrik fiyatları veri alınıyor.
Model çerçevesinde kıtadaki ortalama hava durumu baz alınarak, söz konusu yıllar içerisinde elektrik fiyatlarında yaşanan yüzden 10’luk artışın, ölümlerde görülen yüzde 0,6’lık artışla ilişkili olduğu savunuluyor. Ancak yazıda, bu 10 yıl içerisinde kış aylarında haftalık görülen ölüm sayılarının elektrik fiyatlarıyla bağı ile düşen hava derecesi arasındaki bağı arasında yüzde 9’lük bir fark olduğuna da değiniliyor.
Makalede öne sürülen istatistikler, yine aynı makalede satır aralarında da belirtildiği üzere bir belirsizlik üzerinden yapılan varsayımlardan ibaret kalıyor. Bu belirsizlik de, yazının başlığındaki “Savaştan daha fazla insan ölebilir” gibi keskin bir iddiayla bir açı oluşturuyor. Yazıdaki bu zorlama çıkarımın, Rusya-Ukrayna savaşında emperyalist propagandaya ikna etmek için insanları ölümle korkutmaktan başka bir amacı bulunmuyor.
Enerjide piyasalaşmanın getirdiği sorunlar ‘Putin’in savaşına’ yıkılıyor
The Economist dergisi, söz konusu makaleyle, Avrupa kıtasındaki yüksek enerji fiyatlarının ve enerjiye kısıtlı erişimin sorumlusu olarak Rusya’nın Ukrayna’ya dönük saldırısını ve “Putin’in enerji silahı”nı göstererek, kıtadaki enerji sektörünün tekellerin insafına bırakılması ve sektörün piyasalaşması gerçeğini es geçiyor.
Enerji krizinin ardından ortaya çıkan veriler, sunulanın aksine büyük enerji şirketlerinin kârlarının öngörülenden fazla artırdığını ortaya koyuyor. İngiltere-Hollanda ortaklığındaki enerji tekeli Shell, geçtiğimiz ay yaptığı açıklamada, yılın üçüncü çeyreğinde kârının beklentilerin üzerine çıkarak 9,5 milyar dolara ulaştığını bildirdi. Şirketin g eçen yılın aynı dönemine göre kârlarını iki mislinden fazla artırdığı görülüyor. İngiliz enerji tekeli BP de artan enerji fiyatları nedeniyle şirketin bu yılın üçüncü çeyreğinde karının geçen yılın aynı dönemine kıyasla iki katından fazla artarak 8,15 milyar dolara yükseldiğini kaydetti.
Buna karşılık, İngiltere başta olmak üzere Avrupa ülkelerindeki elektrik ve gaz faturaları hızla artış gösteriyor. Faturalara karşı hükümetlerin açıkladığı şirketlere sübvansiyon, finansal destek gibi önlemler ise, yurttaşların faturalarını ödeyebilmesine yönelik olmasından ziyade şirketlerin ticari sürdürülebilirliğine dönük bir işlev görüyor. Piyasa düzeninin korunması adına alınan bu önlemler, yine yurttaşlara bir vergi yükü olarak geri dönüyor.
‘Piyasa koşulları’: Şirket kârları insan hayatından daha değerli
Bununla birlikte, makalede enerji fiyatlarının şirketlerin kâr edebilmesi için yükseldiği gerçeğinin es geçilmesi, kış aylarındaki ölüm oranındaki artışın bir ‘normal’ olduğu algısını da yerleştiriyor. Böylece, piyasa koşullarında enerji tekellerinin batmaması için artan fiyatlar nedeniyle yaşanacak ölümler, ekonomide bir ‘doğa yasası’ gibi gösterilmiş oluyor.
Kıtada kaynak kıtlığı var mı?
Öte yandan, The Economist’in makalesinde yüksek enerji fiyatlarından bahsedilirken, kıtada enerji temini açısından gerçek anlamda bir kaynak kıtlığı yaşayıp yaşamadığına dair herhangi bir veri sunulmuyor.
Rusya’nın doğalgaz boru hatlarını tamamen kapatmadığı bilinirken, kıtada sektördeki krize karşı gerekli önlemlerin büyük ölçüde alınmış olmasına rağmen, öncelik enerji fiyatlarının ve halkın faturalarının düşürülmesi değil enerji tekellerine kârlılıklarını korumaları için çeşitli sübvansiyon mekanizmaları tanımlanması oluyor.
Bu durum, insanların soğuktan ölümleri önleyebilecek olan enerji kaynaklarının şirketler tarafından piyasa koşullarında makul fiyata sunulamayacağının bir nevi itirafı… Dolayısıyla Rusya’nın kıtaya karşı kullandığı belirtilen enerji sopasının aslında Avrupalı tekeller tarafından da halka karşı kullandığı gerçeğini ortaya koyuyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
