Sayfa yolu
Devrimci disiplinin ağabeylerinden Hayri Kurtgözü’nü uğurladık
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Yayın Tarihi: 29.08.2026 , 22:21
Sayıştay’daki devrimci kuşağı uğurluyoruz teker teker. Ağustosun başında Benal Tanıl’ı uğurladık, sonunda da Hayri Kurtgözü’nü. Kadir Sev, Perihan Pulat, Necdet Özbek, Fikret Gülen, Musa Özdemir… Farklı alanlarda farklı özellikleri olsa da ortak özleri sosyalist devrim olan, komünizm olan daha birçok kamu görevlisi, bilim insanı, eğitimci, sağlıkçı, mühendis, sanatçı, aydın, gazeteci, yazar, şair, öğrenci, köylü, işçi geldi geçti bu topraklardan. Sayıştay gibi mali hukuk alanının yanında avukat, savcı, yargıçlarımız da vardı Halit Çelenk, Doğan Öz, Ali Faik Cihan gibi… Ne din dediler ne etnik köken ne meslek dediler ne makam… Çoğu yasaklıydı siyasetten, siyasi partilere üye olmaktan. Çoğu komünist olduğu halde faaliyet yürüttükleri siyasi parti uzun süre legal olamadı. Ama hep “devrim” dediler. Sosyalist, komünist savaşım yönünden kapsamlı çalışmaları, uzun araştırma ve analizleri gerektirir bir durumdur.
1976 yılında girdiğim Sayıştay bu durumun yaşandığı kurumlardan biri oldu. “Örgütlenmemin” de kurumu olan Sayıştay’da meslek mensubu ağabeylerimden biri olan Hayri Kurtgözü’yle tanıştığımda, hemen tüm erkek mensupların takım elbiseli ve kravatlı, hemen tüm kadın mensupların şık olduğu bir ortamda Hayri Ağabeyin takım elbiseli ve kravatlı hali bir başka gelmişti bana. Yakından tanıdıkça anladım bu başkalığın nedenini. Sayıştay denetçiliğinden öte, yazar ve çevirmendi, başta Nazım Hikmet olmak üzere ezberinde çok şiir vardı, edebiyatçıydı. Dahası yaş olarak biraz geç başladığı Sayıştay’dan önce birinci Türkiye İşçi Partisi döneminde Gaziantep Merkez İlçe Başkanlığı yapmış, 1969’da, kendi sözleriyle epeyce gecikmiş olarak, otuzlu yaşlarında Sayıştay’da göreve başladıktan sonra da siyasi parti üyeliği yasağına karşın TİP içinde aktif siyasetini sürdürmüştü. Tanıdıkça onun kravatının devrimci kravat, disiplininin devrimci disiplin olduğu inancım yükseldi.
1978’in Ekim’inin ilk haftasında, 10 Ekim Bahçelievler katliamından önce Türkiye İşçi Partisi Merkez Temsilciler Kurulu yapıldı Ankara’da. Eski adıyla Çağdaş Sahne’de Behice Boran konuşmasını yaparken birden askerler doldu salona ve dışarıda giremeyip Tunus Caddesi'nde, Kuğulu Park’ta kalanlar hariç, salondaki, girişteki tüm katılımcıları belediye otobüslerine doldurup Emniyetin spor salonuna götürdüler. Akşama kadar bekletildik. Sonra kimlikler toplanıp kayda geçirilme süreci başladı. Hayri Ağabey orada da kravatlıydı. Bildiğimiz eski nüfus cüzdanlarına ya da diğer kimliklere bakılıp kayıt altına alınıyoruz. Sıra Hayri Ağabey’de, takım elbiseli, kravatlı halini görünce sormuş olabilir polisler mesleğini ya da Hayri Ağabey Sayıştay kimliğini vermiş olabilir. Sayıştay kimliklerimizde yargıç statüsünde olduğumuz yazılı, polisin ayağa kalkıp selam durduğunu anımsıyorum (Bu anlatımda eksiğim varsa Sinan Sönmez hocamız tamamlayacaktır. Hayri Ağabey’e benden daha yakındı kuyrukta).
Böyle esprili yaklaştığımız bir gözaltı süreci ne yazık ki iki gün sonra Bahçelievler Katliamı'yla ve yedi genç yoldaşımızın katliyle devam etti. Unutmadık, unutturmayacağız.
Hayri Kurtgözü kamusal ve siyasal kimliklerinin yanında yazar ve çevirmen olarak Sayıştay denetiminin öğretisi ve uygulamasına, Mali Hukuk Dergisi'ne, Devlet Denetim Elemanları Derneği'nin çalışmalarına ve Denetim Dergisi'ne, Bilim ve Sanat Dergisi'ne büyük katkılarıyla bilinir. 1980’lerin ortasında İbrahim Kurtulmaz ve Medet Kurtulmaz tarafından kurulan Başak Yayınlarınca yayımlanan “Devrimlerin Devrimi” (Jean Elleinstein), “Demokrasi ve Kişisel İktidar” (Jacques Duclos), “Kapitalizmin Ekonomi Politiği Üzerine Denemeler” (Evgueni Varga), “Ne Yapmalı?” (Lenin) kitaplarının çevirmenliğini yaptı. Daha sonra Evrensel Yayınevince yayımlanan çevirileri arasında Yurttaş Brych, Büyük Geri Sıçrama, Kapitalizmin Kara Kitabı, Lenin İsviçre’de, Antik Yunan Uygarlığı (3 Cilt) sayılabilir.
Çevirilerinde kendi adını kullandığı gibi Kerem Kurtgözü ve Gün Başarır adlarını da kullandı.
1990’da yayımlanan “Ne Yapmalı?”nın benim için özel önemi ve anısı var. Çeviriyi bitirdikten sonra düzeltme okumasını benden istedi Hayri Ağabey.
Alaattin Bilgi’yle buluşmalarımızdaki dil bilgisi, sözcük ve kavram zenginlikleri ve çevirinin özü üzerine sohbetlerimizi unutamam. Aslında bu buluşmalara, benim çok şey öğrendiğim, edebiyat sohbetleri demek daha doğru olur.
Devrimci kravatlar öksüz kaldı ama devrim sahipsiz değil. Unutmayacağız, unutturmayacağız.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.