Sayfa yolu
‘Çocuğumu korumak zorundaydım’ diyen Şerife Çeliktaş'ın 'meşru müdafaa' talebine ret: 17 yıllık şiddete 15 yıl hapis
Yayın Tarihi: 16.04.2026 , 11:52
18 yaşında evlendiği Ömer Çeliktaş’tan 17 yıl boyunca sistematik şiddet gören ve eşinin, kendi ailesini ölümle tehdit etmesi üzerine onu öldüren Şerife Çeliktaş’ın yargılandığı davada bugün karar duruşması görüldü.
Olayın ardından kendisini ihbar eden ve Şubat 2025’ten bu yana tutuklu bulunan Şerife Çeliktaş, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Üçüncü ve karar duruşması görülen davada hakkında “Haksız Tahrik Altında Eşi Kasten Öldürmek” suçlamasıyla 18 yıldan 24 yıla kadar hapis cezası isteniyordu.
Şerife Çeliktaş’ın avukatları Av. Büşra Beyazoğlu, Av. İsmail Hakan Beyazoğlu ve Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği avukatı Çisel Demirkan Sakallı "Meşru Müdafaa" ve tutuksuz yargılama talep etti. Avukatlar yaptıkları savunmada yargılamanın yalnızca bir cinayet davası değil, bir kadının yaşam mücadelesi olduğun altını çizdi. Şerife Çeliktaş’ın bir anlık öfkeye kapılıp suç işlemediğine dikkat çekilirken, “yıllar boyunca şiddete, tehdide ve korkuya maruz bırakılmış; defalarca susturulmuş; kaçma imkânı fiilen elinden alınmış bir kadın” denildi.
Dosyaya yansıyan tanık beyanlarının açık ve net olduğu hatırlatıldı. Davanın ilk duruşmasında dinlenen tanıklar, Şerife’nin yıllardır süren bir "işkence" hayatı yaşadığını doğrulamıştı. Şerife Çeliktaş’ın çocuğu, annesinin sürekli şiddet gördüğünü ve olay günü yaşananların annesinin anlattığı şekilde gerçekleştiğini belirtmişti.
Avukatlar, Ömer Çeliktaş’ın Şerife Çeliktaş'a yönelik fiziksel ve psikolojik şiddetinin süreklilik arz ettiğini belirterek, eylemin klasik bir "kasten öldürme" değil; kaçma imkanı bulamayan bir kadının yılların biriktirdiği hayatta kalma refleksi olduğunu savundu.
Söz konusu durumun Türk Ceza Kanunu’nun 25. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gereken bir meşru müdafaa veya zorunluluk hali olduğu vurgulandı ve savunmaya şöyle devam edildi:
“Bu dosyada değerlendirilmesi gereken şey bir anlık ölçülülük hesabı değil, yılların biriktirdiği hayatta kalma refleksidir. Eğer Şerife o gün bu eylemi gerçekleştirmeseydi, bugün burada belki de kendisinin ölümünü konuşuyor olacaktık.”
'Kızımın annesine ihtiyacı var'
Avukatların savunmasının ardından, Şerife Çeliktaş konuştu. “Normal boşanabilmeyi isterdim ama çocuğumu babasından korumak zorundaydım” diyen Çeliktaş gözyaşları içinde yaptığı savunmada şunları söyledi:
“Vicdan azabı çekmediğim bir gün olmadı, pişmanım. Her akşam korkuyla bekledim, normal boşanabilmeyi isterdim. Ben çocuğumu korumak zorundayım, ben çocuğumu babasından korumak zorunda kaldım. Bana bir şey yapsa tamamdı, ama kızım, annem, babam, kardeşim onları korumak zorundaydım. Kızımın annesine ihtiyacı var.”
Ailesinin de katıldığı duruşmada karar gözyaşlarıyla karşılandı. Mahkeme, TCK 82/1-d maddesi uyarınca "eşe karşı kasten öldürme" suçundan önce müebbet hapis cezası verdi. Ancak mahkeme heyeti, Çeliktaş'ın yıllarca maruz kaldığı ağır şiddet geçmişini göz önünde bulundurarak "haksız tahrik" ile "iyi hal" indirimleri uyguladı ve nihai cezayı 15 yıla düşürdü.
Avukatlar yaşananların bir meşru müdafaa olduğunu vurgulayarak beraat yerine hapis cezası verilmesine tepki gösterdi.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.