Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ebrar Sitesi K Blok davasında kritik duruşma: Sahte belge düzenlendiği tespit edildi, mütalaa bekleniyor

Ebrar Sitesi K Blok davasında, 26 Ocak'ta görülecek duruşma öncesinde kamu görevlilerinin sahte belge düzenlediği tespit edildi. Üç yıldır adalet mücadelesi veren aileler, sanıkların “bilinçli taksir” ile değil, “olası kast” ile yargılanmasını istiyor.

Fotoğraf: AA

Emre Alım

Yayın Tarihi: 21.01.2026 , 15:37

6 Şubat depreminin üzerinden neredeyse 3 yıl geçti ama yıkımdan sorumlu olanların yargılandığı birçok dava hâlâ sonuçlanmadı.

Kahramanmaraş’ta 76 kişinin yaşamını yitirdiği Ebrar Sitesi K Blok hakkındaki dava da bunlardan biri. Bir sonraki duruşma 26 Ocak’ta görülecek. Bu duruşmada savcının mütalaa vermesi bekleniyor.

Duruşma birçok açıdan kritik önem taşıyor.

AKP’li Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi'nde görevli 8 isim hakkında soruşturma izni çıkarılmıştı. Bu kamu görevlilerinin sorumluluğuna ilişkin yeni bulgular ortaya çıktı.

Davanın avukatlarından Mert Doğan, soL’a yaptığı açıklamada kamu görevlilerinin sahte belge hazırladıklarını tespit ettiklerini söyledi.

“K Blok dosyasında zemin etüdü raporu ve statik hesap raporu tespit edilemedi. Biz bu raporlar alınmadan inşaatın yapıldığını düşünüyoruz. Keza halihazırdaki delil durumu da bunu gösteriyor. Bir başka konu da inşaat sonrasında yapılan tadilatlarda ciddi eksikliklerin olması. Bu iki husus yönüyle dosya kapsamında elde edilen deliller, ilgili kamu görevlilerinin aynı zamanda içeriği itibariyle sahte belge hazırlama suçunu işlediklerini gösteriyor. 26 Ocak’ta gerçekleşecek duruşma öncesinde bu hususta da suç duyurusunda bulunacağız.”

Fotoğraf: AA
Fotoğraf: AA

 

'Bu ülkenin bize ve 1480 cana bir adalet borcu var' 

6 Şubat depreminin ilk saniyelerinde 18 bloğu yıkılan Ebrar Sitesi'nde 1480 kişi yaşamını yitirmişti. Her bloğun davası ayrı görülüyor.

K Blok davasında Ebrar Sitesi'nin kurucusu Tevfik Tepebaşı’nın da aralarında olduğu 16 sanık "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçlamasıyla yargılanıyor.

Sanıklardan sadece biri tutuklu. Dördü tutuksuz, ikisi firari yargılanıyor. Dokuzu ise kamu görevlisi.

Sanıklar her duruşmada suçu birbirlerine atarak masum olduklarını iddia ediyor.

Sorumluların cezalandırılması için 3 yıldır mücadele eden depremzede yakınları, sanıkların “bilinçli taksir” ile değil, “olası kast”tan yargılanmasını istiyor.
Depremde ailesini kaybeden Fatma Irmak, duruşma öncesinde soL’a yaptığı açıklamada şu çağrıda bulundu:

“1480 can bir rakam değildir. Kimse bizim canlarımızı yok sayamaz. Bu ülkenin bize ve 1480 cana bir adalet borcu var. Eğer böylesine büyük bir katliamdan sonra dahi sorumlular hak ettikleri şekilde yargılanmıyorsa, insan canının bu ülkede hiçbir değeri kalmamış demektir. Biz ne kadar daha ölürsek adalet gelecek? Bu nedenle bu ülkenin mahkemeleri, 1480 canın bu toplum için bir anlamı olduğunu göstermek zorundadır. Bizler, sevdiklerimizi sayılara indirgeyen bu düzene karşı adalet mücadelemizin arkasında durmaya devam edeceğiz. Bu dosyada sorumlular bilinçli taksirle değil, olması gerektiği gibi olası kastla yargılanmalıdır.”

1
Fotoğraf: AA

'Sadece imza attık' denilerek sorumluluktan kaçılmak isteniyor

Depremzede yakınları, sanık Ahmet Doğan'ın kaçma ihtimaline karşı tutuklu yargılanmasını istemişti. Bu talep reddedildi ve Ahmet Doğan kaçtı. Sanık firar ettikten sonra tutuklu yargılanmasına karar verildi.

Depremde yıkımın göz göre göre geldiğini vurgulayan Fatma Irmak, “Bu katliamı yapanlar neden hâlâ firari” diye sordu.

“Bugün Ebrar Sitesi ‘simge’ oldu deniliyor. Evet, simge oldu; çünkü 1480 insan öldürüldü. Peki bu katliamı yapanlar neden hâlâ firari? Neden bu kadar açık kusur, bu kadar net bilirkişi raporları varken hâlâ bilinçli taksir deniliyor? Müteahhitten kamu görevlilerine kadar herkesin sorumluluğu belgelerle ortadayken, zemin etütleri yapılmamışken, projeler mevzuata aykırı hazırlanmışken, denetimler kâğıt üzerinde bırakılmışken bu ölümler nasıl hâlâ ‘ihmal’ olarak anlatılabiliyor? ‘Sadece imza attık’ denilerek sorumluluktan kaçılmak isteniyor. Oysa o imzalar, 1480 insanın ölümünü göze alarak atılmış imzalardı. Bu yüzden yaşananlar bir kaza değil; öngörülebilir, engellenebilir ve bilerek göze alınmış ölümlerdir.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.