Breadcrumb
CHP'den AKP'ye geçen 17 belediye başkanı: 'Sandık çözüm' diyenler bu çürümenin farkında değil mi?
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 12.05.2026 , 11:16 Güncelleme Tarihi: 12.05.2026 , 14:03
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
31 Mart seçimlerinin ardından “Türkiye’nin birinci partisi” unvanını kullanan CHP, o seçimde kazandığı belediyelerin başkanlarını AKP’ye kaptırmaya devam ediyor.
İşin bir yönünün AKP’nin siyasi baskısı ve yargı sopasıyla ilintili olduğu açık.
Ancak burada dahi ciddi bir problem yok mu?
CHP’nin kefil olup aday gösterdiği tam 17 ismin, daha sonrasında “yargı baskısı” sonucu AKP’ye geçtiği iddiası, bir bölümünün de yine geçmek için sıraya girmesinin kendisi başlı başına sorun değil mi?
Değil gibi davranılıyor, değil gibi yaşanmaya devam ediyor.
Peki, nedir bu sorunun asıl kaynağı, gelin yakından bakalım.
Çürüme her yanı sardı ya da seçim her şeyin ilacı mı?
AKP iktidarı toplumsal çürümeyi öyle ileri bir noktaya taşıdı ki, değdiği, temas kurduğu her yeri, her şeyi ve herkesi kendisine benzetti.
Siyasi ahlak, program ve ilke giderek daha önemsiz hale geldi, hileyle de olsa kazanmak, inanmadığı değerlerle, yalanlarla oy istemek mübah hale geldi.
Günün sonunda tüm meclis partileri, düzenin bu kodlarını her şeyin başına yazıverdi.
Bunlar doğallaştıkça bir gün CHP’li olan vekil ya da belediye başkanının ertesi gün AKP’li olması kolaylaştı, doğallaştı.
Oyunun kurallarını belirleyen AKP olunca, bir anda yılların CHP’lileri dahi AKP’li oluverdi.
Özlem Çerçioğlu tam da bunun örneği değil miydi?
Bugünlerde adı CHP yönetimince yerden yere vurulan Burcu Köksal, tam 4 kez CHP’den vekil yapılmış, CHP’nin en kritik ikinci koltuğu, Grup Başkanvekili koltuğu ona verilmemiş miydi? Yine Afyon’dan belediye başkanlığı yolu yine ona açılmamış mıydı?
Sadece bu iki isimle ilgili bir durumdan da söz etmiyoruz. CHP’den AKP’ye geçen belediye başkanı sayısı 17’ye yükseldi, üstelik Mesut Özarslan gibi kendi sırasını bekleyen ve AKP’ye geçmek için can atanlar var.
Hemen her ay, birden fazla CHP’li belediye başkanının AKP’ye geçeceği söylenmiyor mu?
Özkan Yalım’a bakalım örneğin, “AKP’ye geçmediği için hedef alındı” denilmişti. Tutuklandı, sonrasında CHP’den ihraç edilen ilk isim oldu ve hemen ardından CHP yönetimine karşı itirafçı oldu. Özgür Özel’e para verdiğini, aracını yaptırdığını öne sürdü, tam da AKP’nin istediği şekilde.
Ancak mesele “bel altı” vuruşun hedefi olan Özkan Yalım’dan da ibaret değil.
Muhittin Böcek örneği çok daha çarpıcı değil mi?
Uzun süredir CHP’nin AKP’ye karşı dik duruyor dediği isim, Özgür Özel ve CHP yönetimine karşı en ağır darbeyi vuran isim olarak dün kayıtlara geçmedi mi?
Peki, nasıl oluyor da yılların CHP’lileri bir anda AKP’ye geçiyor, partilerini "satıp" AKP için itirafçı oluyor?
Yukarıda işaret ettik, bir kez daha vurgulayalım, düzen CHP’yi ve diğer partileri de içine alan şekilde korkunç bir çürüme üretti. Bu çürüme siyaset yapma biçimi olarak AKP’nin koyduğu kuralları herkes adına normalleştirdi.
Yaşadıklarımız tam da bu çürümenin normalleşmesidir.
Bu yüzden CHP yönetiminin bu tablodan çıkış olarak sadece seçim sandığını işaret etmesinde bir sorun yok mu?
31 Mart'ta belediye başkanı olan isimlerin, "Türkiye'nin birinci partisi" belediye başkanlığı görevindeyken tel tel dökülmesi, üstelik bir bölümün itirafçı olup karşı tarafa geçmesi, her şeyin seçimden ibaret olmadığını göstermiyor mu?
Her şey bu kadar sade değil mi?
Fotoğrafı en sade şekilde çekmek için sadece Meclis’e bakmak yeterli. Ahlak sorunu ve çürüme buradan besleniyor. Son seçimden sonra 100’ün üzerinde vekil, halktan oy aldığı partinin değil, başka bir partinin vekilliğini yapıyor şu anda. Son seçimde yine halkın oylarıyla belediye başkanı seçilen onlarca isim, başka bir partiden belediye başkanlığı görevini yürütüyor. Hani halka verilen sözler? Hani program, ilke, siyasi ahlak ve etik? Bir koltuk için tüm değerlerini pazarlık konusu haline getirenlerin düzeni bu! Vurgun, yolsuzluk, hırsızlık her şey mübah onlar için. Ahlak yoksa, çürüme her yerdeyse, onlardan daha mutlusu yok demektir.
TKP’nin geçtiğimiz yılın son günlerinde toplumsal çürümeye dair yaptığı açıklamanın can alıcı bölümlerinden birinde yukarıdaki değerlendirme yer alıyordu.
Yaşadıklarımız tam da bunun teyidi niteliğinde değil mi?
CHP'den AKP'ye geçenlerin listesi?
- Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu
- Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal
- Dinar Belediye Başkanı Veysel Topçu
- Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan
- Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz
- Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel
- Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım
- Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu
- Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan
- Hasankeyf Belediye Başkanı Hamit Tutuş
- Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca
- Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak
- Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu
- Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut
- Aşdağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül
- Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul
- Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya
- ? (Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan sıra bekliyor...)
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.