Sayfa yolu
Devrimci bir kadın sanatçı Käthe Kollwitz
Yayın Tarihi: 12.03.2023 , 09:52 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Käthe Kollwitz sanatını, topluma karşı sorumluluğunu yerine getirebildiği bir üretim yöntemi olarak görmüştü. Bu yüzden eserlerinde işçilere, köylülere, yoksullara ve onların mücadelesine yer verdi. Özellikle Birinci ve İkinci Dünya Savaşı sırasında ödün vermediği savaş karşıtı duruşunun ve sosyalist mücadele ile olan yakınlığının sanatı üzerinde etkisi büyük oldu. Eserlerindeki işçiler, kadınlar ve hatta çocuklar ölümü, sefaleti görmüş olsalar da yaşamın tüm zorluklarına rağmen direngen ve kavgacıdırlar.
Kollwitz, 1867’de Königsberg’de (bugün Kaliningrad), sosyalist bir ailede dünyaya gelir. Babası bir avukat olmasına karşın Kayzer’in yasalarını uygulayan biri olmak istemediği için dekorasyon işleriyle uğraşmaktadır. Kollwitz’in, babasının dükkanında işçi ve köylülerin yaşamını gözlemlemesi, erken yaşlarından itibaren adaletsizliğe karşı duyarlı olmasını sağlar. Dükkânda gözlemlediği insanlardan etkilenerek resmeder. Çizime olan yatkınlığı ailesi tarafından da fark edilir ve küçüklüğünden itibaren dönemin ünlü ressamlarından eğitim alabilmesi için olanak sağlanır. Sanat eğitimine 1884 yılında Berlin’de başlar, Köln’de devam eder. Kollwitz, kadınların üniversite eğitimi almasının önündeki engeller nedeniyle sanatını özel dersler ve kendi çabası ile geliştirir.
1891’de sosyalist bir doktor olan Karl Kollwitz ile evlenir. Karl’ın yoksullara her zaman kapısı açık olan muayenesine gelenler, Kollwitz’in resimlerinin de baş modelleri olmaya başlar. 1889 yılında Silezyalı dokumacıların mücadelesini konu edindiği “Dokumacılar” serisi ile Büyük Berlin sergisinde ödüle layık görülür. Ancak Kayzer II. Wilhelm, Kollwitz’e ‘kaldırım sanatçısı’ diyerek, hak kazandığı madalyayı vermeyi reddeder. Kollwitz, hemen ardından Émile Zola’nın ‘Germinal’ romanından yola çıkarak yaptığı yeni bir seriye başlar. “Köylülerin İsyanı” adındaki bu seri de tıpkı “Dokumacılar”da olduğu gibi baskı yöntemini kullanır.
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Kollwitz’in iki oğlu da savaşa gider. Savaşın ikinci ayında küçük oğlu Peter’ın ölüm haberi gelir. Kollwitz’in resimlerindeki sınıfsal öfkesi kendi acısıyla birleşir ve bu tarihten itibaren eserlerinde ölüm teması sıkça tekrar eder. Almanya’da savaş karşıtı mücadelelerde simge olacak afişler yapar, hatta bunların bir kısmını doğrudan Alman Sosyal Demokrat Partisi için hazırlar. “Ekmek”, “Almanya’nın Çocukları Açlık Çekiyor”, “Savaş Bir Daha Asla”, “Oynayacak Yeri Olmayan Çocuklar” bu dönemde yaptığı dikkat çekici afişlerdir.
1919 yılında faşistler tarafından öldürülen Karl Liebknecht’in ardından anıtsal bir baskı resim yapar. Kollwitz, faşist yayın organlarında “Bir Alman annesi böyle olmamalı” denilerek topa tutulur. Kollwitz için faşizm düşmanlığı kadar Sovyetler Birliği dostluğu da tereddütsüzdür. Bolşeviklerin iktidarının henüz başlarında, 1921-22 yılları arasında Sovyetler Birliği’nde milyonları etkileyen kıtlık baş gösterir. Lenin uluslararası işçi birliklerine ‘acil yardım’ çağrısı yapacak, Kollwitz de resimleri ile kampanyanın büyümesini destekleyecektir.
1933 yılında Hitler’in iktidara gelmesiyle Karl Kollwitz’ın doktorluk yapması yasaklanır. Käthe Kollwitz ise 1919’da kabul edildiği ve kendisine profesörlük unvanı verilen Prusya Güzel Sanatlar Akademisi’nden kovulur. Oturdukları evleri faşistler tarafından bombalanır, bu sırada Kollwitz’in birçok eseri de yok olur. Sonunda Berlin’i terk etmek zorunda kalırlar.
Kollwitz, 1945 yılında, İkinci Dünya Savaşı sona ermeden on altı gün önce hayata gözlerini yumar. Küçüklüğünden itibaren kulağına küpe ettiği büyükbabasının “yetenekli olmak insana sorumluluk yükler” sözünü yerine getiren ve o sorumluluk duygusunu çağının ilerici bir aydını olabilmek için büyüten, siyasallaştıran bir sanatçıdır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.




