Skip to main content
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Yükleniyor...

Çinli muhalif Weiwei'den ters köşe: ‘Avrupa’da yaşam Çin’den 10 kat daha zor’, 'Çin asla taviz vermeyecek'

On yıl sonra Pekin’e giden Ai Weiwei, Çin’de hayatın doğallığını ve insancıllığını, hizmet kalitesinin gelişkinliğini övdü. Almanya'yı "güvensiz ve özgür olmayan ülke" diye niteleyen sanatçı, ülkesinin "asla taviz vermeyeceğini" söyledi.

Dış Haberler

Yayın Tarihi: 15.01.2026 , 12:46

Çin’in ünlü muhalif çağdaş sanatçısı Ai Weiwei’nin 10 yıllık aradan sonra ilk kez ülkesini ziyaretine ilişkin yaptığı değerlendirmeler dikkat çekti. Weiwei ülkesini överek Avrupa’yı ve ABD’yi eleştirdiği açıklamalarında “Çin hiçbir zaman genişlemeyi hedefleyen bir ülke olmadı, ancak halkının onuru ve ulusal gururu söz konusu olduğunda asla taviz vermeyecektir” ifadelerini kullandı. Weiwei Almanya’yı da “güvensiz ve özgür olmayan bir ülke” diye niteledi.

17 yaşındaki oğluyla birlikte Pekin’deki 93 yaşındaki annesini ziyaret için 12 Aralık-2 Ocak tarihlerinde Çin’de bulunan Ai Weiwei ziyaret hakkında Berliner Zeitung’un sorularını yanıtladı.

Çin’e yönelik övgüleri dikkat çeken Weiwei’nin anlattıkları Almanya başta olmak üzere Avrupa’daki hayatın zorluklarından bıkmış olduğuna da işaret ediyor.

1981’den itibaren 12 yıl boyunca da ABD’de yaşayan Weiwei bu ülkeye yerleşememesinin nedeninin “Amerikan değer sistemini sorgulamaya başlaması” olduğunu söyledi.

Çin’de 2011’den itibaren seyahat yasağına tabi tutulan Weiwei, yasak 2015’te sona erdiğinde bir kez daha ülkesinden ayrılıp Almanya’ya yerleşmişti. 2019’da İngiltere’ye taşındı. Şimdiyse ağırlıklı olarak Portekiz’de yaşıyor. Ancak Berlin’deki stüdyosunu koruyor.

Pekin'e dönüş: 'Kırılmış bir yeşim taşının yeniden bir araya gelmesi gibi'

Ülkesine 10 yıl sonra yaptığı ziyaretin bir “mesaj” niteliği taşıyıp taşımadığı sorulan Weiwei “Eğer yolculuğumuz bir mesaj olarak yorumlanacaksa, bu mesaj aile bağlarının ve akrabalığın toplumdaki en temel bağ ve insani değerlerin nihai ifadesidir” dedi.

Pekin’e döndüğü anda hissettiklerini “kırılmış bir yeşim taşının yeniden bir araya gelmesi gibi” diye tasvir eden Weiwei “Hiçbir şeyin değişmediğini hissettim çünkü bu tanıdığım Pekin'di. Güneş ışığı, kuru hava, sokaklar, kalabalıklar ve insanların yüzlerindeki ifadeler… Hepsi son derece tanıdıktı” diye konuştu.

'Almanya'da banka hesaplarım iki kez kapatıldı'

Şehirde en belirgin farklılıkların ayrıntılarda olduğunu söyleyen Weiwei “hizmet kalitesinin her alanda nasıl geliştiğine gerçekten şaşırdım” dedi.

“Size küçük bir örnek vereyim” diyen Weiwei Çin’de geçmişte açılmış bir banka hesabını banka şubesine gidererek nasıl 5 dakikadan kısa sürede sorunsuz bir şekilde etkinleştirebildiğini anlattı ve ardından Avrupa’da yaşadığı zorluklardan söz etti:

“Almanya'da banka hesaplarım iki kez kapatıldı. Sadece benim değil, kız arkadaşımın da başına geldi. İsviçre'de, ülkenin en büyük bankasında hesap açmam reddedildi ve daha sonra başka bir banka da hesabımı kapattı.”

Avrupa’da bu süreçlerin “son derece karmaşık ve çoğu zaman mantıksız” olduğunu söyleyen Weiwei “Bugün bile, meslektaşlarım vize başvurularında her türlü gecikmeyi yaşamaya devam ediyor” dedi.

'Avrupa'da günlük hayat Çin'den 10 kat daha zor'

“Avrupa’da günlük hayatta karşılaştığımız zorluklar, Çin'dekilerden en az on kat daha fazla” diyen Weiwei “Ne yazık ki, Avrupa toplumlarındaki hizmet sektöründeki tutumlar ve zihniyetler şaşırtıcı olabiliyor. Bu, bürokratik yapısı için de geçerli” diye konuştu.

Pekin'deki günlük yaşamı “sıradan insanlar için daha doğal ve insancıl” diye niteleyen Weiwei “Çin'den ayrıldığımdan beri geçen on yılda Almanya'da neredeyse hiç kimse beni evine davet etmedi. Üst veya alt kattaki komşular en fazla kısa bir baş selamı veriyorlar. Öte yandan Çin'de, en az beş farklı meslekten tamamen sıradan insanlar benimle tanışmayı umarak sıraya giriyorlar” ifadelerini kullandı.

'Almanya güvensiz ve özgür olmayan bir ülke'

Çin’i “sürekli olarak modernleşmeye doğru ilerlerken aynı zamanda derin ve incelikli insan ilişkileri ve sosyal anlayış kültürü dahil Konfüçyüs geleneklerini koruyan bir tarım toplumu” şeklinde niteleyen Weiwei “Buna karşılık Almanya bana soğuk, rasyonel ve son derece bürokratik geliyor. Birey olarak, orada kendinizi kısıtlanmış ve güvensiz hissediyorsunuz, insanlar üstün bir dünyada yaşadıklarına inansalar bile. Ancak maddi rahatlık, insanlığın ve insani değerlerin mutlaka üstün geleceği anlamına gelmez” dedi.

'Çinliler ABD'nin gümrük tarifelerinin başarısız olacağını düşünüyor'

Ona göre Çinliler ABD’nin gümrük tarifesi politikasının sonuçlarıyla başa çıkabileceğine inanmıyorlar. Weiwei bu konuda “Çinlilerin kendi yaşam tarzları var, her zaman başa çıkmanın bir yolunu bulacaklardır” dedi.

Sanatçı Almanya’yı ise “tarih ve gelecek arasında yerini bulmakta zorlanan, güvensiz ve özgür olmayan bir ülke” diye niteledi.

'Çinliler AfD'li Weider'e hayran'

Almanya’nın çok özgüvenli olduğunu iddia etse de, Alman toplumunun kendi kendini gerçekleştirme konusunda birçok eksiklikle boğuştuğunu söyleyen Weiwei’nin Çinlilerin Afd’li siyasetçi Alice Weidel'e hayranlık duyduklarını söylemesiyse dikkat çekti.

Akıcı Çince konuşan ve LGBT kimliği bilinen Weidel, Almanya’nın faşist partisi AfD’nin kendi içindeki “çelişkili” bir figürü olarak öne çıkarılıyor.

Weiwei Çinlilerin Alice Weidel’e ilgisinin sebebinin onun “Çin ile olan bağlantıları, orada geçirdiği zaman ve bir politikacı olarak görüşlerini açıkça ifade edebilme yeteneği” olduğunu söyledi.

'Çin halkının onuru söz konusu olduğunda asla taviz vermeyecek'

ABD’nin Çin’e karşı adımlarının hız kazandığı bir dönemde Berliner Zeitung’un Çinli muhalif sanatçıya son sorusu “Çin'deki insanlar ülkelerinin dünyadaki giderek artan önemli rolünün farkında mı?” Oldu.

Weiwei şunları söyledi:

“Çinliler dünyadaki rollerine çok fazla kafa yormuyorlar. Ancak Çin'in geçmişte yaşadığı aşağılanma ve boyun eğme konumundan çok uzaklaşmış olması onlar için çok şey ifade ediyor. Çin'deki çoğu insan son birkaç yüzyılı utanç dönemi olarak hatırlıyor. Bugün öncelikle kendi yaşamlarını iyileştirmeye odaklanmış durumdalar.

Çin hiçbir zaman genişlemeyi hedefleyen bir ülke olmadı, ancak halkının onuru ve ulusal gururu söz konusu olduğunda asla taviz vermeyecektir.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.