Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

DEM’de 'savunma bütçesi' çatlağı: Süreç ayarı bozdu, kimi ‘artsın ne güzel’ kimi ‘artmasın’ dedi

Savunma Bakanlığı'nın bütçe görüşmelerinde bazı DEM Partili vekiller bütçenin artmasından memnuniyetlerini dile getirirken bazıları yorum yapmadı, bazıları artışı eleştirdi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 27.11.2025 , 17:38 Güncelleme Tarihi: 28.11.2025 , 15:18

Meclis’te bütçe görüşmeleri devam ediyor.

Dün Plan ve Bütçe Komisyonu’nda sıra Savunma Bakanlığı’nın bütçesindeydi. Bakan Yaşar Güler sunum yaptı, milletvekilleri söz aldı.

Dünkü oturum, Güler’in teğmenlerin ihracını bir yıldan fazla zaman sonra yepyeni bir gerekçeyle açıklaması, Anıtkabir’de AKP’lilere Erdoğan lehine slogan attırılması gibi çeşitli boyutlarıyla haberleştirildi.

Ancak oturumun ilginç noktalarından biri, DEM Partili vekillerin savunma bütçesi konusunda aldıkları tutumdu.

Türkiye’nin askeri harcamalarının payının artmasını esas olarak NATO'nun istemesi ve Meclis’teki partilerin de NATO’cu olması nedeniyle, bütçeye genelde “doğru yere harcanıyor mu” dışında pek itiraz gelmezdi.

DEM çizgisiyse, savunma bütçesi PKK’yle savaşa da gittiği için geleneksel olarak bütçeyi eleştiren bir pozisyon alıyordu. Süreçle birlikte bu tavrın nasıl değişeceği merak konusuydu.

Bu yıl, NATO’nun üyelerine bütçedeki savunma payını yüzde 5’e yükseltme dayatması nedeniyle konu daha yakıcı bir hal aldı. Ancak görüldü ki, DEM içinde de ortak bir tavır henüz geliştirilememiş.

Cengiz Çandar ‘artsın’cı: ‘Ateş çemberindeyiz, gayet anlaşılır’

DEM Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, komisyon toplantısındaki konuşmasında, tipik bir ABD ve NATO yanlısı olarak bölgedeki askeri duruma işaret edip savunma bütçesinin artırılmasından yana tavır aldı:

Nüfusu 90 milyona yaklaşan, 780 bin kilometrekarelik, dünyanın çok özel bir noktasında, jeopolitik değeri tartışılmaz bir ülkede ve aynı zamanda, ateş çemberi içinde -kuzeyimize baktığımızda Ukrayna-Rusya savaşı, güneyimizde Gazze'de hâlâ bitmemiş bir savaş, belirsizlikle dolu olan bir Ortadoğu coğrafyası- doğudan batıya, kuzeyden güneye böyle bir alanda ülkemizin savunma harcamalarının yüksek olması ve giderek artış göstermesi gayet anlaşılabilir bir şeydir.
Bu arada, NATO verilerine göre Türkiye'de savunma harcamaları 2023'te tahminî 16,6 milyar dolarken bir yılda yaklaşık yüzde 37 oranında artmış ve 2024'te 22,7 milyar dolara çıkmış, bu da gayrisafi millî hasılanın yaklaşık yüzde 2,1'ine denk geliyor. Az önce Sayın Bakan da ifade etti, bu sene gayrisafi millî hasılanın yüzde 2,13'ü savunma harcamalarına hasredilecek. Bütün bunların anlaşılabilir olduğunu teslim [ediyorum].

Saruhan Oluç bütçeye değil fırsata işaret etti: ‘Yoksa çöküş riski var’

DEM’in ÖDP kökenli Antalya milletvekili Saruhan Oluç, konuşmasında doğrudan bütçeye değinmedi fakat “çözüm süreci” kapsamında bölgesel potansiyele işaret etti.

Oluç, geçen yıl söylediği şu sözleri hatırlattı:

Ortadoğu coğrafyası açısından baktığımızda, İran, Irak, Suriye, Türkiye açısından baktığımızda yani milyonlarca Kürt'ün yaşadığı bu coğrafyada aslında Türkiye'nin Orta Doğu'da en güvenebileceği, birlikte hareket edebileceği ve bu gelişmeler karşısında güçlü bir pozisyon geliştirilebileceği politika Türk-Kürt ittifakı üzerinden şekillenebilir; tarihsel olarak da böyledir, konjonktürel olarak da böyledir.

Bu yıl, aynı bölgesel iddiaları daha ayrıntılı formüle eden Oluç, bölgede “devletlerin dönüşümü ve devletlerin çöküşü” arasında bir diyalektik yaşandığını, bölgesel hiyerarşinin de yeniden şekillenmekte olduğunu söyledi ve şunu ekledi:

Eğer dönüşüm mekaniğini ve ihtiyacını algılamazlarsa da çökme noktasına doğru ilerleme ihtimalini içinde barındırıyor bu tehlikeler, onu da söyleyelim.

Adalet Kaya: Niye ordu üst yönetiminde kadınlar yok?

DEM Diyarbakır vekili Adalet Kaya, konuşmasına bir eleştiriyle başlayarak “Ne yazık ki üst düzey kadronuzda, yönetim kadronuzda hiç kadın yok neredeyse, 1 kişi görebiliyorum ama bu da eşitlik açısından, hani, söz konusu bile olamaz” dedi.

Kaya, konuşmasında kadınların maruz kaldığı şiddetin güvenlikçi politikalarla da bağlantılı olduğuna işaret etti ve Savunma Bakanlığı bütçesini, toplumdaki cinsiyet eşitsizliğini artıracağını söyleyerek eleştirdi:

Şimdi, 2026 yılı Millî Savunma Bakanlığı bütçesinde, güvenliği sadece daha çok silahlanmayla ölçen çok eski bir paradigmayla konuşuyoruz yine. Buna dair eleştirilerim var benim çünkü bu bütçe, yine daha çok silahlanmaya, daha ağır silahlar edinmeye odaklanmış bir bütçe ve biz bunun hem ekonomik bir yük, yine, sadece bununla da kalmıyor, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yapısal düzeyde derinleştiren, kadınların yaşamını olumsuz etkileyen politik bir tercih olduğunu da açıkça belirtmek istiyoruz. Bu bütçe, militarizmi güçlendirerek toplumsal cinsiyet eşitsizliğini yapısal olarak derinleştirir. Bu eşitsizlik, uzun vadede ekonomik istikrarımızı ve toplumsal barışımızı tehdit eden en büyük iç güvenlik açığına da dönüşebilir.

Heval Bozdağ: Türkiye, NATO’nun savunma bütçesini artırma kararına uymak zorunda mıdır?

DEM Ağrı vekili Heval Bozdağ, bütçe oturumunda NATO’nun yüzde 5 dayatmasını açıktan dile getirerek sorgulayan tek DEM’li oldu.

NATO üyelerinin 2035 yılına kadar savunma bütçelerinin toplamdaki payını yüzde 5’e çıkarma kararını Trump’ın “büyük bir zafer” olarak nitelediğini belirten Bozdağ, şu soruyu sordu:

Türkiye açısından baktığımızda, bu karar zaten kırılgan olan bir ekonomiye büyük bir yük getirecek gibi görünüyor. Toplam kamu gelirinin büyük bir bölümü savunmaya ayrılmak zorunda kalacak. Artık bir mecburiyet de doğmuş gibi de görünüyor. Sormak isterim tabii, bu bir mecburiyetlik mi? Türkiye bu karara uymak zorunda mı? Bu kararın bağlayıcılığı nedir Türkiye açısından?

Bozdağ, araştırmaların savunma yatırımlarının ekonomik büyümeye olumsuz etkisi olduğuna işaret ettiğini de dile getirdi.

Nevroz Uysal Aslan: Niye Irak’taki TSK faaliyetleri genişliyor?

DEM Parti Şırnak vekili Nevroz Uysal Aslan, partinin geleneksel eleştirilerine yakın bir konuşma yaptı. Uluslararası kuruluş CPT’nin raporuna göre “2025 yılının Temmuz-Eylül ayları döneminde Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki TSK tarafından kaydedilen saldırılarda yüzde 90 oranında düşüş olduğunu” söyleyen Aslan, “Bu önemli, sürece uygun bir veri ancak raporun altını çizdiği asıl kritik nokta ise saldırılar azalırken TSK'nin bölgesindeki askerî varlığı genişlemeye devam ediyor” dedi:

Sayın Bakan, açıkça sormak zorundayım ki çatışmaların büyük oranda düştüğü bu dönemde yeni askerî hatlar ve yollar neden arttırılıyor? Bunun askerî, siyasi, en önemlisi de hukuk açıklaması nedir? Sivil yerleşimlere doğru uzanan bu yolların gerekçesi nedir? Bu genişletmeler kalıcı bir konuşlanma mıdır? Türkiye'nin Irak'taki bu faaliyetlerinin dayandığı anlaşma, protokol ya da mutabakat var mıdır; varsa kimlerle, hangi kurumlarla yapılmıştır?
 

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.