Sayfa yolu
DEM Partili Koçyiğit: Sorununu bitiren bir lider olarak Öcalan'ın özgürlüğünü tartışmamız gerekiyor
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 19.02.2026 , 21:09
"Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nda görev yapan ve komisyonun İmralı’da Abdullah Öcalan’ı ziyaret eden heyetinde yer alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, dün oylanarak kabul edilen ortak rapor ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Önemli bir süreç yaşandığını söyleyen Koçyiğit, Meclis’te ilk kez bu kadar geniş bir siyasal mutabakatla komisyon kurulduğunu belirterek, bu komisyonun kuruluş amacına uygun bir süreci de kısmen yürüttüğünü ifade etti. "Daha fazla ne yapılabilirdi sorusu her zaman önümüzde olacak. Bunu her zaman soracağız ama kuruluş mantığına uygun bir süreç yürüttüğünü ifade edebiliriz" diyen Koçyiğit, en nihayetinde dün ortak raporun oylanarak kabul edildiğini anımsattı.
'Rapor yeni bir dönemin başlangıcını oluşturacak'
Rapor yeni bir dönemin başlangıcını oluşturacağını savunan Koçyiğit, "Ama iki tane çıktısı çok kıymetli. Bir; 6. ve 7. başlıklarda süreç bağlamında yapılması gerekenleri tarif etmiş olması ve süreci ivmelendirecek önerilerde bulunmuş olması çok kıymetli bizim açımızdan. Diğeri de bu önerilerin geniş bir siyasal mutabakatla kabul edilmiş olması" dedi.
'Müstakil yasanın hızlı bir şekilde Meclis gündemine gelmesi gerekiyor'
"Bundan sonra sürecin nasıl ilerleyeceği" sorusuna Koçyiğit, şu yanıtı verdi:
“Bu rapor tabii ki tavsiye niteliğinde bir rapor ama o siyasal irade nedeniyle de aynı zamanda her parti açısından da bağlayıcı bir rapor. Bundan sonraki süreçte de yasa yapım aşamasında da bu siyasal iradenin yasa yapım sürecinde de tezahür etmesi gerekiyor. Çok hızlı bir şekilde süreç yasaları dediğimiz yasaların, yani içerisinde müstakil yasadan tutalım da infaz hukukundaki düzenlemeye kadar, TMK'den tutalım da TCK'deki düzenlemeye kadar, hasta mahpusların cezaevinden çıkarılmasından tutalım da tutuksuz yargılamaya kadar süreci ivmelendirecek, sürece katkı sunacak birçok başlığın hızlı bir şekilde yasal bir düzenleme yapılarak Meclis gündemine getirilmesi gerekiyor.
Tabii burada aslında Meclis komisyonu bir yöntem, bir anlayış da açığa çıkardı: Müzakerenin, diyaloğun, yan yana gelmenin, beraber tartışmanın beraber konuşmanın ne kadar kıymetli olduğunu gösterdi. Biz yasa yapım aşamasında da aynı siyasi aklın, müzakereci, mutabakatı esas alan aklın korunması gerektiğini düşünüyoruz. Tabii en önemlisi özellikle müstakil yasanın, yani silah bırakma sürecini ilerletecek, derinleştirecek, silah bırakma sürecinin devamını sağlayabilecek müstakil yasanın hızlı bir şekilde meclis gündemine, yani ihtisas komisyonu olan Adalet Komisyonu ve ardından da meclis gündemine gelip yasalaşması gerektiğini ifade edelim."
Ortak raporun, grubu bulunan siyasi partiler tarafından ortak hazırlandığına işaret edilerek, bundan sonra öngörülen yasal düzenlemelerin hazırlanması sürecinde de aynı ortak çalışmanın yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Koçyiğit, "Bu süreç 86 milyon yurttaşı ilgilendiriyorsa, burada bulunan bütün siyasi partileri ilgilendiriyorsa o zaman süreci bir ya da iki partinin domine etmesinden, tek taraflı belirlemesinden çıkarıp gerçekten Meclis'e mal eden, bütün siyaset kurumuna mal eden bir yaklaşımın da esas alınması gerekiyor" diye konuştu.
'Uzayan her günün süreci enfekte etme riski var'
Yasal adımlarla ilgili sürecin ne zaman başlayacağını öngördüğünün sorulması üzerine Koçyiğit, şunları kaydetti:
"Uzayan her günün, ertelenen her zaman diliminin yeni handikaplara yol açtığını, süreci enfekte etme riski olduğunu, özellikle Orta Doğu'nun değişen konjonktürünü, yeni gelişebilecek çatışma alanlarını gözettiğimizde bu süreci hiçbir şekilde zamana yaymamak gerekiyor. Bizim açımızdan yarın hemen bu konuda çalışma başlatılması gerekiyor. Geç bile kalındı.
11 Temmuz silah yakma töreninin yıl dönümü geliyor, çok az bir zaman kaldı ama halihazırda silah yıkanların ülkeye döneceği bir yasayı yapmış değil Meclis. O anlamıyla burada özellikle meseleyi, topu taca atan yani süreci güvenlik mekanizmalarına havale eden bir noktadan siyaset kurumunun sıyrılması gerekiyor. Siyaset sorumluluk almalı, Meclis sorumluluk almalı ve sürecin ihtiyacına uygun yasaları da derhal yapmalıdır.
'Öcalan'ın özgür olması gerektiğini ifade ediyoruz'
“Rapor çerçevesinde umut hakkı, Abdullah Öcalan, Selahattin Demirtaş'ın durumu konularında bundan sonra nasıl bir süreç olacak” sorusu üzerine Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları söyledi:
“Sayın Demirtaş ile ilgili AİHM, AYM kararlarının bağlayıcılığı aslında açık. Bunlar yerine getirilmediği için rapor tekrardan bu konuya vurgu yapma ihtiyacı duyuldu, özellikle de muhalefetin talebiyle. Burada aslında var olan hukuku işletmeme ile ilgili bir problemimiz var. Ama bunun önünde bir yasal engel var mı? Hiçbir yasal engel yok. Tamamen siyasi nedenlerle bir engel çıkıyor. O anlamıyla siyaset kurumu yani bugün iktidarın kendisi AİHM, AYM kararlarını uygulama kararı verirse zaten birçok sorun hızlı bir şekilde çözülmüş olacak. Böyle olduğunda bugün Demirtaş'tan tutalım Sayın Yüksekdağ’a kadar Can Atalay’dan Osman Kavala’ya kadar herkesin özgürlüğüne kavuşabileceği, zaten halihazırda hukuksal kararlar var ve bunlar uygulanabilir.
Sayın Öcalan ve umut hakkı meselesine gelecek olursak; Umut Hakkı hep Sayın Öcalan üzerinden tartışılıyor, konuşuluyor. Biraz tabii AİHM'in bu konudaki 2014'teki kararı nedeniyle... Fakat burada meselenin sadece Öcalan'la sınırlı olmadığını görmemiz gerekiyor. Yani ağırlaştırılmış müebbet hapislerin ömür boyu, ölünceye kadar cezaevinde kalacak kuralı bütün ağırlaştırılmış müebbet hapisleri kapsıyor. Bu anlamıyla umut hakkını bu bağlamda tartışmak gerekiyor, birincisi bu.
Sayın Öcalan için tartışacağımız mesele ve soru bugün Türkiye gündeminde şöyle olmalı: Hangi ülkede çatışmalar çözülmüş, kendi sorununu çözmüş ama o sorunun muhatabı olan lideri de cezaevinde tutmuş. Yani barış olacak, Kürt sorunu demokratik yollardan çözülecek, PKK silah bırakacak, buraya gelecek ama Öcalan cezaevinde kalmaya devam edecek. Yani böyle bir düzlemin kendisinin doğru olmadığını bizim artık toplumumuzun da siyasetin de görmesi gerekiyor ve bizim bunu anlatmamız gerekiyor.
Bu anlamıyla zaten Sayın Öcalan bağlamında tartıştığımız mesele tabii ki bugün için gerçekten sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarının sağlanması, özellikle çalışma koşullarının temaslarının, bu süreci yürütmesi için her türlü koşulun sağlanması gerektiğini söylüyoruz. Ama günün sonunda tabii ki özgürlüğünü tartışıyoruz biz, Sayın Öcalan'ın özgür olması gerektiğini ifade ediyoruz. O anlamıyla bunu bir 'umut hakkı' tartışması üzerinden değil, Türkiye’nin en temel, en büyük sorununu, 100 yıllık bir sorununu, 45 yıllık çatışmalı geçmiş bir sorununu bitiren bir lider olarak özgürlüğünü tartışmamız gerekiyor ve bunu da her birimizin bu kapsamda ele alması gerekiyor, özellikle de siyaset kurumunun. Kendini toplumun, bugüne kadar topluma söylenmiş, bugüne kadar toplumda oluşturulmuş hassasiyetler üzerinden biçimlendiren bir yerden değil, aksine işin gereğine odaklanan ve sonucu gören bir yerden, o sonucun hakkını da teslim eden bir akla, bir yaklaşıma bir dile ihtiyaç var.”
'İmralı'ya ziyaretler heyet sınırlılığının dışına çıkmalı'
İmralı'ya ziyaretlerin devam edip etmeyeceği, yakında bir ziyaret olup olmayacağı sorusu üzerine Gülistan Kılıç Koçyiğit, şunları kaydetti:
"Heyetimiz yeni gitti geldi zaten, bir görüşme gerçekleştirdi. İhtiyaç oldukça zaten heyetimizin rutin ziyaretleri devam ediyor. Ama biz bunun heyet sınırlılığının dışına çıkması gerektiğini hep söyledik. Gazetecilerin gidebileceği, aydınların, yazarların gidebileceği, sadece DEM Parti'den siyasetçilerin değil, diğer başka partilerden siyasetçilerin gidebileceği, Sayın Öcalan'ın görmek istediği kişilerin gidebileceği, belki bölgedeki diğer aktörlerle görüşebileceği bir zeminin inşa edilmesi gerekiyor. O anlamıyla burada artık bu sınırlılıktan, sadece DEM Parti İmralı Heyeti'nin gidip geldiği bir zemin olmaktan çıkarıp sürecin ihtiyaçlarını gören bir yerden, gerçekten görüşme trafiğinin de güçlendirilmesi ve bunun önünde engellerin de kaldırılması gerekiyor."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.