Sayfa yolu
Depremin 'kara defteri': Utanılası köşe yazıları
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.02.2023 , 19:00 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Kahramanmaraş Pazarcık’ta meydana gelen 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki iki depremin yarattığı büyük yıkımın üçüncü gününde yapılan son açıklamalara göre, 9 bin 57 kişi hayatını kaybettiği, 52 bin 979 kişinin yaralandığı, 6 bin 444 binanın da yıkıldığı bildirildi.
Deprem bölgesinde halen arama-kurtarma çalışmaları devam ederken, 'köşe yazarı' denen kalemlerse deprem felaketinden kendilerine pay çıkartıyor.
Henüz hâlâ arama-kurtarma aşamasındayız. Tüm gücümüzü buna yöneltiyoruz. Ama hesap sorulacakları da bir kenara not ediyoruz. İşte depremin ardından "utanılası" köşe yazılarından bazıları:
Yaşar Değirmenci - Akit: Depremin asıl sebebi laiklik!
Her olayın, sebepler dünyasında bir açıklaması vardır elbet. Çarpık yapılaşma, denetimsizlik, sorumsuzluk, müteahhit hataları vs. vs. Bunlar hep dar açıdan bakınca ilk etapta göze çarpan ikincil sebepler. Bu sebepleri fazla ciddiye alarak, hep Japon’ları örnek verenlere Japonya’da yaşanan depremleri hatırlatırım. O depremlerde; Japonlar en şiddetli depreme dahi dayanıklı iddiasıyla övündükleri binaların ve yolların karton kuleler gibi nasıl dürüldükçe dürüldüklerini, hallaç pamuğu gibi atıldıklarını hatırlatırım. Kendi güç ve tedbirine güvenip 9, 10 şiddetinde depreme dahi dayanıklı bina yapanların yaptıkları binaların acıklı durumunu görünce (hatalarından kaynaklandığından olduğunu, yaratıcı gücün müdahil olmasını unutmalarından intihar etmeleri gibi derslik ve ibretlik olayları) hiç unutamam. Tabii, olayların arkasında yatan metafizik gerekçeleri görmek istemeyen akl-ı evvellerin ona da bir gerekçe bulmakta gecikmemeleri hüzünle düşündürdü beni. Bunlara yalanın dolanın, iftiranın merkezi sosyal medyayı da eklemek lâzım. İnsanımızın bu hale düşmesi/düşürülmesi. Kendi kutsalları/mukaddesleri yerine konan ‘izm’ler. Sekülerizm, Kemalizm, laiklik, demokrasi, uygarlık, Batıcılık, vs. Toplum sekülerleştikçe, manevî duyarlıkları aşınıyor, kanaatkârlık, fedakârlık, paylaşma, komşuluk, yardımseverlik gibi güzel hasletlerimiz kayboluyor.
Engin Ardıç - Sabah: Çok afedersiniz zenciler!
Yirmi dört yıl önceki depremde de, cesetlerin parmaklarındaki yüzükleri çalanları gördük. Taa Karadeniz'den kalkıp Marmara'ya gelmişlerdi...
Şimdi de yağmalanan market!
Bunu Amerika'da zenciler yaparlardı, elektrik kesilince.
Bülent Cankurt - Sabah: Burjuvazi çok yaşa!
Cankurt’un yazısının tamamı, sermaye ve sosyete camiasından isimlerin depremle ilgili neler yaptıklarıyla dolu, tarif etmesi imkansız yazıya şurada göz atılabilir, birkaç örneği altta paylaşıyoruz:
LEYLA ALATON: "Bu nasıl bir trajedi. Sözün bittiği yer"
ASLI ŞEN: Kullanmadığı kıyafet, ayakkabı ve aksesuarlarını e-ticaret sitesinde satıp, gelirini sokak hayvanlarına bağışlayan Aslı Şen, bundan sonraki geliri AFAD'a bağışlayacağını açıkladı.
CAROLİNE KOÇ: "Bu zor günleri hep birlikte dayanışma ile atlatacağız. Ülkemize geçmiş olsun."
DERİN MERMERCİ: "Çok üzgünüm çok. Allah göçük altındakilere dayanma gücü versin. Dualarımız sizinle" diyen Derin Mermerci, AFAD'a ciddi bir bağış yaparken, sosyal medya hesabından pek çok yararlı bilgi paylaştı.
'Cin Ali' Karahasanoğlu - Akit: İşte zeka!
Artık bugünden sonra..
1999 depreminden sonra çıkarılan kanunlardaki gibi..
Derhal kanuni düzenleme yapılarak..
“Fay hattı olarak kabul edilen yerlerin üstünde, sağlı sollu, 30’ar metre mi dersiniz, 50’şer metre mi dersiniz, 100’er metre mi dersiniz, bilim adamları söylesinler, kesinlikle inşaat yapılmayacağı, yapılmışların yıkılacağı”; şu partinin oyları ile bu ittifakın oyları ile değil, tüm milletvekillerinin oybirliği ile kabul edilsin..
Akif Bedir mahlaslı şahıs - Akit: Ölenler gülümsüyormuş!
Yaradan’ın tabiat lisanıyla verdiği uyarıyla şehadet şerbetini içip, hayatını kaybeden canların ölümü Azrail’e “hoş geldin” diyebilecek kadar hünerli olabilme gerçeği değil mi?
Bir son değil, yeni bir hayat için dirilişin boşluğuna uçan bu yiğitlerin yüzlerinde yok oluşun sonsuz avuçlarında terk ederken dünyayı, hakikatle buluşmanın, sevgiliye ulaşmanın tebessümü vardır.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
