Danıştay'ın 'Andımız' kararının gerekçesi belli oldu: 'İdarenin takdir yetkisi'

Danıştay okullarda öğrenci andının okutulmamasıyla ilgili kararının gerekçesinde 'bu konuda idarenin takdir yetkisi var' dedi.

Haber Merkezi

Danıştay'ın okullarda öğrenci andının okutulmamasına dair kararının gerekçesi belli oldu.

Öğrenci andının içeriğinin anayasa ve kanunlara aykırı olmadığı ve halen eğitim materyali olarak kullanılmaya devam ettiği belirtilen gerekçeli kararda, dava konusu yönetmelik değişikliği ile sadece öğrenci andının her sabah topluca okutulmasına son verildiği kaydedildi.

Habertürk'ten Fevzi Çakır'ın haberine göre gerekçede, bu konuda idarenin takdir yetkisi bulunduğu belirtildi.

Dava süreci

1933’ten beri ilköğretim okullarında okunan öğrenci andı, 2013’te yönetmelik değişikliğiyle kaldırıldı. Türk Eğitim-Sen, düzenlemenin iptali için Danıştay’da dava açtı. Danıştay 8. Dairesi, okullarda öğrenci andını kaldıran yönetmeliği oy çokluğu ile iptal etti. Ekim 2018’de alınan kararda, öğrenci andının kaldırılmasına ilişkin değişikliğin haklı ve hukuksal temellere dayanmadığı vurgulandı. Siyasetin gündemine oturan bu karar Milli Eğitim Bakanlığı tarafından temyiz edildi. Temyiz istemi 2 yıl sonra Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nca sonuçlandırıldı. Kurul, bakanlığın temyiz istemini oy çokluğuyla yerinde buldu, iptal kararı bozuldu. Böylece okullarda öğrenci andının okunmamasına dair yönetmelik değişikliğine vize verilmiş oldu.

Gerekçe tamamlandı

Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 4 Mart 2021 tarihli kararının gerekçesinde ilköğretim ders kitaplarında öğrenci andına yer verilmesinin zorunlu olduğuna dair kuralın halen uygulamada olduğu belirtildi.

2013 yılında yapılan dava konusu yönetmelik değişikliği ile öğrenci andının ilkokullarda her gün dersler başlamadan önce okutulması uygulamasına son verildiğini hatırlatılan gerekçede, “Atatürkçülüğe, Türklüğe ve bazı ahlaki değerlere yer veren öğrenci andı metnin Anayasa’da ve Milli Eğitim Temel Yasası’nda yer alan temel ilkelere uygun olduğu konusunda taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. Bu itibarla uyuşmazlık öğrenci andının içeriğine yönelik olmayıp, meri mevzuata göre hala eğitim ve öğretim yöntemi materyali olarak kullanılmaya devam edilen Öğrenci andının ilkokullarda her gün dersler başlamadan önce topluca okutulup okutulmayacağına ilişkindir” denildi.

'İdarenin takdir yetkisi var'

Milli Eğitim Bakanlığı’nın savunmasına da yer verilen gerekçede şu değerlendirmelere yer verildi:

"Bakılan uyuşmazlığın öğrenci andının içeriğinden veya metnin kaldırılmasından kaynaklanmadığı, öğrenci andının ilkokullarda her gün dersler başlatılmadan topluca okutulması uygulamasının kaldırılmasına yönelik olduğu, bu hususta da idarenin takdir yetkisinin bulunduğu ve bu konuda idarenin yargı kararı ile önündeki seçeneklerden birini tercih etmeye zorlanmasının yerindelik denetimi anlamına geleceği sonucuna varılması nedeniyle daire kararında belirtilen bilimsel görüş yaklaşımı yerinde bulunmamıştır. Milli Eğitim Bakanlığı, Türk Milli eğitiminin amaç ve ilkelerinin öğrencilere kazandırılması konusunda kullanılacak eğitim ve öğretim yöntemleri ile materyallerini belirleme hususunda takdir yetkisine sahiptir. Söz konusu takdir yetkisi 2005 yılından itibaren dünyadaki genel eğilimler dikkate alınarak, eğitim ve öğretim materyali olarak kullanılmaya devam edilen öğrenci andının yalnızca derslerden önce her gün topluca okutulmasının kaldırılması yönünde kullanılmak suretiyle tesis edilen dava konusu düzenleyici işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır."

Haber