Sayfa yolu
DEM Parti Eş Genel Başkanı: Türkiye’nin en temel sorunu Kürt sorunudur
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 23.01.2024 , 14:48 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grup toplantısında gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bakırhan, "Milyonlarca insan hep kaçış halindedir. İzliyorsunuz; sahiller neredeyse her gün 3-5 mültecinin yaşamını yitirdiği cansız bedenlerle önümüze geliyor. Sahillere vuran aslında göçmen ve mülteci cenazeleri değil, insanlıktır. Mülteciler gittikleri ülkelerde de düşmanca bir muameleye maruz kalıyorlar” diye konuştu.
Erdoğan’ın “asimilasyona karşı en büyük silah çocuklarımıza anadillerinde öğrenmek” şeklindeki sözlerine de işaret eden Bakırhan, "Peşine de Kürtler hariç diye ekliyor. Bizim de buna sessiz kalmamızı istiyor. Biz diyoruz ki; Türkler için bu anadili hak gören Erdoğan, Kürtler için de bu sözlerini tekrar eder mi? Tekrar etmeye var mı? Anadil Kürtlerin de hakkıdır, Kürtlerin hakkını yok saymak bu söylemleri boşa çıkarır" dedi.
AKP-MHP'nin taşıma seçmen operasyonuna ilişkin de konuşan Bakırhan, gereken yerlerde suç duyurusunda bulunacaklarını söyledi.
'Türkiye halkları için tek çıkar yol, tarihi Kürt barışıdır'
Mezopotamya Ajansı'nın haberine göre, "Kürt halkı da DEM Parti de, DEM Parti’nin geleneğinden geldiği partilerin tamamı da sömürgeciliğe ve emperyalizme karşıdır, karşısında durmuş ve mücadele etmeye devam edecektir" diyen Bakırhan'ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
"Türkiye’nin en temel sorunu Kürt sorunudur ve en çıkar yolu da çözümü dışarıda görmek değil, Türkiye içerisinde çözmektir. Kaybolan şeyi, kaybolan topraklarda ve yerde aramaya devam edeceğiz. Yükselen milliyetçi ve ırkçı dalgaya karşı bizi ancak ortak değerlerimiz olan barış ve demokrasi bir arada tutabilir, güçlendirebilir. Bu sebeple herkesi güçlü bir ülke uzlaşısına katkı sunmaya davet ediyoruz. Bizler toplumsal uzlaşıyı güçlendirebilirsek, bu milliyetçi ırkçı dalgayı durdurabiliriz. Yine ikinci çağrımız zerre-i miskal kadar bir devlet aklı kalmışsa onadır; Siz de yakinen izliyorsunuz, bölgemizde, komşu ülkelerde ciddi bir çatışma, gerginlik, savaş, kaos hali hakimdir. Bundan çıkmanın en iyi yolu Türkiye’de toplumsal barışı sağlamaktır. Asıl güvenlik tehdidi hakkını arayan, isteyen Kürtler değil, asıl güvenlik tehdidi bu ırkçı ve milliyetçi kesimlerden geldiğini de Türkiye halkları görmelidir. Buna karşı demokratik çözüm ve barış için adım atmak gelecek nesillere olan borcumuzdur.
Eğer halen aklıselim düşünmeye meyilli bir devlet ve onun kırıntısı kalmışsa şu iyi görünmelidir; İmralı kapıları her aralandığında demokratik çözüm umudu büyümüştür, ülke huzura kavuşmuştur. Ülkenin ekonomisi yükseliş trendine geçmiştir. Türkiye’de çözümde yıllarca ısrar eden Sayın Öcalan’a kulak verilmeli ve oturulup konuşulmalıdır. Ülkemizde barışı mayalamak isteyen Sayın Öcalan’a mı yoksa kanayan yaramız üzerinde tepinmeye çalışan, tuz döken bu ırkçı milliyetçilerin zihniyetini mi tercih edeceğiz? Bu iki seçenek arasında bizim seçeneğimizin hangisi olduğu zaten belirtmiştim.
Herkes bilsin ki bugün artık tek bir ihtimal vardır. Ya toplumsal barışı sağlayacağız, demokratik ve adil bir düzen inşa edeceğiz ya da bu ırkçı milliyetçi dalgaya teslim olacağız. Yani bir devlet aklı ortada yok. Yeni yüzyılın sadece Türkiye için değil tek kurtuluş reçetesi demokrasiye ve ortak akla dayalı uzlaşmadır. Türkiye’de de Türkiye uzlaşmasıdır. Türkiye halkları için tek çıkar yol, tarihi Kürt barışıdır. Demokratik, adil, özgürlükçü bir düzendir."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
