Sayfa yolu
Depremzedelerden Ankara'da sergi: 'Hiç bir sokağın adı yok'
Yayın Tarihi: 19.08.2023 , 10:40 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:10
Depremin ilk gününen bu yana Hatay'da gerek dayanışma gerek sanatın ve sanatçıların deprem bölgesindeki faaliyetlerini yoğunlaştırması doğrultusunda adımlar atan Antakya Sanat Kolektifi, hafızayı diri tutmak ve benzer acıların yaşanmaması adına Ankara'da bir sergi açtı.
17 Ağustos 1999 tarihli Marmara depreminin yıl dönümünde açılan sergide depremin Hatay'daki izleri yer alıyor. Fotoğraflar, şiirler ve haberlerden oluşan sergi Mimarlar Odası'nın sergi salonunda yer alıyor.
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan açılışta yaptığı konuşmada "Kahramanmaraş merkezli iki depremin üzerinden 6 ay geçmesine rağmen yaralarımız sarılabilmiş değil, sergideki fotoğraflarla acımız tazelenmiş olsa da bir taraftan da deprem gerçeğini unutturmamamız gerekiyor. 6 Şubat’ta yaşanan on binlerce insanımızı kaybettiğimiz deprem ve 17 Ağustos’ta yaşanan depremler gösteriyor ki bu dersi henüz almamışız. 17 Ağustos 1999 Kocaeli/Gölcük merkezli deprem felaketinin 24.yıl dönümünü de hatırlamak gerekiyor” ifadelerine yer verdi
'Depremin hafıza mekanları yok'
Serginin açılışına katkı koyanlar arasında yer alan Antakya Sanat Kolektifi'nden Edip Yeşil, Türkiye'de depremle alakalı hafıza mekanlarının olmamasına dikkat çekiyor. Yeşil "Marmara depremindeki bir kaç örnek dışında hafıza mekanı yok. Bu sergi biraz da kolektif bir hafızayı oluştursun diye hazırlandı. Sergi çok sayıda fotoğraf sanatçısının katkısıyla oldu ama bir diğer özelliği bu sergiyi hazırlayan bizleriz, depremzedeler tarafından hazırlandı bu sergi. Serginin böyle bir özelliği var." dedi.
'99 depreminden ders alınsaydı 6 Şubat'ı yaşamazdık'
17 Ağustos tarihinde açılan serginin tarihine dikkat çeken Edip Yeşil yaptığı konuşmada "Eğer 99 Depreminden ders alınmış olsaydı bugün 6 Şubat'ı yaşamazdık. Bugün önlem aldıklarını iddia edenler ne yazık ki bu depremle birlikte aslında böyle önlemler alınmadığını, aksine daha çok acı ve ölüm karşılaştığımızı gösteriyor. Bu sergi umarım amaçlarımıza hizmet eder. Bir hafıza oluşturmak için katkı sunar" ifadelerine yer verdi.
'Sorunlar devam ediyor'
Antakya Sanat Kolektifi'nden Tunay Devrim ise yaptığı konuşmada depremin üzerinden 7 ay geçmesine rağmen hala bir çok sorunun devam ettiğini ve Türkiye'de hızlı akan gündemin arasında yer yer depremin unutulduğuna dikkat çekiyor. Devrim "Bu sergi biraz da bu acıların devam ettiğini göstermek için hazırlandı. Bu sergiye o gün orada fotoğraf çekerek, katkı koyarak yanımızda yer alarak katkı sunan herkese çok teşekkür ediyorum. Bu aslında bir hafızanın kurulması ve saklanması anlamına da geliyor" dedi.
soL Haber'in deprem bölgesinde yaptığı haber ve fotoğrafların da yer aldığı sergi 28 Ağustos tarihine kadar Mimarlar Odası'nın sergi salonunda Ankaralıları bekliyor olacak.
"Öyle bir yere geldik ki artık hiçbir sokağın adı yok" adını taşıyan çalışma Ankara'nın ardından 7 Eylül'de İzmir Karaburun'da 6 Ocak'ta da İstanbul'da sergilenecek.
Yanıtlanmayı bekleyen sorular
Sergi aynı zamanda bazı sorulara da cevap arıyor. "Öyle bir yere geldik ki hiç bir sokağın adı yok" adını taşıyan serginin tanıtım metninde şu cümleler yer alıyor:
"Sergimize katkı sunan şairin biri “Bağıra bağıra / Acı çeke çeke / Donarak, çürüyerek öldük / Enkazın altında! Kalanlarımız yaralarıyla baş başa şimdi” diye yazdı?
Bir fotoğrafçı “Devlet nerede” haykırışını çok duyar olduk deprem döneminde. Devlet, işte tam da orda, yanı başında yıkılan binanın duvarında, çığlıklarımızda, ölülerimizin bedeninde, binayı çürük yapan müteahhidin cebinde, görevini tam yapmayan mimarın mühendisin eğitiminde... Duygusuz hissiz katran karası yüreğiyle...” diye not düştü çektiği bir fotoğrafın altına.
Sorular ve yanıtlar çoğaltılabilir:
Örneğin: Neden enkaz altından sağ çıkabilecek binlerce insan, nafile yardım bekleyerek, imdat çığlıkları atarak kan kaybından ya da soğuktan enkaz altında can verdi. “Kontrolsüz konutlaşmanın, daha doğrusu ranta, çıkara dayalı kontrolsüz şehirleşmenin sorumlusu kim? ‘İmar Barışları’nın, yapı denetimsizliğinin, aile kurumu hâline dönüşmüş, şirketleştirilmiş Kızılay’ın, AFAD’ın mimarı kimler?” Yüzleşme, hesap sorma ile birlikte gerçekleşmezse yaralar hep açık kalmaz mı?"
Antakya Sanat Kolektifi soruların cevaplarını hep birlikte bulmak için sanatseverleri sergiye davet ediyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.



