Sayfa yolu
DEM Parti'den infaz paketine ilk tepki: 'Dağ fare bile doğuramadı'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 29.05.2025 , 21:44 Güncelleme Tarihi: 29.05.2025 , 21:48
AKP 9 kanunda değişiklik öngören ve 30 maddeden oluşan “Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”ni Meclis’e sundu.
Dün AKP ve DEM Parti heyetleri arasında gerçekleştirilen görüşmede teklif üzerinde anlaşmaya varılamadığına dair iddialar kamuoyuna yansırken, DEM Parti'den kanun teklifine ilişkin ilk açıklama geldi.
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, AKP'nin Meclise sunduğu infaz düzenlemesine dair "Dağ fare bile doğuramadı. Bu paketi en iyi bu şekilde tanımlayabiliriz" dedi.
'Tek kelimeyle olmadı diyoruz'
DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, katıldığı Halk TV yayınında AKP'nin TBMM Başkanlığı'na sunduğu infaz paketinde yer alan düzenlemeleri değerlendirdi.
Temelli, infaz düzenlemesini, "Meşhur bir söz vardır ya, 'Dağ fare doğurdu'. Bu sefer dağ fare bile doğuramadı. Bu paketi en iyi bu şekilde tanımlayabiliriz. Paket toplumun beklentilerine ya da diğer konulardaki gelişmelere uygun bir şekilde karşımıza gelmedi maalesef. Anlatılan şeylerin hiçbiri şu anki acil olarak beklentileri karşılayacak nitelikte değil, olmadı. Bu kadar üzerine konuşulan bir paket sonuçta böyle geliyorsa karşınıza, buna tek kelimeyle olmadı diyoruz" ifadeleriyle değerlendirdi.
AKP'nin düzenlemeyle ilgili çekinceleri olduğunu hem Adalet Bakanı Yılmaz Tunç'un hem AKP Grup Başkanı Abdullah Güler'in söylediğini belirten Temelli, "Bürokratlar da bunu söylüyor, milletvekilleri de bunu söylüyor, herkes bunu söylüyor. Hep 'gelecek dönem' üzerinden bir anlayış var. Siyaset böyle olmaz, siyaset önce bugünün sorunlarını hallederek işe başlar. Şimdi önümüzde devasa sorunlar var. Bu sorunları aşmak için adım atılmasını bekliyoruz. Hiç olmazsa infaz düzenlemesinde belli adımların atılması hem süreç açısından hem toplumun beklentileri açısından önemliydi. Şimdi diyorlar ki, 'Sonbaharda bir başka paket gelecek, havuz oluşturduk, bu havuzda sorunları topluyoruz.' Evet, bunları biliyoruz. Hatta biz bu konuda onlardan çok daha kapsamlı çalışmalar yaptık" dedi.
'Toplum gerçekten hayal kırıklığı yaşıyor'
"Kendileri bize dediler ki, 'Covid’ten başlayalım. Covid döneminde örgütlü suçlar kapsam dahilinde değildi ve bunları kapsamda ele alalım ve o dönemde açılmış davaların sonlanmasına dair de bir düzenleme yapalım. 'Peki, buradan başlayın' dedik, buradan başlamadılar" diye konuşan Temelli, teklife ilişkin şu değerlendirmede bulundu:
Bu teklifin bile ağırlıklı kısmı ceza artırıcı unsurlardan oluşuyor. Yani bir adalet anlayışıyla değil, yine bir cezalandırma anlayışı var. Mantık şu: cezayı artırırız, bunları önleriz. Bu böyle olmuyor. Olmayacağını zaten bunları geçmişte de deneyimledik. Kaldı ki şu an sokağa çıksanız, sorsanız, toplumun ne kadarının önceliği bu maddeler olabilir ki? Noter meselesi… Şimdi toplumun önceliği midir? Noterlere disiplin cezası getirmek... Dolayısıyla toplum gerçekten hayal kırıklığı yaşıyor. Şu anda cezaevinde olan 417 bin kişi var. Bu yasayı bekleyen milyonlarca insan var. Hem cezaevine yakın olan hem de şu anda cezaevi dışında olan ama cezası olan çeşitli nedenlerle insanlar var. Bütün bu beklentiler şimdi boşa düştü. Burada anlaşılan şu ki, bunların risk olarak gördüğü, iktidarın risk olarak gördüğü şeyler öyle riskler ki, anlıyoruz, adım atmalarına engel oluyor.
Sorduğumuzda bize söyledikleri şu oluyor: 'Toplumda bir cezasızlık anlayışı var. Toplumda kadın cinayetleri, kadınlara tecavüz, çocuk tacizi, çocuklara karşı şiddet, onların katledilmesi ya da dönüp baktığınızda bugün toplumda uyuşturucu meselesi çok yaygın ve bunlarla mücadele ederken şimdi böyle bir infaz düzenlemesi ile insanların hapishaneden çıkması toplumda infial yaratır.' Şimdi bu konularda eğer gerçekten böyle bir duygu hali varsa, Ceza Kanunu ve çeşitli düzenlemelerle aslında bu tür istisna hallerini koruyarak yine de bir infaz düzenlemesi yapılabilirdi. Bunu defalarca dile getirmemize rağmen bu konuda adım atmadılar. Bunu da bir risk olarak ortaya sürdüler. Tabii bir de her zamanki dile getirdikleri en önemli risk olarak gördükleri mesele de Fethullah Gülen cemaati ile ilgili yaklaşım. Bu cemaatin hâlâ canlı bir yapı olduğunu, riskler barındırdığını, dolayısıyla bu konuda bir düzenlemenin bugün için mümkün olmadığını dile getirdiler. Meseleyi bunlarla izah ediyorlar."
Görüşmede anlaşma sağlanamamıştı
Dün AKP ile DEM Parti heyetleri arasında 2 saat 15 dakikalık bir görüşme gerçekleşmişti. Ziyarette, infaz paketine ilişkin gündemin de ele alındığı belirtilmişti.
Görüşmede yaşlı, hasta ve hamilelere yönelik evde infaz, mükerrer suçlara infaz indirimi gibi düzenlemelerde sorun yaşanmadığı, ancak Covid-19 salgını döneminde çıkarılan ve “31 Temmuz 2023 tarihinden önce cezaevine giren hükümlülerin denetimli serbestlikten yararlanmasını” öngören düzenleme üzerinde anlaşma sağlanamadığına ilişkin bilgi kamuoyu gündemine yansımıştı.
Bahse konu düzenlemenin kapsamının geniş olması nedeniyle paketten çıkarılması gerektiğini savunan AKP heyeti, maddenin "FETÖ" hükümlülerini de kapsayabileceğini belirtmişti. DEM Parti heyeti ise bu maddeye itiraz ederek kararın yeniden değerlendirilmesini talep etmiş, söz konusu düzenlemenin PKK’nin fesih kararıyla ilgili süreçten bağımsız olduğunu, daha çok adli suçluları kapsadığını ifade etmişti. Heyet, bu nedenle düzenlemenin kanun teklifinde yer alması konusunda ısrarcı olduklarını vurgulamıştı.
| AKP'nin teklifi Meclis'te: Ağırlaştırılmış dışı hasta mahkumlara konutta infaz yolu |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.