Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Dilovası katliamında belediye başkanlarının yargılanması için ne bekleniyor? 'İlçenin yüzde 95'i kaçak!'

3'ü çocuk 7 işçinin yaşamını yitirdiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin AKP'li belediye başkanlarının sorumluluğu müfettiş raporundaki ifadelere de yansıdı. Belediyenin eski yapı kontrol müdürü ilçenin yüzde 95'inin kaçak olduğunu, camilerin ruhsatsız, ilçe emniyet müdürlüğü binasının dahi kaçak yapı statüsünde olduğunu söyledi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 01.07.2026 , 09:54 Güncelleme Tarihi: 01.07.2026 , 10:05

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 8 Kasım 2025’te Ravive Kozmetik adlı parfüm fabrikasında meydana gelen yangında 3’ü kız çocuğu olmak üzere 7 işçi yaşamını yitirdi.

Fabrika binasının ruhsatsız olduğu ve 2021'de yıkım kararı alınmasına rağmen yıkılmadığı, fabrikada çocukların ve kadınların sigortasız çalıştırıldıklarına ve mahallenin ortasındaki bu işyerinin tehlike arz ettiğine dair defalarca yapılan şikayetlerin sonuçsuz kaldığı ortaya çıkmıştı.

Ailelerin verdiği mücadelenin ardından geçen hafta katliamdaki sorumlulukları nedeniyle 7 belediye görevlisi gözaltına alınıp tutuklandı.

Bunlardan biri de Dilovası Belediyesi’nin eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu.

'İlçenin yüzde 95’i kaçak' iddiası

Katliama ilişkin İçişleri Bakanlığı Mülkiye müfettişlerinin hazırladığı raporun ayrıntıları da ortaya çıkıyor. Sorgucu rapora yansıyan ifadesinde ilçenin yüzde 95’inin kaçak olduğunu söyledi.

T24’ten Tolga Şardan’ın aktardığına göre mülkiye müfettişleri ön inceleme çalışması sırasında Cihan Sorgucu’nun ifadesini aldı.

Sorgucu, sıradan bir belediye personeli değil. Dilovası Belediyesi’nin ilk Yapı Kontrol Müdürü. Ailelerin verdiği mücadele sonucu denetim görevlerini yerine getirmediği ve gerekli idari işlemleri uygulamadığı için geçen hafta gözaltına alınıp tutuklanan 7 kamu görevlisi arasında yer alıyor.

Önceki Belediye Başkanı Hamza Şayir döneminde başından geçenleri ifadesinde anlatınca, müfettişler de Sorgucu’nun aktardığı şekliyle anlatımlarını kayıtlara geçirdi.

Patlamada yaşamını yitiren işçilerden kız çocukları Nisanur Taşdemir (15), Cansu Esetoğlu (15) ve Tuğba Taşdemir (17) için düzenlenen cenaze töreni. Kuzen olan üç kız çocuğu şimdi Dilovası’na tepeden bakan bir mezarlıkta yan yana yatıyor.

'34 camiden 29’u, ilçe emniyet müdürlüğü dahil pek çok kamu kurumu ruhsatsız'

Dilovası ilçesinde mevcut yapı stoğunun yüzde 95’inin kaçak yapı olduğunu belirten Sorgucu ilçedeki 34 camiden 29’unun ruhsatsız olduğunu, ilçe emniyet müdürlüğü binası gibi pek çok kamu binasının da kaçak yapı statüsünde olduğunu dile getirdi:

Sorgucu’nun anlatımları müfettiş raporunda şöyle yer aldı:

(…) Dilovası ilçesi yoğun göç ile oluşmuş, Türkiye’nin birçok bölgesi gibi yoğun kaçak yapılaşmanın olduğu bir ilçedir. Merkezinde bulunan mevcut yapı stoğunun yaklaşık yüzde 95’i kaçak yapı statüsünde olup imar mevzuatına aykırı yapılardır.

Ayrıca altı tane mahalle doğrudan devlet ormanı üzerine kurulmuştur. Bu mahallelerdeki binlerce yapı ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Devlet, orman üzerine kurulmuş altı mahalleye tüzel kişilik unvanı vermiş. Bu mahallelerin muhtarlıklar bulunmakta, camileri bulunmakta, okulları bulunmakta. Her türlü kamu hizmetinden, ulaşım, elektrik, su, doğalgaz altyapısından yararlanmaktadır.

Örneğin, Dilovası ilçesi genelinde 34 cami bulunmaktadır. Bu camilerin 29’u ‘ruhsatsız’ ve ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Aynı şekilde, ilçe emniyet müdürlüğü gibi pek çok kamu yapısı da ‘kaçak yapı’ statüsündedir. Bunların, gerek altyapı gerekse üstyapı hizmetleri kaçak yapı statüsünde olmasına rağmen halen devam etmektedir.

Dolayısıyla kaçak yapı sorunu, Dilovası’nda gerek Çevre, Şehircilik ve İklim Bakanlığı (ÇŞİB) gerek valilik ve gerekse kaymakamlık düzeyinde bilinen ve ilçenin yaklaşık yüzde 95’ni kapsayan ciddi bir sorun teşkil etmekte. Bu açıdan ele alındığında, bu durum ilçe belediyesinin kısıtlı imkanları ve kendi yerel dinamikleriyle kısa vadede çözülebilecek bir sorunu olmaktan çıkmış. Ancak merkezi hükümetin desteği ve planlaması ile bir bütün çalışmayla çözülebilecek bir büyük soruna dönüşmüştür. (…)"

'30 yıl önceki yıkım kararları bekliyor’

Eski Yapı Kontrol Müdürü Sorgucu, müfettişlere aktardığı kapsamlı ifadesinde, yıkım kararı alınmış kaçak yapılara yönelik Dilovası Belediyesi’nde yaşananları ise şöyle anlattı:

(…) Belediyenin kuruluşundan itibaren günümüze kadar kaçak yapı işlemi yapılmış ve yıkım kararı alınmış yüzlerce kaçak yapı dosyası bulunmaktadır. Halihazırda belde belediyesi süreci de dahil olmak üzere 30 yıl önce yıkım kararı alınmış ancak günümüze kadar bütçe imkansızlıklar ve teknik imkanları yetersizliğinden dolayı yıkımı gerçekleştirilememiş dosyalar bulunmaktadır.

Bu veriler ışığında bahsi geçen Mimar Sinan Mahallesi’nde yangının gerçekleştiği bina gibi binlerce bina şu an Dilovası’nda ayakta durmakta ve her an yeni bir yangınla can ve mal kaybına sebebiyet verecek şekilde beklemektedir.

Bu durum; sadece Dilovası özelinde değil, Türkiye’de birçok şehirde yüzbinlerce kaçak bina yıkılmayı beklemektedir. Ve sadece Dilovası’nda bulunan yerel ölçekte bir sorun değil, ülkesel bir problem olarak karşımızda durmaktadır.

Bu amaçla 8 Temmuz 2025 tarihinde yapılan ve katılımın olmadığı genel yıkım ihalesi ile kısa vadede sorunu çözmek de mümkün olmadı. Bu nedenle Dilovası şehir merkezinde bulunan ve tamamına yakın kaçak yapı statüsünde olan yapıların tamamı için kalıcı bir çözüm üretmek amacıyla belediyemiz, Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, ÇŞİB, bölge milletvekillerimiz ve TOKİ ile birlikte yapılan çalışma ve değerlendirmeler neticesinde, ÇŞİ Bakanı Murat Kurum’un bizzat Dilovası’nda yaptığı konuşma ile kamuoyuna duyurduğu proje kapsamında Dilovası Tavşancıl Mahallesi’nde 187 hektar büyüklüğünde bir alan rezerve alanı ilan edildi. Kentsel Dönüşüm Başkanlığı adına Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından kamulaştırmalar tamamlandı, imar planları yapıldı ve kentsel dönüşümde kullanılmak üzere bu alana 15 bin konut yapılması planlandı. (…)”

'Belediye başkanı mobbing yaptı, görevimi yapmamı engelledi'

Sorgucu’nun, müfettişlere anlattığı bilgiler arasından özellikle Yapı Kontrol Müdürü olduğu dönemde bizzat Belediye Başkanı Hamza Şayir’den gördüğü sistemli baskı ve yıldırma eylemlerini anlattı.

Dilovası'nın önceki dönem belediye başkanı Hamza Şayir

2019’daki yerel seçimlerde Hamza Şayir’in Dilovası Belediye Başkanı seçilmesiyle sonrasında kendisine yönelik mobbing yaptığını belirten Sorgucu, şöyle konuştu ifadesinde:

(…) 2019 yılında yapılan yerel seçimler sonucunda Hamza Şayir belediye başkanı olarak göreve geldi. Göreve başladığı ilk aylardan itibaren tarafıma sürekli baskı yaptı. Mobbinge maruz kalarak görevimi kanunlara uygun olarak yapmamı engelledi. Hamza Şayir, yasalara aykırı talimatlarını yerine getirmediğim için hiçbir ikaz ve uyarı yapmadan beni Fen İşleri Müdürlüğü görevinden alıp Temizlik İşleri Müdürlüğü görevine atadı.

Sonrasında mahkemeyi kazanmama rağmen, beni görevime iade etmeyerek mahkeme kararlarını uygulamadı. Bulunduğum birimde, görev ve yetki alanında kalan işleri yapmaya çalışırken kanunlara aykırı olan farklı bir talimatını yerine getirmediğim için beni henüz yeni atandığım bu görevden de aldı, Kentsel Tasarım Müdürü olarak görevlendirdi.
Kahramanmaraş depremi sonrasında ‘kanunlara uygun iş yapan kişi’ arayışına cevap olarak beni uygun görmüş ve 17 Mart 2023 tarihinden itibaren Yapı Kontrol Müdürü olarak göreve atadı.

Başkanın arkadaşına tutanak, müdürlükten aldırdı!

Ancak burada da görevimi yasalara ve kanunlara uygun olarak yapmaya çalışırken, kendi yakın arkadaşına ait olan kaçak yapıya tutanak tutmama engel olmak için Yapı Kontrol Müdürlüğü’nden alarak görevimi yapmama mani oldu.  
Sonrasında, beni asaleten görevde yükselme sınavı ile kazandığım müdürlük kadrosundan alıp, 17 Ekim 2023 tarihinde uzman kadrosuna atadı. Bu karara yapmış olduğum 26 Ekim 2023 tarihli itiraz sonucunda görevime iade edilmeme rağmen yine mahkeme kararlarına uymayarak görevime iade etmedi.

Toplam beş yıllık süreç içerisinde beş tane farklı birimde görevlendirilmiş ve sürekli baskıya maruz bırakıldığında görevimi yapacak imkân ve fırsatlar hiçbir zaman oluşmadı.

2019-2024 tarihleri arasında belediye başkanı olan Hamza Şayir, birçok toplantısında belediye başkanının yetkilerinin geniş olduğundan ve kendi tabiriyle ‘bir para basmaya bir de adam asmaya gücüm yetmez’ diyerek kanunlara uygun olarak yapmak istediğimiz işlemlere imkân ve fırsat vermedi.

Bırakın herhangi bir yapıyı yıkmayı, bir tutanak tutarken bile 15 dakika içinde ikaz edilmeden, sorgulanmadan, suçumun ne olduğu belirtilmeden görevden alındığım bir ortamda, bir kaçak yapıyı yıkmak imkansız hale gelmişti. Toplam görevde kalma sürem olan yedi aylık kısa süre içerisinde yeni kurulan ve imkân olanakları kısıtlı olan bir bütçeyle Dilovası tarihinin tamamını kapsayacak kaçak yapıların yıkımını gerçekleştirme imkanım olmadı. Bunu istememe rağmen buna ne müsaade edilmiş ne de bu yönde bir zaman sunuldu.

Yapı Kontrol Müdürlüğü, tarihte ilk defa kurulan yeni bir müdürlük olmasından dolayı bir müdür, iki yazıcı, bir saha görevlisi ve bir zabıta gibi çok az personel ile oluşturuldu. Neredeyse 30 yıllık geçmişte yer alan yıkım dosyalarının devredilmesinin ve incelenmesinin zaman alması, yıkım ihalesi düzenleyecek bir bütçenin ayrılmaması, ekipman ve iş gücü eksikliği nedeniyle programı yapılması imkânsız oldu.

Hatta bu konuyla ilgili gerekli yazışmaları yapmış ve bu imkânsızlığı belirten durumu başkanlık makamına sunmak üzere Özel Kalem Müdürlüğü’ne yazıyla belirttim. (…)”

Müfettişlerin tespitine göre 7 işçinin yaşamını yitirdiği yangının gerçekleştiği işyeri mevzuata göre hem kaçak hem de ruhsatsız. Bina hakkında 25 Ağustos 2021’de alınan yıkılma kararı olmasına rağmen bu karar uygulanmadı.

Dilovası Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu

Dolayısıyla sadece önceki Belediye Başkanı Hamza Şayir’in değil mevcut Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu’nun da sorumluluğu olduğunu aktaran Tolga Şardan, İçişleri Bakanlığı’nın Sorgucu’nun bu ifadeleri ışığında AKP’li Eski Belediye Başkanı Hasan Şayir ve mevcut Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu hakkında müfettiş görevlendirmesi yapıp yapmayacağını sordu.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.