Sayfa yolu
CHP’den Yeni Parti’ye: Nereden nereye gelindi, kriz başlıkları neler, kimler istifa etti, kimler kaldı?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 24.07.2026 , 11:14
AKP iktidarının Erdoğan’a alternatif hazırlıklarını engellemeye yönelik hamlelerinin en kritiği 19 Mart süreciyle başlamış, operasyon Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla sona ermişti.
Bu adım sonrası AKP içinden bir ekip “bu noktada durma” yanlısı olurken, diğer ekip ise CHP’nin üzerine daha fazla gitme taraftarıydı.
CHP ile yürütülen pazarlığın zeminini de belirleyen bu iki eğilimden ikincisi nihai olarak öne çıkınca, uzun süredir CHP’nin tepesinde sallanan mutlak butlan sopası kullanılmış, Kılıçdaroğlu CHP’ye kayyım olarak atanmıştı.
Bu adım sonrası CHP iki aydır devam eden büyük bir türbülansın içine yuvarlandı.
İmamoğlu'nun talebi gecikmeyle hayata geçti
Sürecinden başından bu yana Ekrem İmamoğlu’nun yeni bir parti hamlesi yapılmasından yana olduğu biliniyordu.
Özgür Özel ise son ana kadar CHP’yi kurultaya götürebilecek hamleleri zorlamaktan yanaydı ancak bu hamlelerin hiçbiri sonuç vermedi.
Gelinen son aşamada Kılıçdaroğlu’nun kısa süre içinde kurultay yapmayacağı netleşip yargının da aksi yönde karar vermeyeceği belirginlik kazanınca Özel geçtiğimiz Salı günü resmen yeni bir parti kuracaklarını ilan etti.
Başını Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in çektiği Yeni Parti, bugün resmen ilan edilecek.
Ancak bu partinin önünde ciddi açmaz ve krizler durmaya devam ediyor.
AKP sopa sallamaya devam ediyor
Yeni Parti’nin liderlerinden biri olan Ekrem İmamoğlu cezaevinde.
Partinin Genel Başkanı olacak Özgür Özel’in tepesinde de dokunulmazlık dosyası sopası sallanmaya devam ediyor.
Özel’e yakın birçok isim mutlak butlan süreci öncesi ve sonrasında operasyonlara konu olup tutuklanırken, son olarak vekil düzeyindeki yakın kadroları da kuşatıldı.
Örneğin Veli Ağbaba ve Ali Mahir Başarır bu süreçte topun ağzındaki iki isim olarak öne çıkmış durumda.
AKP’nin bu isimlerin dokunulmazlığını kaldırabileceği, bu noktadan sonra Özel’i hedef alabileceği ifade ediliyor.
Yani AKP, CHP’den kopan Yeni Parti’yi de özellikle partinin zayıf halkası olarak değerlendirilen isimler üzerinden hedef alacak gibi.
Buna karşın Özel ekibinin aldığı önlemlerden biri, adı yandaş medyada ve AKP’nin dava dosyalarında en çok geçen isimleri yeni parti vitrinine çıkarmamak olacak.
Veli Ağbaba, Ali Mahir Başarır, Umut Akdoğan, Burhanettin Bulut ve Turan Taşkın Özer’in bu kapsamda Yeni Parti’de aktif görev almayacağı iddia ediliyor.
Mansur Yavaş problemi
Özgür Özel, yeni parti kuracaklarını ilan ettiği gün, Ekrem İmamoğlu dışında sadece 3 ismi andı.
Mansur Yavaş, Zeydan Karalar ve Vahap Seçer.
Bu isimler, CHP’nin üç kritik kentteki belediye başkanları.
Mansur Yavaş ismi üzerinde özel olarak durmak dahi gerekmiyor. Yavaş, CHP’nin en öne çıkan cumhurbaşkanı adaylarından biri.
Ekrem İmamoğlu’nun bu süreçte kendi aday olamadığı tabloda Yavaş’ın yerine Özel’in aday olmasını istediği iddia ediliyordu. Gelinen noktada bu sorunun nereye bağlanacağı netlik kazanmazken, şimdi tabloya bir de Yeni Parti süreci eklenmiş oldu.
Yavaş’ın şimdilik CHP’den ayrılmayacağı, Yeni Parti’ye katılmayacağı ifade ediliyor.
Bunun hem olası operasyon süreçleriyle hem de Yavaş’ın tedbirliliğiyle ilgisi var.
Bu tablo sonuç olarak Yeni Parti’yi önümüzdeki süreçte en çok zorlayacak başlıklardan biri olacak.
Özel’in adını andığı diğer iki belediye başkanı da açıkça CHP’de kalacaklarını ilan etmiş oldular.
Özel’in dışarıda kalan böylesi ağır toplara ilişkin süreci nasıl yöneteceği, bu isimlerin Kılıçdaroğlu’nun ve iktidarın hangi hamlelerine konu olacağı merak konusu.
Program sorunu
Yeni Parti yola çıkarken en çok tartışılan başlıklardan biri de program konusu.
Partinin stratejisinin merkezinde Erdoğan’ı geride bırakmak var ancak buna dair programın ne olacağı merak konusu.
Burada İmamoğlu’nun 2026’nın ANAP’ı olabilecek, "merkez parti" olarak tarif edilebilecek bir partiden yana olduğu ifade ediliyor.
Özel’in buradaki pozisyonun ne olacağına dair bir netlik bulunmasa da yaptığı “Türkiye İttifakı” çıkışı, aslında Kılıçdaroğlu’nun “sağ yönü” güçlü Millet İttifakı formülünün geliştirilmiş, 31 Mart seçimlerinde denenmiş bir devamı olacağını işaret ediyor.
Kimler kalıyor, kimler gidiyor?
CHP’de şu ana kadar 91 vekilin Yeni Parti’ye katılmak üzere istifa ettiği netlik kazanmış durumda.
CHP’nin toplam vekil sayısı 135.
Bu tabloda 44 vekilin CHP’de kalacağı, bu sayının zaman içinde biraz daha azalabileceği belirtiliyor.
Vekil düzeyinde şaşırtıcı bir sonuç yok ortada. Ancak asıl gerilim yukarıda da işaret edildiği üzere belediye başkanları başlığında yaşanacak gibi görünüyor.
Vahap Seçer, Mansur Yavaş ve Zeydan Karalar’ın CHP’de kalması başlı başına ciddi bir ağırlık anlamına geliyor.
Eskişehir Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt CHP'den istifa ederek yeni partiye katılacağını açıkladı, Giresun'un Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere CHP’den istifa ettiğini, bir süre bağımsız kalacağını duyurdu.
Bu gelişmelerden önce CHP’den istifa eden İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ise daha önce yeni partiye katılacağını açıklasa da son sürecin ardından bir süre daha bağımsız kalacağını söyledi. Önceki gün Bakan Murat Kurum ile görüşen Tugay’ın AKP’ye geçeceği de iddialar arasında.
Sonuç olarak belediye başkanlarının bir kararla CHP’den istifa etmeyeceği yönündeki iddiaları boşa düşüren bu gelişmeler, belediye cephesinde başka bir kriz yaşandığının işareti.
Yüksek olasılıkla önümüzdeki günlerin en önemli başlıklarından biri hangi belediye başkanların yine hangi gerekçelerle CHP’de kaldığı, kimin partiden ayrıldığı, kimin Yeni Parti'ye katılacağı üzerine olacak.
Öte yandan resmi olarak yaklaşık 1 milyon 900 bin üyesi bulunan CHP'den toplam kaç kişinin istifa ettiği de bir diğer tartışma konusu. Son olarak bu sayısının Salı gününden bu yana 300 bini aştığı ifade ediliyordu. Bugünkü vekil istifalarının ardından bu sayının daha da artması bekleniyor.
soL Haber uzun süredir iktidarın saldırılarına uğruyor. Bu saldırılara karşı gerçeğin sesini yükseltmek için tüm okurlarımızı soL'a abone olmaya çağırıyoruz.
Mutlak butlan CHP ne olacak?
CHP cephesinde iki aydır her şey durmuş durumda.
Özel ekibiyle girilen gerilimin ardından parti siyaset arenasının tamamen dışına düşmüştü.
Şimdi yolların da resmen ayrılması sonrası mutlak butlan yönetiminin nasıl bir yol ve rota çizeceği merak konusu.
Kılıçdaroğlu'nun göreve gelmesinin hemen ardından AKP'nin Yeni Osmanlıcılığına göz kırpması bu konuda fazlaca veri sunarken, önümüzdeki günlerin en önemli test başlıklarından birini çözüm sürecindeki gelişmeler oluşturacak gibi görünüyor.
Sürecin çerçeve yasası kısa süre içinde Meclis'e gelecek.
Ancak şu ana kadar yaşanan gelişmeler sadece Kılıçdaroğlu'nun değil, Yeni Parti'nin de çözüm sürecinde AKP'ye destek pozisyonunda olabileceğini gösteriyor.
Bu nedenle iki parti arasındaki asıl rekabetin şu an aktif üyelerin, belediye başkanlarının, vekillerin ve seçmenlerin hangi tarafı seçeceğine kilitlenmesi bekleniyor. Burada belediye başkanları dışındaki diğer tüm başlıklarda Yeni Parti'nin Kılıçdaroğlu CHP'sinin önüne geçmesi bekleniyor.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.