Sayfa yolu
DEM'den Kurtulmuş'a çağrı: 'Mazlum Abdi ve İlham Ahmed Türkiye'ye gelmeliler'
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.08.2026 , 14:37 Güncelleme Tarihi: 28.08.2026 , 14:40
Suriye'de Esad yönetiminin devrilmesinin ardından HTŞ ve SDG güçleri arasında 1 yıl boyunca kağıt üzerinde kalan entegrasyon görüşmeleri, 18 Ocak'ta yerini topyekun bir çatışmaya bırakmıştı.
25 Ağustos’ta Mazlum Abdi, HTŞ lideri Ahmed Şara ile varılan anlaşma doğrultusunda SDG’nin artık bağımsız bir askeri yapı olmadığını duyurdu.
Bu gelişmeyi değerlendiren DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Türkiye eğer barışını sağlayabilirse tüm bu gelişmeler Ortadoğu'da da bir modele dönüşebilir” dedi. DEM Partili Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi.
Kurtulmuş'a Abdi ve Ahmed çağrısı
Şara'nın danışmanı olarak atanan SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile eski Kuzey ve Doğu Suriye Dış İlişkiler Dairesi Eş Başkanı İlham Ahmed'in Türkiye'ye davet edilmesi için TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a çağrı yaparak, "DEM Parti olarak böyle bir çağrı yapıyoruz. Tabii ki gelmeliler, buraya davet edilmeliler. Yakın zamanda belki Suriye parlamentosun üyesi olarak göreceğimiz İlham Ahmed, niye Meclis Başkanı tarafından Türkiye'ye davet edilmesin ve neden gelmesin? Niye dostluk ilişkileri geliştirilmesin?" ifadelerini kullandı.
Açıklaması şöyle:
“Bir yandan tüm bunlar yaşanırken Suriye'deki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz. Birbiriyle bağlantılı olarak da bazı gelişmeleri değerlendirmek gerekiyor. Türkiye eğer kendi barışını sağlayabilirse, bunu kalıcı hale getirebilirse tüm bu gelişmeler Orta Doğu'da da bir modele dönüşebilir. Suriye Kürtlerinin Suriye'nin geri kalanıyla bütünleşmesi için çok önemli bir eşik atlandı. SDG Komutanı Mazlum Abdi bizzat duyurdu. DEM Parti olarak Suriye'nin bu büyük adımları atma cesareti göstermesini sağlayan herkesi tebrik ediyoruz ve bunların diyalog yoluyla çözülebilmesi için ortaya konan çabayı, gayreti çok önemli buluyoruz.
Neredeyse tüm hayatını cephelerde, çatışma alanlarında geçirmiş olan Mazlum Abdi'nin Rojava meselesini hukuk ve siyaset zemininde çözme iradesi göstermesi hafife alınamayacak bir kararlılık örneği. Bunun da özellikle altını çizmek istiyorum. Yine bu sürecin önemli aktörlerinden biri olan İlham Ahmed'in; özellikle Kürt kadınının, genel olarak da Orta Doğu kadınının keskin zekâsı, mücadele azmi ve diplomasi becerisiyle, kadınların yok sayıldığı ve yok sayılması için o vahşetin yaşatılmaya çalışıldığı bir coğrafyadan çıkıp bütün dünyanın saygı duyduğu bir siyasetçi ve diplomat haline gelmesi ve bunun için çaba sarf etmesi çok büyük bir başarı.
‘Mazlum Abdi Türkiye'ye gelecek mi? İlham Ahmed Türkiye'ye gelecek mi?’ diye soruluyor. Gelmeli, davet edilmeliler. Biz DEM Parti olarak böyle bir çağrı yapıyoruz, daha önce de yapmıştık. Tabii ki gelmeliler, buraya davet edilmeliler. Yakın zamanda belki Suriye parlamentosu üyesi olarak göreceğimiz İlham Ahmed niye Meclis Başkanı tarafından Türkiye'ye davet edilmesin ve neden gelmesin? Niye dostluk ilişkileri geliştirilmesin?”
Öcalan'la ilgili tutanaklar
Örgütün fesih kararının PKK lideri Abdullah Öcalan'la ilgili olduğu iddiasıyla paylaşılan tutanaklara ilişkin de konuşan Doğan, Öcalan'ın bu metinler için "Bana kurulmuş bir komplo" ifadesiyle neyi kastettiğini henüz öğrenemediklerini belirterek, düşüncelerinin öğrenilmesi için gazetecilerin Öcalan'la İmralı Cezaevi'nde görüşmesi gerektiğine ilişkin çağrılarını yineledi ve şöyle devam etti:
“Sayın Öcalan'la ilgili sızan metinlerin gerçek olmadığını hem İmralı açıklamıştı, akabinde Kandil'den ve sonra Öcalan'dan da açıklama geldi. Dolayısıyla bunlar gerçek olmayan metinler. Ama Öcalan'ın mesajındaki ‘bana yönelik komplo’ ifadesini sordunuz. Niye böyle değerlendiriyor? Buna aslında doğrudan Sayın Öcalan yanıt vermeli. İşte bu yüzden gazeteciler görüşebilmeli. Bu yüzden toplumun farklı kesimleri Öcalan'la doğrudan temas kurabilmeli. Heyetimiz henüz gitmedi. Neden bunu böyle değerlendirdiğini doğrudan kendisine sorma imkânımız da olmadı. Sizler de soruyu yöneltemiyorsunuz. Biz ancak yorum yapabiliyor oluyoruz bu durumda. O yorumu da Öcalan'ın barış ve çözüm arayışlarıyla bağlantılı bir biçimde yapmak gerekiyor.
Doğrudan niye kendisine yönelik bir komplo olarak değerlendirdiğini heyetimiz görüştüğünde belki açıklar. Ama ben buradan, DEM Parti olarak sizlerin aracılığıyla bir kez daha çağrımı yinelemek istiyorum: Gazeteciler artık özgürce sorularını Sayın Öcalan'a yöneltebilmeli, sorabilmeli. Sürece ilişkin merak edilenleri doğrudan kendisi yanıtlayabilmeli. Böylelikle hem bu tür provokatif girişimler ve riskler azaltılabilir hem de kamuoyunun merakı giderilebilir.
Sayın Bahçeli ya da Sayın Cumhurbaşkanı'yla yeniden bir görüşme planlaması henüz yok. Önümüzdeki dönemlerde, günlerde benzer planlamalar olabilir. Sonuç itibarıyla biz bu sürecin ivme kazanmasını istiyoruz ve önümüzdeki günlerde hızlı bir biçimde ülkeye dönüşlerin sağlanabilmesi için gereken bütün o etkin mekanizmaların işlevlerini tamamlayabilmelerini bekliyoruz. Riskler, provokasyonlar ve hep söylendiği üzere sürecin enfekte edilmesi riskine karşı süreci çok da sarkıtmamak gerekiyor.”
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.