Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Çocuklar ölürken herkesin keyfi yerinde: 'Sermaye ne isterse o' diyerek MESEM'leri övdüler

Günlerdir arka arkaya çocuk işçilerin ölüm haberleriyle sarsılırken çoktan istifa etmesi gereken Bakan Tekin utanmadan MESEM'leri övdü, Hande Fırat ise haberine "Meslek liseleri devrim yaşıyor" başlığını atmaktan çekinmedi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 15.11.2025 , 11:43

Türkiye'de çocukların işçi olmasına, tehlikeli işlerde çalıştırılmasına alıştırılmak isteniyoruz.

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin çocukların sömürüldüğü, göz göre göre ölüme gönderildiği MESEM'leri övmeye devam ederken, bir yandan da zorunlu eğitimi kısaltmanın, liseleri ve hatta ortaokulları patronların hizmetine sunmanın fırsatını kolluyor.

Günlerdir arka arkaya çocuk işçilerin ölüm haberleriyle sarsılıyoruz. 

Daha Dilovası'nda yaşamını yitiren çocukların acısı sürerken ayçiçeği tarlasında çalıştırılan Nursefa Samur'un arkasından da Türkiye'nin ilk MESEM Projeli okulu olarak açılan Rüştü Kazım Yücelen Mesleki Eğitim Merkezi öğrencisi 16 yaşındaki Alperen Uygun'un öldüğünü öğrendik.

Yetkililerse sorumluluk almak, istifa etmek yerine çocukları ölüme götüren sistemi utanmadan övmeye devam ediyor.

'Meslek liseleri devrim yaşıyor' başlığı altına neler anlatıldı?

Hürriyet'ten Hande Fırat, Bakan Tekin'le görüştü. 

Fırat'ın yazısının başlığı "Meslek liseleri devrim yaşıyor."

Bakanın anlattıklarıysa hem çok çarpıcı hem de olayın boyutlarını çok net ortaya koyuyor.

Yusuf Tekin meslek lisesi programlarının çok "ilgi gördüğünü" söylüyor.

Zorunlu eğitimin kısaltılması konusuna da değinen Tekin, bu durumun "dünyanın farklı ülkelerinde en çok konuşulan konular arasında" olduğunu öne sürüyor ve ekliyor:

'Zorunlu eğitim süresi azaltılacak' gibi bir niyet okuma mantığıyla hareket ediliyor. Burada sistemin içeriğine ilişkin bir şey belirtmedik, zorunlu eğitimin tamamlanma yaşının aşağıya doğru çekilmesi de olabilir, sistemin esnekleştirilmesi de. Bizde yükseköğretime geçiş en erken 18 yaşında oluyor, dünyada bu ortalamalar 16 yaşa kadar çekilmiş durumda.

Biz de bu konu tartışılsın, eğitim paydaşları bunu gündemine alsın istedik, aldılar da. Bazı rakamsal formüller, 12 yıllık eğitimin erken yaşta başlaması, erken yaşta yükseköğretim geçişe imkân tanınması gibi farklı öneriler iletildi ve sorun alanları aktarıldı.

Eğitimin kısalmasının birkaç yıl sonra Türkiye’de de "bir ihtiyaç halini alacağını" iddia ediyor ve Bakanlık olarak bunun altyapısını şimdiden oluşturmayı hedeflediklerini söylüyor.

Eğitim süresinin kısalmasına, çocuk işçiliğin artmasına rağmen Bakan Tekin kız okullaşma oranının da arttığını söylüyor.

'Sermaye ne isterse müfredatta o var' itirafı

Hangi verilere dayanarak anlatıyor bilinmez ama mesleki ve teknik eğitimde "dijital dönüşüm odaklı reform süreci" başlattıklarını öne sürüyor. Fakat bunu da sanayiye bağlıyor:

Müfredatlarımızı sanayinin değişen ihtiyaçları doğrultusunda güncelledik. Dijital ikiz projesi ile tüm öğrenme ortamlarında, yüksek maliyetli ve risk içeren uygulamaların yerini güvenli, tekrarlanabilir ve erişilebilir dijital ortamlar alacak.

Bölgesel eşitsizlikten bahsederken de aynı şekilde konuşmasını sürdürüyor:

Bu okulları ülkemizin sanayi yoğunluğu, ekonomik potansiyeli ve istihdam ihtiyaçlarını dikkate alarak planladık. Bugün itibarıyla 21 ilimizde 22 okul bu kapsama alındı.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.