Sayfa yolu
Çiçek mesafesine gideli on dokuz yıl oldu sevgili dostum…
Yayın Tarihi: 02.07.2022 , 08:40 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:13
Ülkeye karanlık tamamıyla çökmeden aydınlığın gelmesi için koşturuyorduk, öne geçmeliydik, memleketi teslim almaya çalışan faşist cuntadan daha hızlı örgütlenmeliydik. En ufak tereddüde sabrımız, bizi yavaşlatacak “gönül işleri”ne bile ayıracak zamanımız yoktu.
Eylem kararı aldığımızda tartışacak zaman olmazdı, yapılırdı. Biraz nefeslenme ihtiyacımız olduğunda mutlaka bir dolayım yaratılırdı, örgütlemek için gözümüzü diktiğimiz arkadaşlar ile tiyatroya ya da sinemaya gidip, çıkışta tartışılırdı. Fazla kestirmeci ve pragmatik idik değil mi Uğur? Ülkenin seçme öğrencilerini örgütlemek için okurduk, yazardık, tartışırdık.
Bana tiyatro grubu kurma ve yönetme görevi nasıl düşmüştü hatırlamıyorum. Neyse şansımız yaver gitti, ciddi ağırlığı olan bir yer edindi Genç Oyuncular amatör tiyatro camiasında.
Onca işin arasında bir de raflar dolusu tiyatro literatürü okumak, nasıl bir oyun seçeceğimize karar vermek ve her devrimci tiyatro gibi Brechtyen bir sahneleme ile oyun çıkarmak kolay iş değildi. Yine çok zamanımız yoktu tabii ki, biraz tiyatroya bulaşmış tanıdık birilerinin önerileri, deneysel denemelerle yol almak hayli zaman kaybettirmişti bize. Sonunda aylardır çalıştığımız her şeyi durdurup nasıl olduysa neşeli bir Çehov oyunda karar kılıp hızla sahnelemiştik.
Oyun günü yaklaştıkça ilk başlarda güldüğümüz oyunculuğumuza daha az güler olmuştuk, “Seyirci güler mi?” gerginliği neredeyse grubu paralize etmişti. Örneğin senin her şeyi ciddiye alan tavrınla nasıl olacaktı? Neyse ki Kadri ve Önder komiği büyüterek hepimizi arkasından sürükledi de rahat bir nefes aldık.
Biliyorsun Genç Oyuncular’ın yarısı İTÜ’yü bitirmedi; oyuncu olanlar, müzisyen olanlar, senarist ve film yönetmeni olanlar oldu… Celal Kadri de son sınıfta ayrılıp Yıldız Hoca’nın kollarına bırakmıştı kendini, geçenlerde roman/anı yazdı. Biz de varız bir kuple, yani kupleden daha az gerçi…
Şimdilerde biraz ucundan tutmaya çalıştığım “Kamusal Tiyatro Neden gerekli?” tartışmasına katkı koymaya çabalıyorum. Bu sefer çok acele etmemeye çalışıyorum. Hatta inanmayacaksın, acele edenleri tartışmayı olgunlaştırmaya çağırıyorum… Yaşlandık herhalde sevgili kardeşim, gerçi sen biraz daha yaşlı sayılırsın…
90’lı yıllarda Tansu Çiller kriziyle yaşanan yoksulluğun katmerlisini yaşıyoruz bugünlerde. Yine kaybedecek vaktimiz yok, yine hızlanmalıyız, yine memleketi talan edenlerden hızlı örgütlenmeliyiz.
Parti, git-gel’lerden sonra kendine has bir tempoyla büyüyor ve ülke sathına yayılıyor. 80’lerde bile olmayan büyük bir yalnızlık ve umutsuzluk dalgasına karşı küçük birçok dalga kıran kuruluyor mahallelerde ve köylerde. Kaşlarını kaldırma hemen, “köylerden kentlere” gibi bir strateji değişikliği değil bu, daha çok ana damarı besleyecek yerleşik kılcal damarlar yaratılıyor. Yüzü aşkın semt/köy/işçi evlerinin kirasını dert ederdik hemen seninle muhtemelen… Otuz beş civarı merkezde 1 Mayıs kutlamalarına katıldık diyeyim de sana, çok yakışan gülümse yerleşsin yüzüne.
İrfan Ertel “100 Yaşa Can Verenlerden” sergisinde senin de portreni çizdi, hem de bir değil iki tane… Bir tanesini ben eve götürünce İzmir Sergisi için yeni bir tane daha çizdi. Onu da yeğenin Doğa’ya hediye edeceğim, seni tanımadı ama tanımaya çalışıyor. Olduğundan daha yakışıklı görünüyorsun tablolarda açıkçası ama yapacak bir şey yok…
İki ay önce sana komşu bir mahalleye taşındım. Arada sohbet etmeye uğruyorum. Sessizce oturuyoruz bir süre, paraya kıyıp çiçek aldıysam bırakıyorum başucuna. Eskiden sevmezdin bu tür gereksiz harcamaları “gider çorba içerdik” derdin… Çiçek önemliymiş meğer onu anladım bu yaşımda. Çiçek gibi bir dostluğumuz vardı, armağan gibi ve çok kırılgan. Kendimden bir şey bırakmak istiyorum sana geldiğimde o yüzden belki de bu çiçek, çiçekler…
Çiçek mesafesine gideli on dokuz yıl oldu. En güzel ve en devrimci yaşımız gibi… Ben hala hikayeler uyduruyorum seninle ilgili. Bu sefer özlemimi çiçekler taşısın sana, sen yüzünü ekşit ben güleyim kenarda.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.