Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

CHP'li Özel'den Erdoğan'a: Zulüm ile abad olunmaz

Gezi Davası ve 28 Şubat Davası tutuklularını ziyaret ettikten sonra Silivri Cezaevi önünde açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Özel; Sağlık Bakanı Koca, Adalet Bakanı Bozdağ ve Erdoğan'a seslendi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 24.10.2022 , 21:18 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Gezi Davası ve 28 Şubat Davası tutuklularını ziyaret ettikten sonra Silivri Cezaevi önünde açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, "Şunu sormak lazım ya bir gün köye gerçekten kurt gelirse ne olacak? Bu kadar yalandan sonra gerçeklere kim inanacak? Buradan Fahrettin Koca’ya, Adalet Bakanı’na ve Cumhurbaşkanı’na sesleniyoruz; zulüm ile abad olunmaz” dedi.

Özel'in açıklamasında öne çıkanlar şöyle:

“Bakırköy Kadın Cezaevi’nde üç, Silivri Cezaevi’nde sekiz; toplam 11 tutuklu ve hükümlüyle görüşme imkânımız oldu. Yaptığımız ziyaretleri üç ana başlığa ayırmak gerekirse Gezi tutukluları ile Selçuk Kozağaçlı ile ve ayrıca 28 Şubat Davasından içeride tutulan sağlık durumları kötü olan ve belli bir yaşı aşmış olan değerli komutanlarımız ile görüştük.

Bugün Bakırköy Kadın Cezaevinde Mücella Yapıcı, Çiğdem Mater ve Mine Özerden ile… Yine burada Osman Kavala, Can Atalay, Tayfun Kahraman ve Hakan Altunay ile ayrı ayrı görüşmeler gerçekleştirdim. Osman Kavala’nın 1 Kasım’da tutukluluğunun beşinci yılı dolacak. Diğer arkadaşlarımızın ise tutukluluklarının 6’ncı ayı dolacak. Gezi’nin onurlu yükünü sırtlarında taşıyan dostlarımızla içerideki 6’ncı aylarının dolduğu bugünde dayanışmak için Silivri’deydik.

'O birileri hepimiz adına karar veren hakimler'

Gezi hepimizin onurudur, bizim tarihimizde onurdur ve geleceğimizin güvencesidir. Gezi’ye içeridekiler de sahip çıkıyorlar. Biz o gün de sahip çıkıyorduk, bugün de sahip çıkıyoruz. Bırakın 5 yılı 5 ay, 5 gün değil 5 saat bile içerde durmaması gereken Osman Kavala içeride tutuluyor. 6 gün, 6 saat değil tam 6 aydır da yedi arkadaşımız içeride tutuluyorlar.

Bu yedi arkadaşımız kararın açıklandığı gün burada olmayabilirlerdi. Hatta Çiğdem Mater yurtdışında film çekiyordu, belgesel çekiyordu; dava için buraya gelmişti. Her bir tanesi yurt dışına gidebilirlerdi ama buradaydılar, Gezi’yi savundular. Bu 8 arkadaşımızın 8’i de en az ikişer kez Gezi’den beraat etti. 

Hakimler hepimiz adına karar veriyor. Ama Recep Tayyip Erdoğan nasıl kafasına göre her yere Millet Bahçesi yaptığı gibi kendisini de mahkeme heyetinin üstünde, hukuk sitemimizde olmayan bir millet jürisi yerine koyuyor. Dönüyor dolaşıyor birileri bunları beraat ettirmeye çalıştı, diyor. O birileri hepimiz adına karar veren hakimler.

Sen kimsin? Sen kuvvet ayrılığı gereği bu işe hiç karışmaması gereken karıştığı zaman anayasal suç işleyen birisin. Ama karışıyor. Çünkü onun zihninde Gezi suçlu, zihnindeki planda Gezi’ye bu 8 arkadaşımıza biçilmiş bir rol var.

'İstinaf kendini inkâr etmeyecekse, bu davayı görmelidir'

Bir çağrımız var. İstinaf Mahkemesi 4 sebepten bozmuştu bunu ve bugün dosya 3. Ceza Dairesi’nin önündedir. 4 gerekçeli bozmanın hiçbirini yerine getirmeden cezaları verdiler yolladılar. Eğer İstinaf kendini inkâr etmeyecekse, çiğnemeyecekse, çiğnetmeyecekse bir an önce bozma kararı vermelidir, bu davayı görmelidir. İster duruşma açarak yapsın ister dosya üzerinden yapsın ancak bu dosyanın bozulması ve arkadaşlarımızın bir gün daha fazladan burada tutulmaması gerekmektedir, bunu söylüyoruz. AKP’nin yarattığı bilgi kirliliği ortamında, hedef saptırma, dezenformasyon ortamında sözün enflasyonu var ama maalesef anlamın devalüasyonu var. AKP bu işte sözü artırdı anlamı yitirtti. Anlamsız bir şekilde bu kadar arkadaşımız burada duruyorlar.

'Bir gün gerçekten kurt gelirse memleketi kim savunacak?'

Yapılmayan belgeselden, darbeden, sipariş edilmemiş, edildiği söylenip asla ispatlanamamış pizzalardan, dış güçler tarafından getirildiği iddia edilen piyanistin çaldığı çalmadığı şarkılardan sorumlu tutulup da burada tutulanlardan bir darbe, dış güçler, cebir, şiddet böyle ilişkilerle bu masum insanların üzerinden bir oyun oynuyorsunuz. Şunu sormak lazım ya bir gün köye gerçekten kurt gelirse ne olacak? Bu kadar yalandan sonra gerçeklere kim inanacak?

Darbenin karşısında hep beraberdik, dış güçlere karşı bu ülkeyi hep birlikte savunduk gerekirse savunuruz ama siz her gün sırf bir seçim kazanmak uğruna bu kadar paranoya dile getirdikten sonra bir yalancı çoban gibi bir gün gerçekten kurt gelirse sizi, bizi, memleketi kim savunacak? Selçuk Kozağaçlı, 7 Kasım’da yargılamaları başlıyor ve 11 ya da 12 Kasım’da karar verilecek ve Avrupa’dan 80 ülkeden hukukçular geliyor, Avrupa Barolar Birliği Başkanı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı ve Türkiye’deki bütün barolardan kıymeti temsilciler geliyor. Bizler orada olacağız, hakikati savunmaya Soma’nın yılmaz savunucusu Selçuk Kozağaçlı’yı orada yalnız bırakmamaya gayret edeceğiz. Herkesi bu davaya ilgi göstermeye çağırıyoruz.

'Kanser tedavisinden geldi benimle görüştü'

İçeride 28 Şubat’tan tutuklular var Çevik Bir sağlık sebebinden serbest bırakıldı. Hayatının son dönemlerinde bilincini kaybetmiş şekilde burada tutuldu ve çıktığında artık cezaevinden çıktığının farkında değildi. Bugün Ahmet Çörekli ile görüştüm, 91 yaşında, dönemin Genel Kurmay 2. Başkanı. Suçlamanın yapıldığı dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı.  Şu anda 91 yaşında ne sağlığı ne yaşı burada bulunmaya elverişli değil. 

84 yaşındaki İlhan Kılıç’ı o günlerde bulunduğu Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği görevinden dolayı içeri atmışlar. Erbakan dahil 4 başbakan ile çalışmış, Milli Güvenlik Belgeleri üzerinde çalışmış, diğer arkadaşlarının da onun bununla ilgili yok, o Başbakanlığa çalışan bir memurdur ve bu noktada kendisinin asla suçlanmaması gerekir dedikleri halde bu davanın içine dahil edilmiş ve özgürlüğünden alınmış durumda. Aydan Erol, 82 yaşında, bugün kanser tedavisinden geldi benimle görüştü. 3 yıl önce geçirdiği ve atlattığı kanser nüksetmiş ve tam 33 gündür kanser tedavisi için her gün gidiyor ve geliyor.

'Zulüm ile abad olunmaz'

Evlatları başvurularda bulundular. Ağzının içi tamamen yara olmuş, kanser tedavisi gören, yemek yemekte zorlanan bir büyüğümüze burada 82 yaşında eziyet etmedin Recep Tayyip Erdoğan’a ne faydası var. AKP’ye ne faydası var. Her gün ölüme biraz daha yaklaşan ve iyi bir tedavi olursa kurtulabilecek olan birisine bu zulmü yapmamaları gerekiyor. Onların sesini her zeminde duyurmaya çalışıyoruz.

Buradan Fahrettin Koca’ya, Adalet Bakanı’na ve Cumhurbaşkanı’na sesleniyoruz; zulüm ile abad olunmaz. 84,86,92 yaşında insanlara burada zulmetmeyin. Ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu zulüm sizin karınız olamaz, bunu kendinize kar biliyorsanız bu yarattığınız büyük vicdan azabı döner dolaşır en sonunda sizi de bulur. Bunu yapmayın, bu onurlu insanlara bu vakitten sonra eziyet etmeyin, çile çektirmeyin. Geziye bin selam, Gezi bizim onurumuzdur, Gezi’nin onurunu içeride taşıyan 8 arkadaşımızın arkasındayız.”

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.