Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emekçi çocukları çalışma kamplarına: MEB 'okul' ve 'çocukluk' kavramlarını bitiriyor

Çocuk işçiliğini yaygınlaştırmaya devam eden MEB fabrikaların içinde de okul açabilecek. Zanaat atölyeleriyle de ortaokul seviyesindeki çocuklar sermayenin hizmetine hazırlanıyor.

Burcu Günüşen

Yayın Tarihi: 04.07.2024 , 18:30 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:09

Milli Eğitim Bakanlığı geçen hafta yaptığı yönetmelik değişikliğiyle zorunlu eğitimdeki çocukların sermayeye ucuz işgücü olarak sunulmasına yönelik adımlarına bir yenisini ekledi.

Yeni yönetmelikle bakanlıkla işbirliği protokolü imzalayan işletmelere ait bina, fabrika ya da üretim merkezlerinin içlerinde de okul açılabilecek.

MEB’in kurum açma, kapatma ve ad verme yönetmeliğinde yapılan değişiklik 28 Haziran’daki Resmi Gazete’de yayımlandı.

Düzenlemeyle yönetmeliğe “İş birliği protokolleri kapsamında kurum, kuruluş ve işletmelere ait bina, fabrika veya tesisler ile organize sanayi bölgeleri, Ar-Ge ve üretim merkezleri içinde Bakanlıkça belirlenen fiziki şartları sağlaması koşuluyla örgün veya yaygın eğitim kurumu açılabilir” fıkrası eklendi.

Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) programı kapsamında lise düzeyindeki çocukları 4 gün işyerlerinde 1 gün okulda çalışmaya sevk eden MEB, program kapsamında en az 9 çocuğun iş cinayetlerinde yaşamını yitirmesine karşın çocuk işçiliğini yaygınlaştıracak adımlarına devam ediyor.

Bakanlığın bir başka adımı da ortaokul öğrencilerine yönelik, 10 ilde Zanaat Atölyeleri pilot uygulamasını başlatmak oldu. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz dün Ankara Etimesgut’taki bir meslek lisesinde zanaat atölyesi adı altında ortaokul öğrencilerine yönelik açılan kursu ziyaret etti. Yılmaz öğrencilerin bu kurslara velilerinin rızasıyla, okul dışı zamanlarda katılacaklarını ve eğitimin ardından bir başarı belgesi alacaklarını söyledi. Yılmaz öğrencilere verilecek başarı belgesinin onları “bir meslek edinme yolculuğunun parçası yapacağını” söyledi. 

Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Nazif Yılmaz Ankara Etimesgut'ta, Cezeri Yeşil Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde ortaokul öğrencilerine yönelik Zanaat Atölyesi'nin açılışına katıldı.

Türkiye’de 14 yaşın altında çocukların çalışması yasak. Zanaat Atölyeleri’ne gidecek çocuklarsa 13 ve 14 yaş ortalamasında olacak.

'Çocukluk kavramına saldırı'

İstanbul’da bir meslek lisesinde görev yapan öğretmen Hasan Doğan ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanı Fide Lale Durak ile MEB’in bu yeni adımlarını konuştuk.

Hem Doğan hem de Durak “çocukluk” kavramına yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayarak hedefte emekçi çocuklarının olduğunu söyledi.

Meslek lisesi öğretmeni Hasan Doğan’a göre MEB, topyekün bir değişikliğe tepki duyulacağı için, adım adım yönetmelikleri değiştirerek piyasacılığın önündeki engelleri patronlar için kaldırıyor.

Doğan “Normalde zaten organize sanayi bölgelerinde özel mesleki okullar açmak mümkünken yayınlanan yeni yönetmeliğe göre işletmelerin içinde, örneğin fabrikanın bir bölümünde örgün ve yaygın eğitim kurumlarının açılmasının artık mümkün hale geldiğini düşünüyorum” dedi.

'Eğitim hayatından koparılan her çocuk aslında istismar edilerek çocuk kimliği elinden alınıyor'

Bakan Yusuf Tekin’in tarikatlarla protokoller imzalarken aynı zamanda Koç grubuyla da protokol imzaladığına dikkat çeken Doğan’a göre, eğitimde dinselleşme ve piyasacılık, esasen aydınlanmayla birlikte inşa edilen çocukluk kavramını hedef alıyor:

Bakın tarihin belli dönemlerinde çocukluğun bitişi okuma yazma bilmekle özdeşleştirilmiş. Eğitim hayatından koparılan her çocuk aslında istismar edilerek çocuk kimliği elinden alınıyor. İster çocuk işçilik, isterse ‘erken yaşta evlilik’', her ikisi de tarihin gerisine düşmek anlamına geliyor. Elbette ilk hedefte yoksul emekçi çocukları var. 

Türkiye’de eğitim genellikle istihdamla birlikte tartışılıyor. Türkiyeli patronların memleket meselesi dedikleri esasen sınıf yanı sömürü meselesidir. Bu nedenle eğitim ve istihdam ilişkisini yoksul emekçi çocukları üzerinden kuran ve mesleki eğitimi adeta bir işçi bulma bürosuna dönüştüren bir yönelim egemen. 

Çocuk işçilikte rıza üretiminde yol aldıkça yaş sınırı da aşağı doğru düştü. Hatta bugün MEB’in sosyal medya hesaplarından duyurduğu Zanaat Atölyeleri ortaokul 7. ve 8. sınıfları hedeflemekte. Bu sayede lise seçimlerine etkide bulunmayı hedefliyorlar.”

'Belli ki çocukların okuldan işyerine giderken vakit kaybetmeleri dahi istenmiyor'

İş sağlığı ve güvenliği uzmanı Fide Lale Durak da bilimsel eğitim alamayan, ucuz işgücü olarak görülen çocukların hayatlarının çalındığını belirtti.

İş sağlığı ve güvenliği uzmanı Fide Lale Durak'a göre fabrika içinde açılmış okula giden bir çocuk için okul ve iş aynı anlama gelecek.

Türkiye’de aslında çocuk işçilik yasak değil. “Çocuk ve Genç İşçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik” adlı bir yönetmeliğimiz bulunuyor. 

Bu yönetmelik “çocuk işçi”yi 14 yaşını bitirmiş, 15 yaşını doldurmamış, ilköğretimini tamamlamış kişi olarak tanımlıyor. Mevzuata göre 15-18 yaş arası işçilerse çocuk değil genç işçi sayılıyor.

Yönetmelik çocuk ve genç işçiler için çalışma saatlerini, çalışabilecekleri iş kolları ve çalışma sürelerini tanımlıyor, okula giden çocuk işçiler için çalışma zamanlarının okul dışındaki saatleri kapsaması gerektiğini, bu saatlerin de günde en fazla iki saat haftada on saat olabileceğini belirtiyor. Yönetmelikte çocukların çalıştırılabileceği yerleri düzenleme yetkisiyse Milli Eğitim Bakanlığı’na veriliyor.

Mevzuatta “usulünce çocuk işçiliğin olduğu”nu söyleyen Durak yeni yönetmelikle Bakanlığın işletmeler içerisinde okul açma yetkisi de elde ettiğine dikkat çekti.

Durak “Belli ki çocukların okuldan çıkıp iş yerine giderken yolda vakit kaybetmeleri dahi istenmiyor. Hatta bu okulların mevcut işletmelere işçi yetiştirmek üzere kullanılacağını düşünmemek için sebep dahi yok. Buna göre, örneğin fabrika içinde açılmış okula giden bir çocuk için okul ve iş aynı anlama gelecek. Özellikle çalışmak zorunda kalan yoksul ailelerin çocuklarının eğitimi iyi işçiler olmak üzere yeniden tasarlanıyor. Bilimsel eğitim alamayan, ucuz iş gücü olarak görülen çocukların hayatları çalınıyor” dedi.

'Bu işyerlerinde çocukların kazaya uğramaması şaşırtıcı olandır'

Konuya iş güvenliği açısında bakıldığındaysa Durak’a göre bu işletmelerde çalıştırılacak çocukların iş kazasına uğramamaları şaşırtıcı olacak.

Bir işyerinde iş güvenliğinin uygulanmasının önündeki en büyük engelin “zaman baskısı ve maliyet” olduğunu belirten Durak “Zaman baskısı nedeniyle güvensiz davranmaya itilen işçiler, zaten güvensiz olan çalışma koşullarında kolayca kazaya uğrarlar. Çalışma koşullarının güvensizliğinin sebebi ise güvenli koşulun maliyet gerektirmesidir. İş güvenliği uzmanları bu zor koşullarda en azından işçilerin farkındalığını artırmaya ve kendisini kazadan sakınabileceği şekilde çalışanları eğitmeye çalışır” dedi.

Çocukların hayatlarının hiçe sayıldığını dile getiren Durak şöyle konuştu:

Her şeyin oyun olarak görülebileceği yaşlarda çalışmak zorunda bırakılan çocuklar güvenli davranışın ne kadar farkında olabilir ya da henüz ergenliğini yaşamakta olan gençler iş güvenliği kurallarıyla ne denli barışık olabilir? Üstelik bu yaştaki çocuklar üzerlerinde zaman baskısı yaratan amirlerine isteseler de karşılık veremeyeceklerdir. Bu işyerlerinde çocukların kazaya uğramaması şaşırtıcı olandır. Maalesef çocuklar, kötü koşullara başkaldırmayan, ucuz işgücü olarak görülüyor ve hayatları hiçe sayılıyor.”

İstanbul Esenyurt'ta 14 yaşındaki Arda Tonbul MESEM kapsamında çalıştığı işyerinde başı sac bükme makinesine sıkışarak yaşamını yitirmişti.

'Zorunlu eğitim zorunlu çalışma yerlerine dönüşüyor'

Çocukların çalışma saatlerinde ve iş kollarında da yeni bir düzenlemenin beklenebileceğine işaret eden Fide Lale Durak “Böylece çok daha geri bir çalışma sistemi yasal hale mutlaka getirilecektir” dedi ve ekledi:

“Okul ve işyerinin aynı mekana dönüştüğü bu düzenlemede okulun tamamen ortadan kalkabileceği ve bu açıdan çocukların zorunlu eğitiminin zorunlu çalışma yerlerine dönüşebileceğini görmemiz gerekiyor. Bunun çalışma kamplarından ne farkı var?”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.