Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ekim Devrimi’nin öncülerinden Inessa’yı tanımak

1917 Ekim Devrimi’nin bize yansıyan tarihi içinde çok az kadına aşinalığımız vardır. Inessa da ülkemizde yeni bilip tanıdıklarımızdan biridir. Ve bilinip tanınacak daha başka etkili kadın olduğunu da hesaba katarak başlayalım.

Hatice Eroğlu Akdoğan

Yayın Tarihi: 07.11.2025 , 00:33

1917 Ekim Devrimi’nin bize yansıyan tarihi içinde çok az kadına aşinalığımız vardır. Inessa da ülkemizde yeni bilip tanıdıklarımızdan biridir. Ve bilinip tanınacak daha başka etkili kadın olduğunu da hesaba katarak başlayalım. Inessa Fyodorovna Armand 8 Mayıs 1874 tarihinde Paris’te doğdu. Anne ve babası Fransız tiyatrolarında oyuncuydu. Babası, Inessa beş yaşındayken vefat etti ve annesi üç çocuğu ile birlikte geçim sıkıntısına düştü. Moskova’da yaşayan öğretmen anneannesi ile müzik ve Fransızca öğretmeni olan teyzesi, Inessa’yı altı yaşında yanına aldı. O artık bundan böyle anayurdunda yetişen biri olacaktı. 

Küçük Inessa anneannesi ve teyzesinin yanında iyi bir eğitim aldı. Evde çok zengin bir kütüphane vardı ve bu sayede Rus klasikleri yanında yabancı klasikleri de okuma olanağı buldu. Fransızca ile birlikte üç yabancı dil daha biliyor ve müzik kültürü de gelişkindi. 

Inessa 18 yaşında çocukluktan beri tanıştığı Aleksandr Yevgeneviç Armand ile evlendi. Armand ailesi maddi açıdan gelecek kaygısı taşımayıp tekstil işiyle uğraşan burjuva bir aile idi. Ancak çok yönlü bir birikime sahip olup bunu yaşam içinde işlemek enerjisi taşıyan Inessa’yı, konforlu bir yaşam tatmin etmiyor; ülkesindeki insanların cehalet ve yoksulluğu karşısında bir şeyler planlayıp harekete geçirmek istiyordu. Politik gelişme ve tartışmaların dışında büyümüştü. Nereden başlayacağını, ne yapacağını da aslında bilmiyordu. En iyi yapacağı şey eğitim olabilirdi. Bunun için Moskova yakınında bir köy okulu açarak köylü çocuklarına öğretmenlik yaptı. Moskova Kadınların Durumunu İyileştirme Derneğine katıldı. Toplumsal bir sorun olan yoksulluk ve cehaletin kaynağına inmeden tek tek savaşmanın sonuç getirmeyeceğini anlayınca Inessa’nın morali bozuldu, ruhsal sıkıntıya düştü. Eşinin kardeşi Vladimir Volodya aracılığıyla sosyal demokratlarla tanıştı ve onların yayınlarını okumaya başlayınca kendine yepyeni bir mücadele alanı edindi. Inessa, Aleksandr’la olan dokuz yıllık evliğinde ikisi kız, ikisi erkek dört çocuk doğurmuştu. Eşi Aleksandr’dan ayrılıp onun Bolşeviklerle çalışan kardeşi Volodya ile yaşamaya başlamıştı. 1903 yılında Volodyo’dan bir erkek çocuğu daha oldu.

Inessa 1903’te RSDİP’e üye oldu. İsviçre’ye gidip Lenin’in, örgütün devrimci bir çizgide hareket etmesi noktasında nasıl bir çaba sarf ettiğine bizzat tanıklık etti. Rusya’da devrime giden süreç ve Çarlığın politikaları hızlı bir devingenlik içerisindeydi. Evet Inessa, parti üyesi kararlı bir Bolşevik’ti. Onun aile hayatı da -eşi ve çocuklarıyla- mücadelesinin bir parçasıydı. 1905’te Sosyalist Devrimcilere yönelik yapılan operasyonlarda, aslında onların pratik eylemiyle bağlantılı olmamasına rağmen tutuklandı. Evine bir gece yapılan baskında Sosyal Demokratların yayınları bulunmuştu. Çocuklarından biri o geceyi şöyle anlatır: 

Gece yarısı olağandışı bir gürültüyle uyandım ve odada arama yapan jandarmaları gördüm. Her şeyi alt üst ediyorlardı, hatta çocukların yataklarını bile. Annem odada oldukça sakin bir şekilde dikiliyordu; bana gülümsedi ve ağlamamam için işaret etti. Sonra onu alıp götürdüler. Beni kucaklayarak veda ederken, tutuklanmamla ilgili sağda solda konuşma diye fısıldayarak tembihledi. Sonraki yıllarda da bu ‘sağda solda konuşma’yı aklımda sıkıca tuttum; çünkü annem yasadışı faaliyete geçtikten sonra kendisiyle gizlice görüşmek zorundaydım. 1

Inessa aylarca hapis yattı. Dışarıda emekçi halkın grev ve gösterileri sürüyordu. Çar, 17 Ekim 1905’te ortalığı yatıştırmak için tutukluların serbest bırakılması dahil bazı tavizler vermeyi içeren bir kararname yayınladı. Inessa da bunun üzerine serbest bırakılmış oldu. Özgürlüğüne kavuşmanın ardından partinin Moskova birimine bağlı olarak, şehrin yakınındaki Puşkino’da devrimci faaliyetlerine devam etti. Tekstil fabrikaları ve yakınında köylü halkın olduğu yerleşim biriminde o sıra güçlü bir yeraltı yapılanması oluşturuldu. Propaganda grupları içinde Inessa, önde gelen konuşmacılardan biriydi. Puşkino’nun ardından 1906’da aynı görevle Moskova’da çalışmaya başladı. Parti unsurları ve işçilerden oluşan grupların çalışma programlarını oluşturuyor ve uygulanması sürecinde onlara önderlik ediyordu. Teorik bakımdan iyi bir eğitmendi. Bilgileri işçilerin anlayabileceği bir dilde vermeyi çok iyi becerdiği için emekçilerin sempati ve bağlılığını kolay kazanan bir niteliğe sahipti. 

1906 yılı sonlarına doğru devrimci dalga sönümlenmiş, Çarlığın baskısı had safhaya varmıştı. Inessa 1906 yılı sonunda ikinci kez tutuklandı ama o süreçte yaşanan olayların ağırlığına karşılık aleyhine kullanılacak bir kanıt olmadığından birkaç ay içinde 1907 başında serbest bırakıldı. Çarlığın kale hapishanelerinde tutuklular için korkunç bir yaşam hüküm sürüyor, işkence ve idamlar aralıksız devam ediyordu. Inessa dışarıda hemen parti çalışmalarının yeniden toparlanması sürecinde demiryolu komitesinde görev aldı. Yakın bir arkadaşına 1907 tarihini içeren bir mektupta “Çok çalışıyorum, çoğu zaman ayakta zor duruyorum; özellikle geçen hafta yani 1 Mayıs kutlamaları öncesi çok koşuşturmak zorunda kaldım hala kendimi tam olarak toparlayamadım” diye yazmıştır. 

Yukarıda belirtildiği gibi Inessa beş çocuk annesiydi. Bu dönemde en küçük çocuğu dört yaşındaydı. Bir bakıma mücadele içinde olduğu süreçte de doğum yapmıştı. Elbet varlıklı bir aileye yaslanmanın avantajları Inessa’nın devrimci mücadeledeki rolünü kolaylaştırıyordu. Aleksandr Armand hem Inessa hem de kardeşi Volodya’ya her açıdan yardımcı olmaya çalışıyordu. Çocuklarının gelişimi ve eğitimini de ihmal etmiyor, onlarla bağlantısını mektupla da olsa koparmıyordu. Ki onun disiplinli, tutumu sayesinde çocukları annelerinden hiç kopmadılar. İlerleyen yıllarda Inessa’nın beş çocuğunun dördü de annelerinin izinde devrimci mücadelede yerini aldı. 

Evet, Rus topraklarında devrim sönümlenmiş, parti yeraltı örgütlenmesiyle yeniden güç kazanmaya çalışmaktaydı. Böyle bir atmosfer arasında 1907 yazında Inessa, Demiryolu Bölge Komitesi üyeleriyle birlikte üçüncü kez hapsi boylamış oldu. Yıl sonunda kuzeyde kutup bölgesi çizgisindeki Mezen kentinde şartları zor olan bir sürgün hayatı yaşamaya başladı. İlk defa hem ailesinden hem parti çalışmalarından bir yıl gibi uzun denilebilecek bir süreyle ayrı kalıyordu. Inessa, polis gözetimi altında yaşadığı sürgünde firar etmeyi kafasına koydu ve yoldaşları ile iş birliği içinde bunu başardı da. 

En küçük oğlunun babası Volodya verem hastasıydı ve Inessa firar ettikten birkaç hafta sonra onun kollarında hayatını kaybetti. Inessa birkaç hafta daha Moskova’da saklandı. 10 Kasım 1908’de bir yoldaşına gönderdiği mektupta Moskova’da oluşuna dair şunları yazar: 

Böylece taşradan çıktım ve sonunda merkezdeyim, keyifle, gelip geçen arabaların gürültüsüne ve kalabalıkların uğultusuna kulak veriyor, yüksek binaları, tramvayları ve hatta arabaları çeken hantal atları izliyorum. Canım şehir seni öylesine seviyorum, öylesine her zerremle bağlıyım ki sana… Ben senin çocuğunum, senin telaşına, gürültüne ve koşuşturmana bir balığın suya ihtiyaç duyduğu gibi ihtiyaç duyuyorum. Kendimi iyi hissediyorum, genel olarak çok mutlu ve heyecanlıyım; yaklaşık bir haftadır burada olmama rağmen henüz dinlenmeye fırsat bulamadım ama buna rağmen her geçen gün biraz daha toparlanıyorum. Yaza kadar Rusya’da kalacağım ve ilerisi için de o zaman karar vereceğim. Çocuklarımı da yanıma alacağım.2

Çarlığın baskılarının ayyuka çıktığı bir süreçte Inessa, Rusya’da daha fazla kalmadan 1909 yılı başında yurt dışına çıktı. Yaklaşık bir yıl kaldığı Brüksel’de yoğun bir okuma, inceleme çalışması yaptı, parti çalışmalarına katıldı. Bundan bir yıl sonra da Lenin ve Bolşeviklerin yurtdışı merkezi niteliğindeki Paris’e taşındı. Paris Üniversitesi’nde sosyal bilimler alanında derslere girdi ve öğrenimini tamamlayıncaya kadar üniversiteye devam etti. Dolayısıyla Inessa pratik ve teorik olarak kendisini iyi yetiştirmiş, partide liderlik vasfına sahip üyelerin başında gelen biri niteliğindeydi artık. Yurtdışı örgütlerinin kongresinde Yurtdışı Örgüt Komitesine seçildi. Paris Bolşevik Grubu prezidyum üyesi olarak diğer parti örgütleriyle yazışma trafiğini yönetiyordu ve bu sebeple Lenin’in yakınında, en iyi yardımcılarından biriydi. Yine Lenin’in talimatı doğrultusunda Lyudmila Stal ile birlikte Fransız sosyalistleriyle bağlantılar kuruyor ve onlar arasında Bolşevik fikirlerin propagandasını yürütüyordu. 1911 yılı yazında bir parti okulu kurulmuştu. Paris yakınında kurulan okula Rusya’dan parti aracılığıyla işçiler gönderiliyordu. Inessa okulda politik ekonomi dersleri verdi. 

Parti okulu Paris’in yakınında Longjumeau’daydı. Ve Inessa’nın buradaki evi de aynı zamanda parti okulu öğrencilerinin hocalarıyla bir araya gelip yemek yediği, sohbet ettiği bir merkez halini almıştı. Inessa derslerine girdiği, çeşitli ihtiyaçlarının karşılanmasına yardımcı olduğu işçilerin durumu konusunda Lenin ve Krupskaya’ya ilgili bilgiler de veriyordu. Elbet evi sadece parti okulu nedeniyle hareketli değildi. Kendisinden bir konuda yardım, tavsiye almak isteyenlerin de gelip gittiği bir mekandı. Lenin ve Nadya hemen hemen her gün görüştüğü, birlikte yürüyüşe çıktığı en yakın yoldaşları ve dostlarının başında gelmekteydi.

Inessa yurt dışında olduğu bu birkaç yıllık evrede eğitim, koordineli çalışma, parti örgütlerini sağlamlaştırma yönünde başarılı sorumluluklar üstlendi. Rusya’da da 1905-1906 yenilgiyle sonuçlanan ayaklanmalardan sonraki ağır baskı süreci aşılıyor, ezilen sınıflar yeniden hareketleniyordu. Prag Parti Konferansından sonra bir grup Bolşevik örgütlenme ve propaganda çalışmaları için Rusya’ya gönderildi. Inessa da 1912 yılı yaz başında Petrograd’a gitti. Parti örgütlerinin oluşturulması ve sağlamlaştırılması yanında IV. Duma seçimlerine hazırlık çalışmaları da yürütülecekti. Inessa birkaç ay çalışmadan sonra eylül ayında tutuklandı. Neyse ki birçok bölgenin birleştirildiği sağlam bir yer altı yapılanmasını da gerçekleştirmişlerdi. Yakın bölgeler arası çalışma Petrograd Parti Komitesi merkezli bir bölgesel yapıya dönüşmüş; o dönem Petrograd’da yayınlanan “Pravda” aracılığıyla da Duma seçimlerinin propagandası yapılıyordu. Inessa’nın o günkü çalışmalarına dair yoldaşlarından A.Şoltz 1920 yılında Inessa’ya adadığı makalesinde 1912’deki o çalışma günlerinden bahseder: 

Çalışma yürüttüğü bölgelerde onun ardından görev aldım; gittiğim her yerde ekilmiş bir toprakla karşılaşıyordum, eğer seçimlerde kendi adaylarımızı çıkarıp, örgütsel olarak etkin bir pozisyon alabildiysek bunda İnessa’nın hazırlık çalışmalarındaki katkısı önemli bir yere sahiptir.3

Inessa sonbahar ve kış boyunca Petrograd hapishanesinde kaldı. Aslında onu daha önce sürgünde olduğu Mezen’e göndermeyi planlamışlardı. Ancak çocuklarının babası Aleksandr Armand onun sağlığının sürgüne gönderilmesine elverişli olmadığı noktasında yetkilileri ikna etmişti. Sağlığının dikkate alınması aynı zamanda onun kefaletle serbest bırakılmasını beraberinde getirdi. Bırakıldığında Inessa yine yurt dışına çıktı. Bu sefer Rusya’dan fazla uzakta değil, Krakow’da yaşadı ve örgütsel sorumluluklarını burada yerine getirdi. Partinin Krakow’daki yaz toplantılarına katıldı. 1913 yılı sonunda ise Paris’e taşındı. İki yıl önce çalıştığı Paris Bolşevik Grubuyla birlikte yoluna devam etti. Yalnız bu noktada Inessa, Rusyalı emekçi kadınların örgütlenmesi noktasına özel olarak kafa yorma ve örgütlenme çalışmasını yürütmeye odaklandı. 

Lenin, 1913 yılında Petrograd’da işçi kadınlara özel olarak hitabeden Emekçi Kadın (Rabotnitsa) dergisinin çıkarılmasını sağlamıştı. Derginin yurt dışı yayın kurulunda Inessa da yer aldı. Gruptaki diğer iki kadın N.Krupskaya ve L.Stal’dı. Inessa ilk aşamada derginin örgütsel ve maddi sorununun aşılması noktasında çaba sarf etti. İşler sağlam bir temele oturduğunda ise emekçi kadınların bilinçlendirilmesi ve harekete geçirilmesinde dergide yazılarıyla yol gösterici oldu ki, onun yazıları emekçi kadınların sınıfsal bir çizgide örgütlenmesi ve burjuva kadın hareketine neden mesafeli durması gerektiğine dair bilgilendirici, ufuk açıcı yol ve yöntemleri de içeriyordu. 

Armand'ın polis kaydı belgesi

1914 yılı emperyalistlerin Avrupa’da savaş kazanını ateşlediği ve emekçi halkı da “ulusal çıkar” aldatmacasıyla cepheye sürdüğü bir yıl oldu. Acı olan ise 2.Enternasyonal’i oluşturan sosyal demokrat partilerin büyük çoğunluğunun tekellerin bu politikasına boyun eğmesiydi. 2.Enternasyonal’in uluslararası bürosu Menşeviklerle Bolşevikleri birleştirmek için Brüksel’de bir toplantı düzenliyordu. Lenin bu toplantıya RSDİP’in raporunu sunma ve Bolşevikleri savunması için Inessa’yı gönderdi. Rapor, genel olarak Menşeviklerle Bolşeviklerin ayrılık durumunun, üçüncü bir tarafın aracılık etmesine gerek duymayacağı bir açıklıktaydı. Lenin, rapora dayalı olarak Inessa’nın iyi Fransızcasıyla bu görevi hakkıyla yerine getireceğine olan inancıyla Inessa’ya şöyle demişti: 

Eminim ki siz; sorumlu bir pozisyonda yalnız kaldığınızda gelişen, sağlamlaşan, güçlenen ve cesurlaşan insanlardansınız ve bu nedenle inatla karamsarlara, yani sizinle ilgili çeşitli şeyler söyleyenlere inanmıyorum. Bunlar saçmalık, tümden saçmalık! Buna inanmıyorum! Harika gidiyorsun! Harika dilinle hepsini kesinlikle ezeceksin. Vandarvelde sözünü kesip bağırıp çağırmasına izin verme sakın.4

Birleşme konusunda Lenin’in raporu 2.Enternasyonal liderleri ve Menşeviklerin tepkisini çekse de Inessa, Bolşeviklerin bu konudaki haklı tutumunu gereği gibi ortaya koyarak Lenin’in güvenini boşa çıkarmamıştı. Bundan sonra 2.Enternasyonal’in önde gelen partileri, tekelci devlet politikasının kuyruğunda kümelenirken Bolşevikler savaş karşıtı çalışmalarıyla emperyalizmin karşısında durarak Rusya’da devrimi örgütleme çalışmalarına hız kazandırdılar. 

Savaş başladıktan sonra Lenin uluslararası işçi hareketinin yeniden bir araya gelmesi için 3. Enternasyonal’i örgütleme çalışmalarına başladı. Uluslararası işçi hareketi arasında savaşa karşı Bolşevik tutumun benimsenmesi ve yayılması gerekiyordu. Inessa bu süreçte yine Lenin’le yakından çalıştı, üzerine aldığı sorumlulukları başarıyla yerine getirdi. 

Emekçi erkeklerin savaşa sürüldüğü bir ortamda cephe gerisinde kadınların harekete geçirilmesi dünden daha önem kazanıyordu. Inessa 1914 kışında Uluslararası Sosyalist Kadın Konferansı’nın toplanması hazırlıklarında C.Zetkin, A. Kolontay ve L.Stal ile yazışıp Hollanda, İsviçre, İngiliz ve Fransız kadınlarla bağlantı kurdu. Toplantı 1915 yılı mart ayında Zürih’te yapıldı. Yalnız Inessa’nın da olduğu Bolşevik delegelerin öneri ve kullandıkları sloganlar toplantıya katılan delegelerin çoğunluğu tarafından kabul görmedi. 

1916 yılı başında Inessa parti adına geçici bir süre için İsviçre’den Paris’e geçti. Buradaki parti grubunun gündeme ilişkin görüşlerinin Fransız sosyalistleri ve sendikalistleri -ki enternasyonalizmi savunan bu gruplara Zimmerwaldistler deniyordu- arasında yayılmasına çalıştı. Insessa Zimmerwaldistler arasında bu kadarla yetinmeyip genç gruplarla da bağlantı kurarak onların da merkez sol savaş siyasetine muhalif Zimmerwaldistlere katılmasını sağladı. Tüm bu çalışmalar Bolşeviklerin dünya savaşı karşısındaki haklı tutumunun yayılması açısından büyük önem taşır. Bu tarihten çok ileride, Ekim Devrimi’nin 40.yılı nedeniyle bir yazı hazırlayan Fransız sosyalistlerinden Maurice Thorez, şunları belirtir: 

…Zimmerwald solu Fransa’da da zemin bulmaya başladı. Esas olarak Lenin’le doğrudan bağlantılı olan Inessa Armand’ın çabaları sayesinde, solun fikirleri Seine bölgesindeki Sosyalist Gençlik Federasyonu’na, Paris’teki mekanik ve metalurji işçilerinin sendikalarına, yapı ve liman işçilerinin örgütlerine nüfuz etti.5

Sorumlulukların yerine getirilmesi, savaşın sona erdirilmesi askerlerin namluları egemen sınıflara çevirmesi doğrultusundaki çalışmalar çok önemliydi. Inessa 1916 başlarında gittiği Paris’ten, yazın yine Zürih’e döndü. İsviçre’de kadınlar ve gençler arasında çalışmalar yaparken de Fransız sosyalistleriyle uzaktan iletişimini sürdürdü. Derken Çarlığın yıkılış demek olan 1917 Şubat kapıya dayandı. Devrim haberi İsviçre’ye ulaştığında Inessa hazırlanan ilk grupla Rusya’ya döndü. Yılların birikimi ve tecrübesi doğrultusunda tüm enerjisini devrimin faaliyetlerine yöneltti. RSDİP nisan ayında Petrograd’da bir kongre yaptı. Inessa bu kongrenin ardından Petrograd’dan Moskova’ya geçerek Lenin’in “Nisan Tezleri” önerilerinin propagandasını yaptı, konferanslar verdi. 

Inessa, 1917 yazında Moskova Parti Komitesi’nin Yürütme Komisyonu ve Moskova Şehir Duması üyesi olarak yoğun bir çalışma içindeydi. Fabrikalarda konuşmalar yapıyor, kadınlar arasında bilinçlenme ve örgütlenme çalışmaları yürütüyor, gazetelerde gündeme dair gelişmeler ve ortaya çıkan sorunlarla ilgili yazılar yazıyor. 

Batı’da Avrupa ülkelerinde olduğu gibi Rusya’da da kadınları kendi saflarına çekmeye çalışan feminist yapılanmalar vardı. Bunlardan biri olan Kadın Eşitliği Birliği, Moskova’da Tüm Rusya Kadınlar Kongresini toplamıştı. Inessa partinin kararı doğrultusunda kongreye gözlemci olarak katılıp bir rapor sundu ve burada bir konuşma yaptı. Konuşmasında işçilerin sömürüldüğü bir sistemde burjuva kadınlarla işçi kadınların çıkarlarının aynı yönde olmadığı yönünde etkili bir konuşma yaparak emekçi kadınları kendi saflarında yürümeleri noktasında ikna etti. 

Inessa’nın yoğun çalışması, hiç kuşkusuz Çarlığın devrildiği, geçici hükümetin kurulduğu ve tüm iktidarın Sovyetlere devredilmesi sorumluluğunun kendini dayattığı bir süreçte yapılacak işlerin çok olması nedeniyledir. Fransa’dayken 1914 yılı başı itibarıyla Rabotnitsa (Emekçi Kadın) adlı bir dergi çıkarmışlardı. Devrim dönemi koşullarında kadınlara yönelik bir yayın çıkarılması bir başka önem taşıyordu ki Inessa bu süreçte Emekçi Kadının Yaşamı adlı bir derginin kuruluşuna katıldı ve derginin yayına hazırlanması ve editörlük işlerine özel bir zaman ayırmaya başladı.

Ekim Devriminin zafere ulaşmasının ardından ise Inessa, Tüm Rusya Merkez Yürütme Komitesi ve Moskova Guberniyası Yürütme Komitesi prezidyum üyeliğine seçildi. Ulusal Ekonomi Sovyeti’nin de Guberniya Başkanlığını yürüttü. Bolşevik Devrimi içine sindiremeyip burjuvaziyle işbirliği halinde halka karşı iç savaşa çanak tutan, fiili eylem başlatan Menşevik ve Sosyalist Devrimcilere karşı yürütülen mücadelede de Inessa ağırlığını ortaya koymuştur. Üstüne aldığı çok sayıda sorumlulukla baş etme noktasında Evine genellikle gecenin geç saatlerinde yorgun ve bitkin bir halde dönmüş oluyordu. 

1919 yılında savaşta esir alınan askerlerin kendi yurtlarına dönüşlerini sağlamak doğrultusunda Kızıl Haç’la yapılan işbirliği çerçevesinde Inessa, heyetin bir parçası olarak yurt dışına gitti. Söz konusu görevi bittikten sonra 1919 Nisan ayında ülkesine döndü ve işçi ve köylü kadınlarla ilgili çalışmalara kaldığı yerden sarıldı. Böyle olmasının bir bakıma çok önemli bir nedeni vardı: 

… Çarlık rejimi altında haksız, hukuksuz bir şekilde yaşayan, cehalete mahkum edilerek bastırılmış emekçi kadınlar, devrimin ilk zamanlarında emekçilerin en geri unsurları arasında yer alıyorlardı. Bununla birlikte sanayi ve tarımda önemli bir rol oynuyorlardı. Kadınların aktif katılımı olmadan ülkenin karşılaştığı sorunları çözmek mümkün değildi. Parti bu nedenle kadınların kültürel ve siyasi düzeylerini hızla yükseltecek ve onları aktif biçimde sosyalizmin inşası için mücadele eden bilinçli ve öncü işçilerin saflarına çekecek yollar aramaya başladı.6

Buradan biraz geriye, devrimin birinci yıldönümü kutlamaları sonrasına dönersek, Kasım 1918’de partinin Tüm Rusya İşçi ve Köylü Kadınlar Konferansı düzenlenmişti. Prezidyum üyesi olarak Inessa kongrede alınan kararlarda önemli bir rol oynadı. Konferansın önerilerinden biri partinin komite birimlerine bağlı olarak ajitasyon ve propaganda çalışmalarını yürütecek komisyonların kurulması kararıydı. Inessa da merkez komisyonda yer aldı ve Parti Merkez Komitesine bağlı kadın biriminin ilk başkanı oldu. Yüklendiği görev gereği kadın birimlerini örgütledi, kadınlara yönelik eğitim faaliyetleri düzenledi, delegeler aracılığı ile kadınların parti ve Sovyet örgütlerine katılması, sorumluluk alması, çevresine liderlik etmesi yönünde birleştirici çalışmalar yaptı. Pravda’da düzenli olarak kadınlar için özel bir sayfa (Emekçi Kadın) hazırladı. Yerel birimler için ayrıca bir eğitim aracı da olan Komünistka (Komünist Kadın)’nın yayını hayata geçirildi. Inessa dergilerde çeşitli değişik takma adlar kullanırdı ki bunlardan en yaygın olanı Yelena Blonina ismiydi. 

1920 yılında Inessa Armand

1920 yılında Komünist Enternasyonal’in 2.Kongresi yapılıyordu ve Inessa da kongre delegesiydi. Kongre sürecinde Inessa’nın hazırlıklarını önceden yaptığı, yurt içi ve yurt dışından davetlileri topladığı uluslararası bir kadın konferansı da düzenlendi. Inessa konferans için özel olarak “Emekçi Kadın” başlıklı bir yazı kaleme almış ve Komünistka dergisinde de aynı konuda makaleler yazmıştı. 

Inessa çok yorgun ve yıpranmıştı. Hatta zatürre teşhisi konulmuştu. Başta Lenin olmak üzere arkadaşları onu dinlenmesi için Kafkasya’da bir sanatoryuma tatil yapmaya ikna ettiler. Yalnız bölgede kolera salgını oluğundan habersizdiler. Inessa, Nalçik yolunda koleraya yakalandı 1920 yılı 23 Eylül’de 46 yaşında hayata gözlerini yumdu. Naaşı bir tabut içinde Moskova’ya getirildi. Kızıl Meydan’da onun için bir devlet töreni düzenlendi. Sağlık sorunları yaşayan Lenin, Inessa’nın kaybı nedeniyle çok üzgün görünüyordu. Cenaze töreninde hep birlikte Enternasyonal Marşı söylendi Inessa Kremlin’in dibindeki mezarlığa defnedildi. 

Armand'ın cenazesinden

***

Yakın geçmiş dahil günümüzde Inessa’nın hayatına değinen kimi araştırmacılar bu konudaki gerçekleri ideolojik bakış açılarına uygun olarak çarpıtmaya da çalışmışlardır. Mesela Inessa olmasa Lenin’in, 1905-1906 devrim sonrası süreçte, kendini yeniden toparlayamayacağı iddiası bunlardan biridir.7 Lenin ile Inessa’nın yakın çalışmasından ise hep bir “aşk”, “cinsel ilgi” gibi bir sonuç çıkarmaya, onun “Lenin’in metresi” olarak yaftalamaya çalışmaları söz konusu çarptırma ve karalamaların bir başka boyutudur. Söylendiklerini de Inessa ile ilgili arşivin açık edilmemesini gerekçe gösterirler. Diğer bir asıl çarpıtma da Inessa’nın siyasal niteliğine dairdir: Lenin’in hayat arkadaşı Nadya ile İnessa’yı iyi bir feminist olarak nitelerler. Inessa bir kadın olarak bütün ömrünce Bolşevik hareketin önde gelen temsilcisi iken; üstelik yazılarında emekçi kadınları feminist burjuva hareketinin peşine takılmamaları yönünde ikna mücadelesi yürütmüşken bu şekilde nitelendirilmesi ayrıca gülünçtür. 

Inessa’nın kaleminden kadın hareketine dair 

Inessa’nın mücadele yaşamına paralel olarak görüşlerini içeren makale ve çağrı niteliğindeki yazıları partinin Rusya içi ya da dışında yayın yapan çeşitli dergi ve gazetelerde yayınlanmıştır. Özellikle de kadınların harekete geçmesine yönelik yazıları, onun bu alanda nasıl tavır içinde olduğunu net olarak yansıtır. Onlarca makalesi içinden birkaç pasajı buraya aktarmak önemli olacaktır. 

1913 yılında kadınların örgütlenmesine hizmet edecek Rabotnitsa’nın yayınlanmasına ilişkin çağrıda Inessa, “Hayat, kadını giderek ailesinden ve çocuklarından koparıp fabrikaya sürüklüyor. Günümüzde yüz binlerce kadın sanayide çalışıyor. Kadınlar tekstil fabrikalarımızda halihazırda tüm işçilerin yarısından fazlasını oluşturuyorlar; metal, matbaacılık vb. gibi sanayi dallarında da sayıları her geçen gün artıyor. Bu nedenle kadınları proletaryanın genel hareketine çekmek daha yakıcı hale geliyor"8 ifadelerini kullanıyor.

Aynı çağrıda Inessa erkeklere de seslenir: 

Ve siz erkek proleterler, emekçi kadınların davasının sizin de davanız olduğunu unutmayın, kitlesel olarak örgütlerinize gelmedikleri, hareketinize dahil olmadıkları sürece işçi sınıfının mücadelesi gelişmeyecektir. Kadınlara omuz verin, bu ilk girişimlerini destekleyin, onları örgütleyin, yeni dergimiz için aralarında ajitasyon yapın, bağış toplayın.9

Sınıf mücadelesini, ekonomik, demokratik hak kavgasını cinsiyet sınırlarına sıkıştırılmasına karşı Inessa’nın tavrı bundan daha açık nasıl olabilir ki…

Onun, kadınların oy hakkı, 8 saatlik işgününün sağlanması konusunda 1914’te Yelena Slonina adıyla aynı dergide yazdıkları gündemde öne çıkan sorunlar bakımından dikkat çekicidir: 

İşçi kadınların bu mücadelesi bilinçli işçi erkeklerle birlikte yürütülmektedir. Kadın ve erkek işçilerin modern toplumdaki konumu ve çıkarları aynıdır. Tüm ülkelerin bilinçli işçi erkekleri proleter ordusunun yarısını oluşturan işçi kadınların siyasi mücadeleden dışlanmasının işçilerin mücadelesini zayıflattığının farkındadır ve işçi kadınlarla birlikte onların oy hakkı için mücadele etmektedirler. Finlandiya ve Avusturalya’da erkek ve kadın işçiler ortak mücadeleleriyle genel oy hakkını elde ettiler.10

O zaman çalışma saatlerinin 8 saate indirilmesi, işçinin yeme-içme, uyuma dışında bir insan olarak kendini var edebilmesi açısından önemlidir ki ev işleri ve çocukların sorumluluğu üzerinde olan kadın işçiler için bu konu ayrıca yakıcıdır:

Bir kadın işçinin durumu erkek işçininkinden daha zordur çünkü fabrikadaki işinin yanı sıra anne ve ev kadını olmanın yükünü de omuzlamak zorundadırlar. Erkek işçi fabrika kapısından çıktığı andan itibaren özgürken, kadın işçi gün boyu sahipsiz kalan, bakım ve ilgiye muhtaç çocuklarıyla ilgilenmek, fabrikada geçirdiği yorucu günün ardından tüm ev işlerini de yapmak zorundadır. Kitap, gazete okumak, işçi toplantılarına katılmak için uyku süresinden birkaç saat çalması, fiziki ve psikolojik gücünü zorlaması gerekir. Bu koşullar altında bir işçi kadın kendini nasıl eğitir, sınıf mücadelesinde nasıl aktif bir rol alabilir? Dolayısıyla iş gününün kısaltılması kadın işçilere erkek işçilerden daha da gereklidir.11

Devrimci mücadelenin en etkili olduğu dönem aynı zamanda Birinci Dünya Savaşı yıllarıdır. Cephe gerisinde ülkenin bütün yükü neredeyse kadınların omzundadır:

İşçilerin büyük çoğunluğu savaşta olmasına rağmen, proletaryanın diğer kısmı yani işçi kadınlar savaştan doğrudan etkilenmiyor ve hala şehirlerde yaşıyor, fabrikalarda çalışıyorlar. Ve artık savaş sarhoşluğu geçip, artan felaketin bastırdığı emekçi kitlelerin aklı başına gelmeye başlarken, emekçi kadınlar işçi sınıfının yere düşen bayrağını yeniden yükseltebilir. Sosyalizme sadık kalan sosyal demokratlar birbirlerini aramaya ve güçlerini toplamaya başlıyor. Tam da böylesi bir zamanda sosyal demokratlar, emekçi kadınlara özel önem vermeli ve onları devrimci mücadeleye çekmelidirler. Proletarya kadınları ‘Savaşa Karşı Savaş’ ve ‘İç Savaşa Hazırlık’ sloganları etrafında örgütleyerek, onları her türlü eyleme seferber etmelidir.12

Inessa Armand’ın kalemi yüz yıl gerisinden bugüne ışık vermeye devam ediyor… 

  • 1

    Inessa Armand Çev.Fırat Sözeri, Ceylan Yayınları sf.11-12

  • 2

    age sf.13-14

  • 3

    age.sf.15

  • 4

    age.sf.17

  • 5

    age sf.19

  • 6

    age sf.22

  • 7

    Bkz. https://en.wikipedia.org/wiki/Inessa_Armand

  • 8

    Inessa Armand, Çev. Murat Sözeri, Ceylan Yayınları, sf.24

  • 9

    age sf.25

  • 10

    age sf.26-27

  • 11

    age sf.29

  • 12

    age sf.38

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.