Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

CHP 103 yaşında: Nereden nereye?

CHP mutlak butlan tartışmalarının gölgesinde bugün 103 yaşına girdi. 1923’le ve kuruluş dinamikleriyle bağını tümden yitiren, Yeni Osmanlıcı AKP Türkiyesi'yle uyum konusunda büyük yol alan CHP’nin geldiği noktayı anlatan çarpıcı bir başlık tam da bugünlerde yeniden gündeme girmiş oldu. Gelin CHP'de laikliği savunmanın dahi nasıl yasaklandığının arka planına bakalım...

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 09.09.2026 , 10:56 Güncelleme Tarihi: 09.09.2026 , 10:59

Kurtuluş Savaşı ve kuruluş kavgasının ürünü olan CHP, bundan tam 103 yıl önce kurulmuştu.

Peki, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişin, tarihsel olarak önemli ileri atılımların “ev sahibi” olan partiden 103 yıl sonra geriye ne kaldı?

AKP Türkiyesi’ne mutlak uyum, Cumhuriyet düşmanlığına teslimiyet, laikliğin tabutuna çakılan çivilere eşlik etme, emperyalist projelere “devlet aklının eseri” denilerek verilen destek ve nihayet Yeni Osmanlıcı pozisyon.

Hal böyle olunca ortada kurtuluş ve kuruluş CHP’sinden kırıntı dahi kalmadığını not ederek başlamak gerekiyor.

Bu değerlere sahip çıkan, bu değerleri ileri taşımak isteyen milyonlarca insanı temsil etme iddiasında olan mevcut CHP, en büyük zararı da tam buraya veriyor.

Milyonlarca yurttaşı AKP Türkiyesi’yle barışık hale getirmeye dönük sistematik bir plan işletiliyor.

Peki, nasıl oldu bu?

Baykal’dan Kılıçdaroğlu’na, oradan Özel’e ve yeniden Kılıçdaroğlu’na…

CHP tarihi büyük kesintilerden oluşuyor.

Bu kesintilerin neresinde ipin tamamen koptuğunun bir noktadan sonra önemi yok.

Sonuç olarak bir düzen partisi olarak CHP, ayaklarını bastığı düzen eliyle AKP Türkiyesi’nin partisi haline getirildi, bu çok net.

Menderesli yıllardaki rekabet ve Amerikancılık kıblesi, 27 Mayıs, Demirel-Ecevit çekişmesinin damga vurduğu dönem, bu dönem boyunca bir düzen partisi olarak Türkiye’de sosyalist seçeneğin karşısına örülen duvar, 12 Eylül ve sermaye sınıfının ihtiyaçları doğrultusunda açılan kanlı sayfanın ardından uzun süre yol ve istikamet çizmekte zorlanılması...

Bunlar CHP tarihindeki önemli satırbaşları.

Sonra haberin girişinde vurguladığımız AKP Türkiyesi’nin partisi haline gelme arayışı başladı.

2002’de iktidara geldiği günden bu yana Cumhuriyet’i, laikliği, eser düzeyde de olsa geriye kalan kamuculuk fikrini hedef alan AKP, patronların, tarikatların ve emperyalistlerin desteğiyle çok fazla yol aldı.

Ancak destek kuvvetleri tarifini burayla sınırlı tuttuğumuzda tablonun eksik kalacağını da not etmek gerekiyor.

Baykal, çarşafa taktığı rozet yetersiz kalınca bir “kumpasla” devrilmişti.

Yerine gelen Kılıçdaroğlu, göreve başlar başlamaz “laiklik tehlikede değil” diyerek uyum sinyalleri verdi.

O günden Yenikapı ittifakına, oradan Millet İttifakı’na uzanan süreçte CHP her yıl biraz daha AKP Türkiyesi’nin partisi haline getirildi.

Bugün Yeni Parti’yi kuran kadroların tamamı, CHP’nin AKP Türkiyesi’ne uyumlu hale getirildiği bu dönemin öne çıkan kadrolarıydı. Beraber yürüdüler bu yolları.

Sonrası malum.

AKP, Yeni CHP’nin mevcut haline de tahammül edemeyerek mutlak butlan kararıyla partinin başına yeniden Kılıçdaroğlu’nu getirdi.

Ortada “figüran” destekli tören yapan, partiden eser kalmamış bir yapı kalmış durumda.

Bu başarı, tamamen AKP’nin eseri.

Bir laiklik parantezi

Şimdi haberin spotunda işaret ettiğimiz başlığa gelelim.

CNN Türk’teki televizyon programında da “Biz ne zaman dindar bir nesil yetişmesine engel olduk?” diyecekti.
Laiklikten söz etmek artık Y-CHP’de yasaklanmıştı.
Yasak, laik ve bilimsel eğitimi, eğitim birliğini ortadan kaldıran 4+4+4 adıyla anılan yasa TBMM’ye geldiğinde milletvekillerine tebliğ edildi.
O dönemde grup başkanvekili olan Muharrem İnce, Eğitim Komisyonu üyelerini ve yasa konusunda söz alacak milletvekillerini TBMM Genel Kurulu salonunda tek tek dolaşarak, Kılıçdaroğlu’nun talimatını iletti. Talimat şuydu; “Yasa ile ilgili konuşmalarda LAİKLİK VURGUSU YAPILMAYACAK”.

Bu sözler Nur Serter’in kaleme aldığı “CHP’de maskeli yıllar” kitabından paylaşılan bir bölümde geçiyor.

Söz konusu kitabın ilgili bölümüne ilişkin sosyal medya paylaşımını alıntılayan eski CHP’li vekil Hüseyin Aygün de şunları dile getiriyor:

“4+4+4 kanununa CHP hayır dedi.
Ama bunu Laiklik temelli yapmadı.
(“4+4+4’te 50 milyar dolar rant var” gibi tuhaf bir kampanya yürüttü)

Sonuç şu:
Kılıçdaroğlu o tarihte de Erdoğan’la beraber çalışıyordu.

Erdoğan, laiklik sözcüğünü Kılıçdaroğlu’na yasakla-t-mıştı.”

Evet, CHP’nin nasıl toprağa gömüldüğü sorusunun hâlâ yanıtsız kaldığı düşünülebilir mi?


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.