Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Depremden bir yıl sonra Hatay hâlâ sağlık limit değerinin dört katı toz soluyor'

TTB tarafından Hatay Antakya'da yapılan toz ölçümlerinde Hatay halkının hâlâ limitlerin çok üzerinde toz soluduğu ortaya çıktı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.02.2024 , 17:12 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Temiz Hava Hakkı Platformu (THHP), Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve Hatay Tabip Odası işbirliği ile 17 Ekim-15 Kasım 2023 tarihleri arasında Hatay Antakya’da hava kalitesi izleme çalışması yürütüldü. 30 gün boyunca yapılan toz ölçümlerinde Hatay halkının hâlâ limitlerin çok üzerinde toz soluduğu ortaya çıktı.

THHP ve TTB tarafından yapılan ortak açıklamada, Hatay'da belirlenen PM2.5'in, insan sağlığı için tanımlanan değerin dört katına denk geldiği belirtildi.

Açıklamada, konuya dair şu ifadeler kullanıldı:

"Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından akciğer kanserine sebep olan birinci grup etmen olarak sınıflandırılan PM2.5’in 30 günlük ölçüm sonuçlarının ortalaması metreküpte 20 mikrogram (20 µg/m3) olarak belirlendi. Bu değer, DSÖ’nün insan sağlığı için tanımladığı metreküpte 5 mikrogramlık (5 µg/m3) yıllık kılavuz değerin tam dört katına denk gelmektedir" ifadelerine yer verildi.

Günlük değerlere bakıldığında ise, toz kirliliğinin 30 günün 20’sinde DSÖ’nün 24 saatlik kılavuz değeri olan 15 µg/m’ün üzerinde olduğu saptandı. DSÖ, bu 24 saatlik kılavuz değerin bir yılda 3-4 defadan fazla aşılmaması gerektiğini belirtiyor."

Yaşamı tehdit eden bir halk sağlığı sorunu

Açıklamada, çalışma sonuçlarının, deprem sonrasında yıkılan binalardan ve ayrıştırma işlemlerinden kaynaklanan tozun yaşamı tehdit eden bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmekte olduğu vurgulandı.

Depremin üzerinden bir yıl geçmesine rağmen bölgedeki toz kirliliğinin çözümü ile ilgili olumlu bir gelişme yaşanmadığı aktarılarak, "Hatay’da hâlâ yıkılan binalardan kaynaklı molozların mevzuata, bilimsel yol ve yöntemlere göre ve usulüne uygun şekilde kaldırılmadığı gözlenmektedir. Özellikle molozlardan demirin ayrıştırılması için yürütülen çalışmalar çok yüksek toz salımına yol açmaktadır. Bu ayrıştırma yaşam alanları ile iç içe devam etmektedir. Uygun olmayan alanlarda, uygun olmayan şekilde istiflenen molozlar şehrin üstünde sürekli bir toz bulutu oluşturarak toz kirliliğinin kalıcı olmasına neden olmaktadır" denildi.

Tozun en çok bebek, çocuk, gebe, yaşlı, kronik hastalığı olan yurttaşları etkilediği belirtilerek, bölgede solunum yolu şikayetlerinin arttığının altı çizildi. Açıklamada, "Her yaştan bireylerde akut solunum yolu enfeksiyonlarındaki belirgin artış dışında, astım, bronşit gibi kronik hava yolu hastalığı olanların acillere başvurularının ve hastanede yatış sürelerinin uzadığı gözlemlenmektedir" ifadelerine yer verildi.

'Pek çok kanser türü için risk faktörü olduğu bilimsel bir gerçek'

Açıklamanın devamı şöyle:

"Toz (partikül madde) kirliliği kaygı yaratacak boyuttadır; çünkü sorun sadece bugünün sorunu değildir. Uzun vadede toz solunması pnömokonyoz, mezotelyoma ve akciğer kanseri gibi çok ciddi hastalıklara yol açar. Bugün solunan bu tozun etkisi 10 yıllara yayılacak ve bölge halkının gelecekteki sağlığını da derinden etkileyecektir. Toz sorununu çözmedikçe bireysel olarak bu kirlilikle mücadele etmek güç. Buradan bir kez daha anımsatmak isteriz ki, deprem bölgesinde halihazırda çok zor şartlarda yaşayan insanların sağlığına sahip çıkmak ve halkın hayatını tehdit edecek hastalıklardan korumak kamu yetkililerinin temel görevi olmalıdır.

TTB-THHP ortak çalışmasında toz ölçümleri ekim-kasım aylarında, bölgede henüz kış şartlarının oluşmadığı ve sobaların yakılmadığı bir dönemde gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla havadaki toz yoğunluğunun ana kaynağı hâlâ yıkımı devam eden binalar ve ayrıştırılan molozlardır denebilir. Bu toz kirliliğinin önüne geçmek için yapılabilecekler oldukça basit ve 2021 yılında yürürlüğe giren 'Binaların Yıkılması Hakkında Yönetmelik' ile düzenlenmiş olmasına rağmen yönetmeliğin uygulanmasına dair kamu yönetimi tarafından gerekli siyasi irade gösterilmemektedir. Bina yıkımı esnasında ve enkazlar kamyonlara yüklenirken sulama yapılmalıdır. Taşıyıcı kamyonların üstü mutlaka branda ile örtülmelidir. Demir ayrıştırma çalışmaları halkın yoğun olarak yaşadığı yerleşim alanlarına yakın yapılmamalıdır. Kalıcı enkaz depolama alanları kentlerin yerleşim alanlarından uzakta ve bölgedeki hâkim rüzgâr yönü de dikkate alınarak belirlenmelidir.

İnce partikül madde PM2,5’ye dair ise önemli bir yasal boşluk bulunmaktadır. Türkiye’de yürürlükte olan “Hava Kalitesi Değerlendirme ve Yönetimi Yönetmeliği”nde PM2.5 için bir limit değer tanımlanmış durumda değildir. Saha çalışmasında ölçümü yapılan ince partikül madde PM2.5’in başta akciğer kanseri olmak üzere pek çok kanser türü için risk faktörü olduğu bilimsel bir gerçektir. PM2.5 için hiç vakit kaybetmeden ulusal limit değerler belirlenmeli ve uygulamaya konmalıdır. Ayrıca “Sanayiden Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği”ne inşaat ve enkaz kaldırma sektörleri için de partikül madde sınır değerleri getirilmeli ve bu sınır değerler istisnasız olarak uygulanmalıdır."

PM2.5 ince partikül madde nedir?

PM2.5 aerodinamik çapı 2,5 mikron ve daha küçük parçacıklı maddelere verilen isimdir. PM2.5 insan faaliyetlerinden kaynaklanan kirliliği ayırt edebilmek için temel göstergedir. İnşaat, fosil yakıtlardan elektrik üretimi, sanayi, ısınma, ulaşım, madencilik, endüstriyel tarım sektörleri PM2.5 kirliliğinin ana kaynaklarıdır.

Partikül madde, tek bir toksik madde değildir. Katı ve sıvı formdaki parçacıklardan, çeşitli kimyasal ve fiziksel özellikleri olan bileşenlerden oluşan kompleks bir karışımdır.

Partikül madde içeriğinde, karbon, ağır metaller, inorganik iyonlar, polisiklik aromatik hidrokarbonlar ve yerküre kökenli elementler bulunabilir.

Bina yıkımlarından ortaya çıkan partikül maddeler,  alçı, kalsit, silika, cam lifleri, selüloz ve asbest gibi lifli ve lifsiz bileşenlerden oluşur.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.