Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Emeğe saldırı hız kesmiyor: Patronlar kimseye yüzde 30'dan fazla zam vermek istemiyor

Patronlar daha ucuz işgücü için örgütleniyor, birbirlerine yüzde 30'dan fazla zam yapmamalarını tembih ediyor. Hedef tüm ücretleri asgari ücrete yaklaştırmak, açlık sınırına komşu etmek.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.12.2024 , 16:50 Güncelleme Tarihi: 27.12.2024 , 12:11

Patronlar asgari ücrete enflasyondan daha düşük zam yaptırmayı başardı. Milyonlarca emekçi yeni yılda açlık sınırını aşamayacak.

Ancak sermaye temsilcileri bununla yetinmiyor. Şimdi de ortalama ücret düzeyinin asgari ücrete daha fazla yaklaşması için bastırıyorlar. Bahaneleri ise “enflasyonla mücadele”.

AKP’li yıllarda emeğe yönelik saldırıların en önemli sonuçlarından biri asgari ücretin ortalama ücret halini alması oldu.

DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, çalışanların yüzde 43’üne karşılık gelen 7,5 milyon kişi asgari ücret ve altında kazanıyor.

Asgari ücretin üstünde kazananlar için tablonun daha iyi olduğunu söylemek mümkün değil. Asgari ücret ile onun 1,5 katı arasında kazananların sayısı yaklaşık 7 milyon. İşçilerin sadece yüzde 7,5’i asgari ücretin iki katından fazla maaş alıyor.

Birbirlerini uyardılar: Yüzde 30'un üzerine çıkmayın

Araştırmalar asgari ücretin sadece “asgari” ücret olmadığını, artık ortalama ücretin yerine geçtiğini gösterirken patronlar bu durumu korumakta ısrarcı.

Sermaye temsilcileri, sefalet ücretine yönelik ilk değerlendirmelerinde bunun mesajını verdi.

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, yüzde 30’luk zammı fazla bulanlardan. Asgari ücret belirlenirken yüzde 21’lik “hedef enflasyon”un baz alınmasına sevinse de zam oranının doğrudan yüzde 21 olabileceğini ima ediyor:  

"Asgari ücret 2025 yılı artışının yüzde 30 olarak belirlenmesi, doğrudan etkilerinin yanı sıra dolaylı etkileri açısından da önemlidir. Yüzde 30 ücret artışın, yüzde 45 civarında gerçekleşecek 2024 sene sonu enflasyonunun, gelecek yıl Merkez Bankası'nın beklediği yüzde 21 enflasyonun ortalaması alınarak hesaplandığını anlıyoruz. Yani 2025 asgari ücret artış hızı, geçmiş enflasyona endeksli değil ama tamamen de beklenen enflasyona endeksli değil.”

Özgener'in asıl mesajıysa temsil ettiği diğer patronlara. Ücretlere yüzde 30’un üzerinde zam yapılmaması gerektiğini vurguluyor:

Fiyatlandırma ve ücretlendirme kararlarının nasıl alınacağı kritik önem taşıyor. Özel sektördeki ücretlendirmelerin ve hizmet sektöründe fiyatlandırmaların, asgari ücret artışının üstüne çıkmaması gerekiyor."

Büyükekşi 'bonkör' davrandı: Performansa göre 2-3 puan ek

Konu İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) da gündemindeydi. İSO’nun Aralık ayı meclis toplantısında söz alan Mehmet Büyükekşi de sınıfına benzer bir uyarıda bulundu:

Açıklanan rakamda gelecek yılın enflasyonu dikkate alındı. Biz de firmalarımızda bütçelerimizi yaparken yüzde 30 artı performansa göre 2-3 puan ya da terfi planladık. Bu tüm firmalar tarafından benimsenmesi lazım ki enflasyon kontrol altına alınsın. Yüzde 30 artış ile hem Merkez Bankası’nın eli rahatlatıldı hem de popülist bir yaklaşım sergilenmedi.”

Büyükekşi bir dönem başkanlık yaptığı Türkiye Futbol Federasyonu’yla hatırlansa da İSO meclisinde bulunma nedeni Gaziantep’te sahip olduğu büyük ayakkabı fabrikaları. Flo, Kinetix, Polaris, Dockers, Lumberjack gibi birçok markaya sahip olan Büyükekşi tekstil atölyelerine yaptırdığı fason üretimle zenginleşti.

Mehmet Büyükekşi, nasıl zenginleştiğini İSO personeline yönelik tutumunda da ele verdi. 

Enflasyon seviyesindeki zam ihtimali patronları korkuttu

Toplantıda 2025 bütçesinde oda personel giderlerinin 185 milyon liradan 276 milyon liraya çıkarılması teklifi oylandı. Büyükekşi bu artışın asgari ücretteki artış oranından fazla olmasına şu sözlerle itiraz etti:

“Biz İSO olarak personel giderlerine yüzde 50 zam bütçelemişiz, onaylayalım ama uygulamada gözden geçirelim.”

Büyükekşi’nin yüreğine su serpen İSO meclis üyesi Sultan Tepe, artış oranının sebebinin maaş zammı değil emekliye ayrılanların ikramiyesi ve yeni personel alımlarının yarattığı giderlerle ilgili olduğunu belirtti ve çalışan ücretlerinde yüzde 36 seviyelerinde zam planlandığını anlattı.

Oysa Büyükekşi'nin fazla gördüğü oran güncel yıllık enflasyon seviyesinde. Bu oranın uygulanması yalnızca enflasyonun ücretlerdeki bir yıllık erozyonunu telafi edecek.  

'Asgari ücret siyasi bir argüman olmamalı'

Patronların ortak vurgularından biri de yüzde 30’luk zammın alım gücünü artıracağı iddiası. Daha yüksek bir zammın tüketimi ve dolayısıyla enflasyonu artıracağı savunuluyor. 

Ancak araştırmalar enflasyonu işçilerin ücretindeki artıştan çok, patronların kârının beslediğini gösteriyor. Nitekim önceki senelerden farklı olarak asgari ücrete yıl ortası zammının yapılmadığı 2024’te enflasyon yüzde 47’ye ulaştı. Bu da asgari ücrete yapılmayan zammın iktisadi bir zorunluluk değil, siyasi tercih olduğunu gösteriyor.

Artık beklentileri karşılanan patronlar bu durumu özgüvenle dile getiriyor. Önder Sanayici İşadamları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Kap, asgari ücrete ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullanıyor: 

"Kontrolsüz ve aşırı asgari ücret artışlarının, çarpan etkisiyle maliyetleri artırarak raf fiyatlarının yükselmesine, nihai olarak da enflasyon artışına neden olduğunu ve alım gücünü zayıflattığını biliyoruz. Asgari ücretin siyasi bir argüman olarak kullanılmasını ve çalışan ve işveren arasında rekabet havası oluşturulmasını doğru bulmadığımızı ifade etmek isteriz.”

İkinci maaş açlık sınırını aşamayacak

Patronların “dengeli”, “makul”, “sürdürülebilir” bulduğu asgari ücret bugün açlık sınırının biraz üstünde. Özel sektördeki birçok çalışanın ilk zamlı ücretini alacağı Şubat ayında aradaki küçük fark kapanmış olacak. Mart ayı itibariyleyse milyonlar yeniden açlık sınırının altında kalacak.
 
Asgari Ücret Tespit Komisyonu’ndan işçi kesimini “temsil” eden Türk-İş, açlık sınırını son olarak Kasım ayında 20 bin 562 lira olarak açıklamıştı. 

Aylık enflasyondaki yaklaşık yüzde 2’lik serinin bozulmaması halinde bu tutar Şubat ayında 21 bin 820 liraya yükselecek. Yani 2025 yılı asgari ücreti ile açlık sınırı arasında 284 lira fark olacak. Mart ayındaysa asgari ücret açlık sınırının altında kalacak.

Asgari ücretle yoksulluk sınırı arasındaki makas da açılacak. Bu yıl başında 49 bin liralık yoksulluk sınırı 17 bin liralık asgari ücretin 2,88 katı seviyesindeydi. Asgari ücretin işçinin eline geçeceği 2025 yılı Şubat ayında ise yoksulluk sınırı aylık enflasyon beklentilerine göre asgari ücretin 3,2 katı seviyesinde olacak.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.