Sayfa yolu
Çocuk istismarı ve ÇEDES gerçeği konuşuldu: 'Karanlık bir ihmal zinciri kasıtlı olarak örülüyor'
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.10.2025 , 16:47
Ankara’da Mülkiyeliler Birliği’nde düzenlenen “Çocuk İstismarı ve ÇEDES Gerçeği” etkinliğinde bu kaybın nedenleri konuşuldu.
Üç Selvi dergisi ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin ortak düzenlediği etkinlik, Prof. Dr. Gamze Yücesan’ın moderatörlüğünde, Avukat Çisel Demirkan ve Araştırmacı Yazar Özgür Hüseyin Akış’ın katılımıyla gerçekleşti.
'Karanlık bir ihmal zinciri kasıtlı olarak örülüyor'
Avukat Çisel Demirkan, meslek hayatı boyunca karşılaştığı çarpıcı örneklerle sistematik ihmali anlattı. Erzurum'da 14 erkek çocuğun Kuran kursunda maruz kaldığı istismar ve işkence davasından, golf ve hentbol kulüplerindeki istismar dosyalarına kadar birçok vakada Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği’nin verdiği mücadeleyi anlatan Demirkan, “İstismar çocuğa uygulanmış bireysel bir şiddet değildir, aksine istismar toplumun tamamına uygulanmış bir şiddettir. Toplumsal bir suçtur” dedi.
'Yasalardaki esneklik çocuk emeği sömürüsünü meşrulaştırıyor'
Çocuk işçiliğinin de çocuk istismarının bir parçası olduğunu belirten Özgür Hüseyin Akış, çocuk işçi sayısının TÜİK verilerine göre 800 bin olduğunu, sendikaların verilerine göre ise sokakta çalışan, mülteci ve yaz döneminde çalışan çocuklar da eklendiğinde bu sayının 2 milyona yaklaştığını söyledi.
Akış, 1999 yılında ILO'nun 8 temel sözleşmesinden biri olan ve çocukların ağır işlerde çalıştırılmasını yasaklayan düzenlemenin uygulamada boşluklar doğurduğuna dikkat çekti. "Çocuklar ağır işlerde çalıştırılmasın deniliyor ancak tam da bu noktada bir esneklik yaratılıyor. 'Peki hangi işlerde çalıştırılsın?' sorusuyla karşılaşıyoruz" diyen Akış, Türkiye'deki 4857 sayılı İş Kanunu'nun 71. maddesinin çocukların çalıştırılabileceği işleri tanımladığını ancak medya ve sanat sektörünün bu kapsamın dışında tutulduğunu belirtti.
'İtaatkar bir toplum yaratılmaya çalışılıyor'
Demirkan, “ÇEDES'lerle, manevi danışman atamalarıyla itaatkar bir toplum yaratmaya çalışıyorlar" ifadelerini kullandı. Mevcut eğitim sistemini eleştirerek, "Biz çocukları yarış atı hâline getirdik. Çocuklar düşünmüyorlar, üretmiyorlar" dedi.
Toplumsal denetimin önemine vurgu yaparak, "Aile içi denetlenir, denetlenmek zorundadır. Biz aile içini geçtim okullarımızı denetleyemez hâldeyiz" şeklinde konuştu.
Bu karanlık tablonun karşısına, çocukların özgürce gelişebileceği bir modeli ortaya koyan Demirkan, "Tek yapılabilecek şey laik, bilimsel, parasız eğitimdir, eşit eğitimdir" diyerek çözüm önerisini net bir şekilde ortaya koydu.
Etkinlik, Üç Selvi dergisinin bu mücadeledeki rolüne dair bilgilerle son buldu.
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Hasan Deniz Duran, ilk sayıya değinerek “Suat Derviş’in ‘Önce Çocuklar ve Kadınlar’ röportajından ilham alarak, imkanlar el verdiğince Yaşar Kemal gibi, görünmeyen emeği ve insan hikayelerini röportajlarla anlatmaya çalışıyoruz” dedi.
Duran, derginin bu amaçla, alanında uzman isimlerle 10 farklı röportaj gerçekleştirdiğini, benzer etkinlikler düzenleyerek toplumu ve gençleri bilgilendirme, kendilerini ise geliştirme misyonunu sürdürdüğünü belirtti.
“Bu süreçte genç arkadaşlarımızı aramızda görmeyi, bize ve Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Öğrenci İnisiyatiflerine destek vermelerini bekliyoruz” diyerek çağrısını yineledi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.