Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emek cehennemi Akkuyu: 'Maaşlar gecikiyor, saha polisi keyfi ceza kesiyor'

Akkuyu Nükleer Güç Santrali şantiyesinde kötü çalışma koşulları ve hak gaspları yıllardır devam ediyor. Servis çilesi, yetersiz güvenlik ekipmanları, uzayan mesailer ve maaş gecikmelerinden dert yanan emekçiler, şantiyedeki "saha polislerinin" keyfi cezalarla taşeron firmalara alan açtığını anlattı.

Burak Ay

Yayın Tarihi: 21.08.2026 , 11:33 Güncelleme Tarihi: 21.08.2026 , 11:34

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın ilk reaktörün birkaç ay içerisinde elektrik üretimine başlayacağını açıkladığı Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde çalışan emekçiler için işler yolunda değil.

Başında beri gündeme getirdiğimiz ağır çalışma koşullarında aylardır değişen bir şey yok. 

Akkuyu’da son durumu işçilerle konuştuk.

'8’deki mesai için 5'te kalkmak zorundasın, servis sırası var'

Binlerce işçinin çalıştığı şantiyede yıllar içerisinde emek sömürüsü ve kötü çalışma koşullarının devam ettiği bilinen bir gerçek. İşçilerin anlattığına göre bundan tam dört yıl önce yaşanan sorunların devam ettiği ortada.

Ülkenin dört bir yanından çalışmak için gelen işçilerin sorunu ortak: Çalışma ve yaşam koşullarının insani olmaması. 

İşçilerden biri, daha mesaiye gitmeden başlayan sıkıntılarını şöyle ifade ediyor:

Mesai 08:00’de başlıyor. Ama saat 08:00’deki mesai için sabahın köründe 05:00’te kalkmak zorundayız. Çünkü servis sırası var. Servislerden sonra giriş için bir sıraya girmek zorunda kalıyoruz. 'Saha Polisi'nin keyfiyetine göre arada içtima yaptığı oluyor. Bunlar ciddi zaman alıyor. Aslında mesaimiz 7,5-8 saat değil tüm bu süreçle birlikte 11-12 saati buluyor. Mesaiye kaldığınız zaman da doğal olarak daha fazla.

'Tehdit ederek ancak hastaneye sevk edildim'

İşçi yaşadığı iş kazasını anlatırken hastaneye kaldırsınlar diye bakanlığa şikayet etmekle tehdit etmek zorunda kaldığını söylüyor: 

İşe başladığım yer karanlıktı ve yeterli aydınlatma yoktu. Yerde bitme demir ve şap borusu vardı. Karanlıkta ayağım demire takıldı ve şap borusunun üzerine düştüm. Belimde hasar oluştu. İlk önce şantiye revirine kaldırıldım. Oradaki doktor ve hemşirelerin işverenlerin baskısından dolayı hastaneye sevk edilmemi gerektirecek bir durumum olmadığını söyledi. Sağlık Bakanlığı'na ihbar etmekle tehdit edince ambulansla sevk ettiler. 

Silifke Devlet Hastanesi 20 gün iş göremez raporu verdi. Ayrıca ayak numaram 45 olmasına rağmen depoda başka ayakkabı olmadığı gerekçesiyle 46 numara iş ayakkabısı verdiler. Bunu İş Güvenliği Uzmanına bildirmeme rağmen çözüm bulmadılar. Tüm bunların sonucu iş kazası yaşadım. Mahkeme yoluyla hakkımı arayacağım.

'Ekipman yetersiz, işçi sağlığı kimsenin umurunda değil, yemekler kötü'

Sorunların sadece bununla kalınmadığını belirten, sahada çalışan işçi, "Bizler sahada tozun, toprağın içerisinde çalışıyoruz. Bunun için yeterli ekipmanı sağlamıyorlar. Maske verilmiyor. İşçi sağlığı kimsenin umurunda değil. Tuvaletler keza aynı durumda. Yemekhanelerin hali, yemeklerin kötü olması artık kanıksanan bir durum" diyor.

İşçilerin ortak hareket etmesinin zorluklarına da değinen işçiler şöyle konuşuyor:

Orası devasa bir yer. Türkiye’nin dört bir yanından işçiler geliyor. Bunun dışında Özbekler, Türki Cumhuriyetlerden gelen insanlar var. Kimse kimseye güvenmediği için aynı memleketten olanlar içerisinde gruplaşmalar oluyor. Ayrıca çalışma süreleri işçiler içerisinde 6-12 ay gibi kısa bir süre olduğu için ortak ve örgütlü mücadele etmenin devamlılığı sağlanmıyor. Bu sebeple bu sorunlar devam ediyor.

e
Yıllar içerisinde işçiler Akkuyu'da defalarca eylem yaptı.

'Keyfi ceza kesen 'saha polisleri' var, işçileri bıktırdı'

İdari kısımdan çalışan bir başka işçi ile konuştuğumuzda ise ofiste çalışan ve aynı işi yapan Rus işçilerle aralarındaki farkları anlatıyor:

Evet burada ciddi bir mavi yaka beyaz yaka ayrımı var. Halbuki bizler de işçiyiz. Sadece daha çok ofis içerisinde çalışıyoruz. Aynı kötü koşullar bizler için de geçerli. Aslında Rus çalışanların durumu görece bizden daha iyi. İstenilse işçilerin durumu ve yaşama koşulları iyileştirebilir. Lakin daha fazla kazanma hırsı ile bu yapılmıyor. 

Saha polisleri var. İşçileri bıktırmış durumdalar. Daha önce büyük kavgalara neden oldu bu polisler. Her an kavga çıkabilir diye bekliyoruz. Kendi çalıştığım alanda işçi arkadaşlara tutulan ve kesilen cezaları biliyorum. Çoğu keyfi. Sigara cezaları, bekleme yapması gereken işçi (çünkü yükleme yapılıyor ve o işçi çizelgesine bekleme yazdığı halde), yükleme yapıldığı sırada beklediği için işçiye ceza kesilmiş. Muhtemelen saha polislerine işçilere ceza ve tutanak için ciddi baskı yapıyorlar. Çünkü onlar işçilere bu cezaları yazdıkça yüklenici firmalar taşeronlara daha az para vermiş oluyor.

'Maaşlar düzenli ödenmiyor'

Maaşların hiçbir zaman düzenli ödenmediğini belirten işçi, "Benim 20 günlük gecikmem var mesela. Bazı taşeronların dönem dönem 2,3 ay maaş geciktirdiğini biliyorum. Geciken maaşlar nedeniyle çok zor durumda kalıyoruz. Ev sahibi kira bekliyor. Elektirik faturası ve daha bir sürü bir şey. Bu durum binlerce işçiyi mağdur ediyor. Çoğunluğun gurbette yaşayan aileleri var. Para bekliyorlar. Bu kimin umurunda ki..." ifadelerini kullanıyor.

'Binlerce insan, onlarca servis aracı... Hiçbir düzen yok'

Ve işçiler şunları ekliyor:

Burası her anlamıyla kaotik bir yer. Ben mesela sabahları işe girerken çok korkuyorum. Ciddi bir kaza olabilir. Çok kaotik bir ortam oluyor. Binlerce insan, onlarca servis aracı. Hiçbir düzen yok. Bütün işçiler buraya cehennem gözüyle bakıyor. Bu yılın sonunda ilk elektriğin verileceği açıklaması yapılıyor. İşin uzmanlarıyla konuştuğumuzda bunun imkansız olduğunu belirtiyor. Verilse bile düzenli bir elektrik üretiminin burada şu an yapılamayacağını söylüyorlar.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.