Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Depremzede tekstil işçisi: 'Patronların gidecek evleri, paraları var…'

Depremin yol açtığı yıkımın ve etkilerinin sınıfsal yönleri giderek ortaya çıkıyor. Tekstil işçisi Yasin’in anlattıkları enkazlar içinde emek-sermaye çelişkisinin üzerindeki perdeyi aralıyor.

Recep Demir

Yayın Tarihi: 22.02.2023 , 11:57 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Yasin, Malatya'da yaşayan depremzede bir tekstil işçisi. Malatya'nın en yoksul mahallerinin birinde yaşıyor ve yaşadığı yerin depremden etkilenip etkilenmediğini sorduğumuzda "Bizim mahalle Malatya'nın en fakir yerlerinden. Evler eski, çürük, kötü durumda. Deprem ilk bizi vurdu" cevabını veriyor. Milyonlarca depremzede içerisinde evi ağır hasar gören, oturulamaz durumda olan işçilerden birisi aynı zamanda. Hal böyle olunca ailesini de yanına alıp bilmediği bir şehre gitmekte bulmuş çareyi.

'Düşen sandalyenin sesinden panik oluyoruz…'

Şu an bir KYK yurdunda kalan Yasin depremden psikolojik olarak da çok fazla etkilendiklerini belirtiyor. KYK yurdu yemekhanesindeki bir sabah kahvaltısında birisinin sandalyesi düşüyor, çıkan ses herkesteki travmaları tetikliyor ve insanlar panikle ayaklanıyor, kimisi kaçmaya çalışıyor. Bu dramatik anekdotu anlatıp ekliyor, "Bizim yaşadığımız yerde çoğu ev yıkıldı, ağır hasar gördü, belki yıkılacak, ne olacağını bilemiyoruz. Bunların derdine düşmekten, durup da psikolojimiz bozuk mu değil mi diye düşünmedik bile. Şimdi sakinleşince anlıyoruz psikolojimizin bozulduğunu. Her an deprem oluyor gibi hissediyoruz. Çocuklarım sürekli kâbus görüyor. Onları sakinleştiriyoruz devamlı."

Patron kârının peşinde, işbaşı yapmaya çağırdılar

Tüm bunlar yetmiyormuş gibi, daha depremin ilk haftası yeni dolmuşken Yasin'i işyerinden arıyorlar ve iş başı yapılacağını bildiriyorlar. Burası Malatya Yeşilyurt OSB içinde ve yıllık kârı belki bir insanı ömür boyunca rahat ettirecek miktarlarda. 500'den fazla çalışanı olan işletmede neredeyse tüm işçiler depremden doğrudan etkilenmiş durumda. Tüm Türkiye'yi etkileyen bu deprem patronu hiç etkilememiş olacak ki hiçbir şey yokmuş gibi depremin birinci haftası biter bitmez işçileri işe çağırıyor. Yasin'i de işe çağırıyorlar ancak Yasin ailesini bu durumda bırakıp gelmeyeceğini, orada barınma, yeme-içme, duş gibi ihtiyaçlarını gidermesinin çok zor olduğunu, zaten bu yüzden şehir dışına yerleştirildiklerini söylüyor. Yasin, kendilerine baskı uyguladıklarını, işten çıkarmakla tehdit ettiklerini, hatta bu tehditlere ve baskılara dayanamayan bazı arkadaşlarının işbaşı yapmak zorunda kaldığını belirtiyor. 

'Onların gidecek evleri, paraları var…'

Yasin örgütlenmenin, bir araya gelmenin önemi vurgulayarak "Çoğu arkadaşımdan doğru düzgün haber alamıyorum. Vardiyaların farklı olduğu arkadaşların nerede olduklarını da bilmiyorum. Eminim çoğu işçi arkadaşıma aynı baskı uygulanıyordur. Ama orayı zengin edenin biz olduğumuzu patronlar da biliyor ki bizi ısrarla işe çağırıyorlar. Bunu bilip utanmadan sıkılmadan tehdit ediyorlar, gelmezsek tazminatsız işten çıkaracağız diye. İşçi arkadaşlar haklarını bilmeyince, yalnız hissedince boyun eğmek zorunda kalıyor ama biz birlik olursak, aynı ağızla konuşup ona göre davranırsak hiçbir şey yapamazlar. Ne olacak sanki bu ay kâr etmeseler. Şu zamana kadar ettikleri kârı bir bilseniz... Onların yine gidecek evleri var, paraları var, her şeyleri var. Ya bizim? Bizim zaten çok kötüydü, o kötü olan da gitti. Onlar bizden anlayış bekleyip iş başı yapmamızı istiyorlar ya, asıl biz anlayış bekliyoruz. Hatta hakkımız var onlarda, hakkımızı istiyoruz" diyor.

İşbaşı yapanlar çok yoğun çalıştırılıyorlar

Yasin, şu an çalışma koşullarının sağlıklı olamayacağını belirterek, işyerinde çalışan işçilerin az bir kısmının işbaşı yaptığını ancak bu kişilerin sabah akşam işyerinde, çok kötü şartlarda kaldığını söylüyor. Şehir dışında olup gelemeyen işçilerin yerine de çalıştırıldıklarından günün neredeyse tamamını çalışarak geçirdiklerini iletmişler. Yasin de bu baskıya, tehdide karşı çaresiz hissettiği bir anda Patronların Ensesindeyiz (PE) Dayanışma Ağı’na ulaşıyor. Süreci, dayanışma ağının desteğiyle sürdüren Yasin, şu an bulunduğu şehirde, kendisi gibi PE Dayanışma Ağı gönüllüsü işçilerle bir araya gelerek acısını hafifletmeye, güç bulmaya çalışıyor.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.