Sayfa yolu
'Ebu Zuhur' saldırısı: Ankara'nın gözü Washington'da, İsrail'den 'NATO’nun 5. maddesi Suriye'de işlemez' mesajı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Dış Haberler
Yayın Tarihi: 21.08.2026 , 13:05 Güncelleme Tarihi: 21.08.2026 , 13:06
İsrail’in Suriye’nin Türkiye sınırına yakın bir nokta olan İdlib’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne saldırısıyla Türkiye’ye mesaj verdiğini açıkça ilan etmesinin ardından Ankara’nın mesajlarındaki temkinlilik dikkat çekiyor. Ankara'nın gözünü Washington'a çevirdiği belirtilirken, Şam'daki HTŞ yönetiminin İsrail'e bir tehdit oluşturmadıkları ve yeni bir güvenlik anlaşmasına hazır olduklarına dair mesajları da öne çıkıyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı’nın saldırının ardından yaptığı standart bir kınama açıklaması sonrası dün de Milli Savunma Bakanlığı saldırı öncesinde ve sırasında söz konusu üste herhangi bir Türk askeri heyeti bulunmadığını açıkladı.
İsrail’in “pervasız saldırılarına” son vermesi gerektiğini belirten bakanlık “Suriye 'tek ordu' ilkesi çerçevesinde kendi altyapı ve askeri kapasite inşası faaliyetlerine destek vermeye devam edeceğiz” dedi.
İsrail’de yayınlanan Haaretz gazetesine konuşan bir Türk kaynak Ankara’nın “gerilimi İsrail’e karşı siyasi veya medya puanı toplama fırsatı olarak görmediğini” söyledi. Aynı kaynağa göre Ankara Washington’ın İsrail’in askeri faaliyetlerini dizginlemesini bekliyor.
İsrail gazetesinden NATO mesajı: '5. Madde Suriye'de Türk birliklerine koruma sağlamaz'
Bu sırada ABD Başkanı Donald Trump’ın en büyük bağışçılarından biri olan İsrailli-Amerikalı Miriam Adelson’a ait sağcı Israel Hayom gazetesinde NATO’nun 5. maddesinin Türkiye’nin askeri birliklerine Suriye’de koruma sağlamayacağını belirten bir görüş yazısı yayımlandı.
İsrail’deki Line of State adlı “strateji” kuruluşunun başkanı Shay Gal imzasıyla yayımlanan yazıda “(Suriye’ye) Türk birlikleri gelmeden önce hedef altyapıdır. Geldikten sonra ise üssü vurmak Türk kayıpları, misilleme, Amerikan müdahalesi ve bir NATO üyesiyle karşı karşıya gelme riskini taşır. Bu maliyetler hesabı değiştirir, İsrail’in karar verme yetkisini değil" ifadeleri yer aldı.
İsrail’in "sadece NATO’nun 5. Maddesi’nin nasıl çalıştığını değil, nerede uygulandığını da incelediği” belirtilen yazıda "Antlaşma Türk topraklarını korur, Türk birlikleri bu toprağı Suriye veya işgal altındaki Kıbrıs topraklarına yanlarında taşımaz” denildi.
Haaretz: Ankara ve Şam İsrail'le çatışmadan kaçınıyor
ABD Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, “İsrail, Suriye ve Türkiye’yi kapsayan bir çatışmasızlık mekanizması” için aktif olarak çalıştıklarını duyurmuştu.
Bu mekanizmaya dair henüz resmi bir tutum açıklamayan AKP hükümetininse söz konusu mekanizma yerine ABD kanalından ilerlemeyi tercih edeceği ve İsrail’deki seçimleri beklediği öne sürülüyor.
Haaretz bugün “Suriyeli ve Türk Kaynaklar: Netanyahu Gerilimi Tırmandırmak İstiyor, Biz İlgilenmiyoruz” başlığıyla manşetten girdiği haberinde Şam ile Ankara’nın İsrail’le daha geniş çaplı bir çatışmadan kaçındığını yazdı.
Suriyeli kaynaktan Haaretz'e: 'Türkiye Suriye'ye baskı yapıyor, Şam İsrail'in tepkisinden endişeli'
Gazeteye konuşan bir Suriyeli kaynak, Suriyeli yetkililerin Türkiye’nin Şam’la yakınlaşma adımlarının İsrail’de kışkırtma olarak yorumlanmasından ve Suriye’nin hazırlıksız olduğu yeni bir gerilime yol açmasından endişe ettiğini söyledi.
Suriye ve Türkiye’den ismi açıklanmayan kaynaklara dayandırılan haberde “Suriye, İsrail’e operasyonu genişletmek için bir gerekçe vermemek adına itidal gösterirken, bölgede diplomatik baskı uygulayan Türkiye ise Washington’ın İsrail’i dizginlemesini bekliyor” denildi.
Gazeteye konuşan bir Suriyeli kaynağın Şam’ın “ülkenin güneyindeki uyuyan Hizbullah ve DEAŞ hücrelerine karşı çabalarını artırdığını” söylemesi dikkat çekti. Aynı kaynak bu sözlerinin ardından Suriye'nin İsrail ile yeni bir güvenlik anlaşması imzalamaya veya 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması’ndan bu yana yürürlükte olan mevcut düzenlemeleri gözden geçirmeye hazır olduğunu ifade etti. Kaynağa göre, on yıldan fazla süren yıkıcı iç savaşın ardından toparlanmakta zorlanan Suriye’nin İsrail’i tehdit etme niyeti de böyle bir hırsı sürdürecek kaynağı da bulunmuyor.
Aynı kaynak, Suriye’nin yeni yönetiminin Türkiye’den savunma, güvenlik ve askeri işbirliği anlaşmalarını ilerletmesi yönünde artan bir baskıyla karşı karşıya olduğunu savundu. Şam’ın, İsrail’in bu tür işbirliklerini kışkırtma olarak görmesinden ve potansiyel olarak daha fazla gerilimi tetiklemesinden korktuğu değerlendirmesini yaptı.
Ankara'nın gözü Washington'da, İsrail'deki seçimleri bekliyor
Gazeteye konuşan Ankara merkezli bir Türk kaynak ise, Ankara’nın Suriye’yi siyasi ve savunma anlamında desteklemeye devam etmek niyetinde olduğunu ve gerilimi İsrail’e karşı siyasi veya medya puanı toplama fırsatı olarak görmediğini söyledi. Kaynağa göre Ankara, iki başkent arasında Suriye üzerine yazışmalar devam ederken Washington’ın İsrail’in askeri faaliyetlerini dizginlemesini bekliyor.
Barrack’ın önerdiği mekanizmaya da değinen kaynak Türkiye’nin henüz bu konuda resmi bir tutum sergilememesinin Ankara’nın ABD kanalları üzerinden çalışmayı tercih ettiğini gösterebileceğini ifade etti.
Aynı kaynağa göre Türk yetkililer ayrıca İsrail’in Ekim ayındaki yaklaşan seçimleri ve bir yönetim değişikliği olasılığını da dikkate alıyor olabilir.
Öte yandan Ankara’nın İsrail’in saldırılarını Netanyahu’nun bir seçim hamlesi olarak görerek önemsizleştirmeye çalıştığı ancak saldırının Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Mekke Savunma Anlaşması’nın imzalanmasının hemen ardından geldiğine de dikkat çekiliyor.
Middle East Eye’a konuşan bir Türk yetkili, İsrail’in askeri kazaları önlemek amacıyla iki ülke arasında geçen yıl kurulan kırmızı hattı kullanmadığını belirterek "Ankara’yı korkutmak istedikleri açık. Ateşle oynuyorlar” dedi.
Şam ziyareti öncesinde Erdoğan’a mesaj
Türk hükümetiyle bağlantılı ve isimsiz konuşan Ankara’dan iki yetkili, saldırıların yalnızca bir seçim hamlesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin Suriye’ye verdiği desteğin güvenilirliğini sarsmayı amaçladığına inandıklarını söyledi.
Yetkililerden biri, "İsrail’in yeni bir Sünni ekseni olarak sunduğu Pakistan ve Suudi Arabistan ile yapılan Mekke Anlaşmaları, Netanyahu’yu iç politikada zor durumda bıraktı. Bu, Erdoğan’a Suriye’de rahat etmesine izin vermeyeceklerini söylemenin bir yoludur” dedi.

Aynı kaynak "Yani İsrail temelde şunu söylüyor: Türkiye tarafından inşa edilen yeni güvenlik mimarisi umrumuzda değil ve istediğimiz zaman, istediğimiz yeri vurmaya devam edeceğiz” ifadesini kullandı. İsrail’in Şara hükümetini destekleyen Trump yönetimini de test ettiğini savundu.
Trump bu haftanın başlarında Mekke Anlaşmalarını memnuniyetle karşılamıştı.
İkinci kaynak ise İsrail’in artık Türkiye’nin Suriye’deki varlığını bir tehdit olarak gördüğünü resmen doğruladığını söyledi.
"İsrail’de seçimler olabilir ama Türkiye’nin de 2028’de seçimleri var. Bu gerilimler derinleşebilir ve Ankara’nın bir Rus savaş uçağını düşürdüğü 2015 olayının bir benzerine yol açabilir" uyarısında bulundu.
Saldırının aynı zamanda yakında Şam’a bir ziyaret planladığını açıklayan Erdoğan’a da bir mesaj olduğunu söyleyen kaynak "Bu, Erdoğan’a Suriye’de rahat hissetmesine izin vermeyeceklerini söylemenin bir yoludur" diye belirtti.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.