Sayfa yolu
'Çerçeve Yasa' komisyondan böyle geçti: Hakaretler, tehditler, birbirinin üzerine yürüyen vekiller, arbede
Fotoğraf: ANKA Haber Ajansı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 08.08.2026 , 08:45 Güncelleme Tarihi: 08.08.2026 , 09:50
TBMM Adalet Komisyonu'nda, AKP İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin görüşmeleri, usule ilişkin tartışmalarla başladı. Salonun yetersizliği de vekillerin tepkisine sebep oldu.
Teklif, Meclis’te 17 saatlik görüşmelerin ardından Adalet Komisyonu’nda kabul edildi.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel'in konuşmasının ardından, kanun teklifinin ilk imzacılarından AKP Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül'e söz verildi.
Gül, "On yıllardır ülkemizin enerjisini ve kaynaklarını sömüren, kalkınma hamlemizi yavaşlatan terör, bugün bütünüyle tasfiye edilme aşamasına gelmiştir. Terör ve silahlı şiddet sadece canlarımıza kastetmemiş, aynı zamanda demokrasiyi, siyaseti, sivil toplumu ve yerel kalkınmayı sekteye uğratmıştır. Bu yasayla silahlar susacak, demokrasi ve adalet güçlenecektir" ifadelerini kullandı.
'Süreç pazarlık ya da al-ver sürecinin neticesinde ortaya çıkmadı'
ANKA Haber Ajansı'nın haberine göre Gül, sürecin herhangi bir pazarlık sonucu ortaya çıkmadığını iddia ederek, "Bu süreç bir pazarlık ya da al-ver sürecinin neticesinde ortaya çıkmamıştır. Toplumumuzun tamamen beklentisiyle başlayan, silahların sustuğu bir sürecin akabinde bölgemizde de huzurun teminatı elbette Türkiye olacaktır" dedi.
'367 milletvekili imzaladı'
Kanun teklifinin 367 milletvekilinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulduğunu belirten Gül, bunun Türk parlamento tarihinde görülmemiş bir siyasi mutabakat olduğunu savundu. Gül, "Bu komisyon şeffaf bir şekilde, Meclisimizin denetimi, gözetimi altında tutanaklarıyla yürütülmüş ve kanun teklifi esasen o gün komisyonda çerçevesi çizilen, belirlenen bir çerçeve kanun niteliğindedir" dedi.
Gül, Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada küresel ölçekte önemli krizlerin yaşandığını belirterek, "iç cephenin güçlendirilmesinin önemini" vurguladı.
MHP'li Feti Yıldız: Ajitasyonlara pabuç bırakmam
MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da MHP'nin "Terörsüz Türkiye" hedefini desteklemeye devam edeceğini belirtti. Yıldız, "Siyasi, ahlaki, vicdani hiçbir ölçüyü tanımayan; ilkesi, iradesi ve heyecanı olmayan; yalan, riya ve istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız. İstiyorlar ki birbirimize küselim. Birbirimizden kopalım. Bekliyorlar ki evlatlarımızın bayrağa sarılı tabutlarını omuzlarımızda taşıyalım" dedi. İYİP milletvekillerinin, "Kim ister" diyerek tepki göstermesi üzerine Yıldız, "Ben ajitasyonlara pabuç bırakmam" diye karşılık verdi.
'Öcalan'a teşekkür' gerginliği
Komisyonda DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit'in Abdullah Öcalan'a teşekkür etmesi de gerginlik yarattı. Koçyiğit'in sözleri üzerine İYİP Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, "Türkiye Cumhuriyeti Meclisi'nde bebek katili eşit tutulamaz" diyerek tepki gösterdi, komisyonda gerginlik yaşandı.
'Teklif mahkumiyet hükümlerini ortadan kaldırmıyor'
MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay'sa teklifin geçici bir siyasi metin olmadığını belirtti. Şöyle konuştu:
Bu teklif bir af düzenlemesi değildir. Suçun hukuki niteliğini değiştirmemektedir. Mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldırmamaktadır. Ceza sorumluluğunu silmemektedir. Devam eden soruşturma ve kovuşturmalarla kesinleşmiş mahkûmiyet hükümlerinin hukuki varlığını ortadan kaldırmamaktadır. Teklifin özü şudur: Belirli ağır şartların gerçekleşmesi halinde, belirli suçlar bakımından, belirli sürelerle ve yargısal karar mekanizmaları içinde soruşturma, kovuşturma ve infaz süreçlerinin ertelenmesidir.
Akçay, kanunun yürürlüğe girmesiyle otomatik sonuç doğmayacağını, herkes bakımından resen uygulanmayacağını ve yalnızca başvuru yapan kişiler yönünden değerlendirileceğini de hatırlattı.
CHP'li Alp: Süreç Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci
CHP Kars Milletvekili İnan Akgün Alp, teklife destek verdiklerini belirtti. Alp, "Terörün bitmesi Türkiye için tarihsel bir fırsattır" derken, süreci "Cumhuriyeti demokrasiyle taçlandırma süreci" olarak tanımladı.
Alp, şunları kaydetti:
Partimiz bu yasayı, devletin kurucu partisi olma tarihsel misyonuyla, Cumhuriyet'in kazanımlarını sahiplenen geçmişi demokratik bir olgunlukla değerlendirerek geleceğe yönelen bir siyasal dil ve perspektifle karşılamıştır. Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında önemli bir görevimiz de ülkemizin üniter yapısından, demokratik hukuk devletinden taviz vermeden, bu ülkede yaşayan herkesin kendisini eşit, özgür ve güvende hissedebileceği bir Türkiye inşa etmektir. Cumhuriyet'in kurucu iradesi, ikinci yüzyılda da toplumsal barışın ve ortak geleceğin kurucu iradesi olacaktır.
Yeni Partili Emir ile DEM Partili Oluç arasında 'Demirtaş' tartışması
Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, görüşmeler sırasında, "Anayasa'ya biraz saygılı bir idare olsaydı, Selahattin Demirtaş'ın yıllardır özgür olmuş olması gerekirdi" demesi üzerine, DEM Parti Antalya Milletvekili Saruhan Oluç, "Demirtaş sizin kullanışlı aletiniz değil. Demirtaş üzerinden kurmayın cümlelerinizi. O bizim yoldaşımız" diye tepki gösterdi.
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer, kanun teklifinin "Kürt sorununun çözümü ve demokratik bir Türkiye'nin yeniden kurulması açısından önemli bir eşik olduğunu" öne sürdü.
DEM Partili Beştaş: Cumhuriyet'le aralanan demokrasi kapısından birlikte geçemedik
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, "Cumhuriyet'in ardından demokrasi, adalet ve hukuk kapısından herkesin birlikte geçemediğini" belirterek, "Kürtlerin, ötekileştirilen halkların ve inançların dışarıda bırakıldığını" söyledi:
100 yılın ardından Cumhuriyet ile aralanan demokrasi, adalet ve hukuk kapısından hep birlikte geçemedik. Dışarıda kimler kaldı? Kürtler kaldı. Ötekileştirilen halklar, inançlar kaldı. Her dönemeçte bu kapıyı ezilen halklar, inançlar, sosyalistler, devrimciler, kadınlar, işçiler mücadeleleriyle aşındırdılar ve aşındırmaya da devam ediyorlar.
Beştaş, "Kürtler artık siyasetin malzemesi olmak istemiyor. Seçim dönemlerinde Kürtçe bir-iki cümle duymak istemiyor. Kürt meselesi demokrasi olmadan çözülemez. Biz Diyarbakır'a demokrasi, İstanbul'a faşizm savunmuyoruz. Türkiye'nin her tarafına demokrasiyi savunuyoruz" diye konuştu.
Komisyonda gerginlik: 'Saygılı ol be, kimi tehdit ediyorsun?'
Yeni Parti Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise yaptığı konuşmada, teklifin önemli ancak eksik olduğunu belirterek, "Bu teklifi destekliyorum. Çünkü silahların bırakılması için hukuk bir kapı açmak zorundadır. Bir insana 'Silahını bırak, ülkene dön, siyasal ve toplumsal hayata katıl' diyorsanız, o insan kapıdan içeri girdiğinde başına ne geleceğini bilmelidir. Hukuk belirsizlik değil, güvence üretmelidir" dedi.
Tanrıkulu ile İYİP'li milletvekilleri arasında tartışma çıktı. Karşılıklı sert ifadeler kullanıldı.
İYİP milletvekilleri Selcan Taşcı ve Yüksel Selçuk Türkoğlu, Sezgin Tanrıkulu'nun konuşmasına tepki gösterdi. Bunun üzerine Tanrıkulu, "Uzatma, asabımı da bozma, Selçuk. Kime sataşacağını bil, tamam mı? Uzatma" dedi. İYİP'li milletvekilleri, "Tehdit mi ediyorsun, şehit cenazesine katıldın mı?" diye sordu.
Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, vekilleri uyardı. İYİP'li Taşcı, "'Kime sataşacağını bil' ne demek ya! Tehdit mi ediyor?" derken, İYİP'li Türkoğlu da "Sezgin, düzgün konuş. Siz burayı dağ mı sandınız?" dedi.
DEM Parti Erzurum Milletvekili Meral Danış Beştaş, Türkoğlu'na, "Saygılı ol be, kimi tehdit ediyorsun?" diye konuştu. Türkoğlu, "Saygıyı siz göstereceksiniz" ifadesini kullandı.
İYİP'li Rıdvan Uz Komisyon Başkanı Yüksel'in üzerine yürüdü
Görüşmeler sırasında İYİP Çanakkale Milletvekili Rıdvan Uz ile Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel arasında söz alma üzerine kavga çıktı.
Yüksel, teklifin tümü üzerine konuşmaların tamamlanmasının ardından maddeler üzerine görüşmelere geçilmesini oylamaya sundu. Rıdvan Uz da Yüksel'in tavrına karşı çıkarak "Adaletli olacaksınız" diye bağırdı. Oylamanın kabul edilmesi üzerine Yüksel ve Uz arasında tansiyon yükseldi. Uz yerinden kalkarak Başkanlık Divanı'na yürüdü. Yüksel ise Uz'a bağırarak "Otur yerine" diye karşılık verdi. Bunun üzerine tartışma daha da büyüdü.
Araya İYİP'li ve AKP'li milletvekilleri girerek Uz'u engelledi.
İYİP'li Türkeş Taş ile MHP'li Bülbül arasında 'pislik' tartışması: Bülbül komisyon salonunda çıkarıldı
İYİP Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptıklarını "pislik" olarak nitelendirdi. Ayyüce Türkeş Taş’ın, babası Alparslan Türkeş’in siyasi mirasının kullanılmasını eleştirerek "Kendi yaptıkları pislikleri de Türkeş’i kendine çamaşır suyu yaparak aklayamaz" dedi. Türkeş Taş’ın "1997’de Türkeş’in yaptığı siyaset bitmiştir. Yeni gelen liderine saygımız vardır ama kendi yaptıkları pislikleri de Türkeş’i kendine çamaşır suyu yaparak aklayamaz" sözlerine MHP Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül tepki gösterdi.
Bülbül, "Sen ağzını topla, pislik sensin" diye tepki gösterdi.
Bülbül'ün tepkisi üzerine Türkeş Taş, "Ben Genel Başkan'a pislik falan demedim" diye cevap verdi.
"Seni bu dünyada kimse tehdit etmesin diye biz mücadele veriyoruz" diye masaya yumruk atan MHP'li Bülbül'ün tavrına, "Sen ne yapıyorsun?" diyerek İYİP Milletvekili Balıkesir Burak Dalgın tepki gösterdi. Bunun üzerine ayağa kalkarak Dalgın'ın üzerine yürüyen Bülbül'ü İYİP'li ve MHP'li milletvekilleri tuttu.
Çıkan arbedede milletvekilleri her iki tarafı da sakinleştirmeye çalıştı, ardından Komisyon Başkanı Yüksel, komisyona kısa süreliğine ara verdi. Bu sırada da MHP'li Bülbül komisyon salonunda çıkarıldı.
soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.