Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Cemil Bayık: 'Öcalan bizim dışımızda adım atmıyor, Mazlum Abdi görevi kabul etmemeliydi'

KCK Eşbaşkanı çözüm süreciyle ilgili açıklamalarında Meclis'ten geçen yasayı yetersiz bulduklarını söyledi, Suriye'de Mazlum Abdi'nin Şara'ya danışmanlık görevini kabul etmesini eleştirdi, Öcalan özgür olmadan silah bırakılmayacağını söyledi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 18.09.2026 , 11:06

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Nuçe TV'de yayınlanan Hevpeyvin programına konuk olarak çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayık, Meclis'te kabul edilen yasanın kendi taleplerini karşılamadığını belirtti ve Suriye'de SDG Komutanı Mazlum Abdi'nin Şara'nın cumhurbaşkanlığı danışmanlığı görevine getirilmesine ilişkin de eleştirilerini dile getirdi.

'Mazlum Abdi görevi kabul etmemeliydi'

Suriye Cumhurbaşkanlığı Danışmanı Mazlum Abdi'nin üstlendiği yeni göreve yönelik eleştirilere değinen Bayık, Abdi'nin daha önce hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde kalacağını açıkladığını hatırlattı. Bayık bu tutumun doğru olduğunu ancak Abdi'nin son dönemde Şara'nın danışmanlığını üstlenmesinin yerinde olmadığını söyledi: 

"Mazlum Abdi, hiçbir görev kabul etmeyeceğini ve halkının içinde olacağını söyledi. Bu açıklaması yerindeydi. Ancak son dönemde Şara'nın danışmanı oldu. Eğer Kürtlerden sorumlu bir şey adına olsaydı, o zaman sorun olmazdı. Mevcut eleştiriler yerindedir. Biz de eleştiriyoruz, çünkü kabul etmemesi gerekirdi. Şara'nın Kürtlere ihtiyacı var. Ancak Kürtler birbirlerine dost olursa dostları olur. Bunun dışında, 'Bu Kürtlerin dostudur' diyebileceğimiz bir güç yoktur. Ancak bu, ilişkiler kurmadığımız anlamına gelmez."

'Öcalan bizim dışımızda hiçbir adım atmıyor', DEM Parti heyeti aracılığıyla mesajlar gönderiliyor ve alınıyor'

Yasa Meclis'e sunulmadan önce görüşlerinin alınıp alınmadığı sorulan Bayık, Abdullah Öcalan ile aralarındaki iletişimin nasıl işlediğini şu sözlerle anlattı: 

"Önder Apo bizim dışımızda hiçbir adım atmıyor, görüşümüzü alıyor. Belki doğrudan devlet ve İmralı ile toplantılar yapmıyoruz; ancak görüşlerimizi Önder Apo'ya gönderiyoruz. Önder Apo, bir adım atmak istediğinde bizim karar ve görüşlerimizi alıyor. DEM Parti heyeti aracılığıyla mesajlar gönderiliyor ve alınıyor. Önder Apo, Türkiye devletiyle yaptığı bir görüşmenin sonucunda PKK'nin feshedilmesi kararını almadı, bu adımı kendi tarafından geliştirdi. Önder Apo güvenceyi kendisinde, hareketinde ve halkında görüyor. Bunun dışında bir güvencesi yok."

'PKK ve Öcalan bu yasayı yetersiz görüyor'

Devletin kendi çıkarlarını gözettiği gibi kendilerinin ve halklarının da çıkarları olduğunu vurgulayan Bayık, çıkarılan yasanın yetersiz ancak bir başlangıç olarak görüldüğünü ifade etti: 

"Yasa bir temeldir ve insan bu temel üzerinden çalışabilir, bazı sonuçlar elde edebilir. Türkiye'de demokrasi ilerlemezse Kürt sorunu çözülmez. Kürt meselesi ile demokratikleşme iç içedir. Çözüm için demokratikleşme şart. Hareketimiz ve Önder Apo da bu yasayı yetersiz görüyor. Ancak bir temel yasa olarak görüyoruz. Biz adına sabırla, bilinçli ve stratejik bir şekilde yaklaşıyoruz. Ortadoğu'da Kürtler bir güçtür. Bazı güçler bu gücü kendi çıkarları doğrultusunda kullanmak istiyor. Biz ise bu gücü bütün Kürt halkının hizmetine sunmak istiyoruz."

'Türkiye'yi bölmek istemiyoruz, Öcalan'a PKK adına devletle iletişim kurması için yetki verdik'

Yasanın içeriğinin süreci geciktirdiğini söyleyen Bayık, sürecin kasım ayını aşarak gelecek yıla kadar uzayabileceğini belirtti: 

"Bu yaklaşım ve Türkiye'nin adım atmadaki ağırlığı nedeniyle sürecin yalnızca kasım ayına kadar değil, gelecek yıla kadar bile uzaması ihtimali var. Önder Apo'ya, hareket adına süreci yürütmesi ve devletle ilişki kurması gerektiğini söyledik. Bu görevi ona verdik. Bu nedenle devlet onu esas alıyor. İnisiyatif onda olsa da Önder Apo hareketi ve halkı esas alıyor. Görüşlerimiz, taleplerimiz ve eleştirilerimiz dikkate alınıyor. Önder Apo süreçte önemli bir rol üstleniyor. Ona, hareket adına devletle iletişim kurması için yetki verdik; kendi başına bu süreci yürütmüyor, orada bazı arkadaşlar da var. Taleplerimiz açıktır. 50 yıl boyunca mücadele ettik, bedeller ödedik ve büyük acılar yaşadık. Sonuç olarak Kürt halkını ayağa kaldırdık. Kürtler kendi kimliği, dili ve kültürüyle konuşmak ve kendi topraklarında özgürce yaşamak istiyor. Bu bizim doğal hakkımızdır. Türkiye devletinden fazladan bir şey istemiyoruz. Türkiye devletini parçalamak ve bir devlet kurmak istemiyoruz. Devlet Kürtlere özgürlük sağlamıyor, baskı uyguluyor."

Bugüne kadar Kürtlerin Anayasa'da hiçbir karşılık bulmadığını vurgulayan Bayık, taleplerini şöyle sıraladı: 

"Kürtlere karşı inkâr politikası yürütülüyor. Türkiye yasalarında değişiklik yapılmasını istiyoruz. Türkiye'de Kürtler hukuk ve adaletin dışında bırakılmış durumda. Kürtlerin haklarının Türkiye Anayasası'nda yer alması için çalışıyoruz. Türkler, Kürtlerin yardımıyla zor durumdan çıktılar. Ne geliştirdilerse Kürtlerin yardımıyla geliştirdiler; bu tarihsel olarak belgelenmiştir, ancak bu tarihi gizlediler. Biz şimdi bu tarihi ortaya çıkarıyoruz. Devlet, eğer gerilla silah bırakırsa Kürtler için değişiklikler yapacağını ve adımlar atacağını söylüyor. Kongremizi yaptığımızda ve PKK'yi feshettiğimizde, Önder Apo'nun ancak alınan kararları pratikte yürütebileceğini söyledik. Bunu yapması için Önder Apo'nun fiziksel olarak özgür olması gerek. Olmadığı sürece devletin yasası uygulanmaz. Bunun zemini var ve zamanı gelmiştir. Devletin yaptığı açıklamaların arkasında durması gerekiyor."

'Türkiye devletine güvenimiz yok ve kuşkuyla yaklaşıyoruz'

Öcalan özgür olmadan silah bırakılmayacağını yineleyen Bayık, devletin somut adımlar atması gerektiğini söyledi: 

"Önder Apo özgür olmazsa silahları bırakmayız ve Türkiye'ye gitmeyiz. Eğer silah bırakacaksak demokratik siyaset faaliyeti yürütme hakkımızın olması gerekiyor. Aynı zamanda yasaların değiştirilmesi gerekiyor. Türk hukukunda Kürtler yok. Değişiklik yapılmazsa Kürtlerin her türlü baskı altına alınması ve yok edilmeye çalışılması devam edecektir. Türkiye bu zihniyetle devam ederse zarar görecektir. Türkiye devletine güvenimiz yok ve kuşkuyla yaklaşıyoruz. Kayyımlar devam ediyor. Şimdiye kadar siyasi tutuklular serbest bırakılmadı. Aralarında birçok hasta da bulunuyor. Cezaevlerinin boşaltılması gerekiyor. Terör listesinden de şimdiye kadar kimse çıkarılmadı. Eski siyasetten değişen bir şey yok. Bundan kaynaklı kaygılar var. Bu kaygıların ortadan kalkması için somut adımların atılması gerek. Her şeyi silah bırakmaya sıkıştıran bir anlayış var."

'PKK örgütsel olarak feshedildi, ancak bu PKK'nin ruhunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor'

Silah bırakmaya hazır olduklarını yineleyen Bayık, PKK'nin fesih kararının anlamını şöyle açıkladı: 

"Biz silah aşığı değiliz; halkımızı korumak için silah taşıdık. Bir kez daha savaş istemiyoruz. Bunu dünyaya ilan ettik, ancak güvenceler istiyoruz. Devlet de korkuyor ve kuşkuyla yaklaşıyor. Bunu ortadan kaldırmak için silahları da yaktık. PKK örgütsel olarak feshedildi, ancak bu PKK'nin ruhunun ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. PKK, Kürt toplumu içinde bir ruh oluşturdu ve onu canlı hale getirdi. Bu ruhla bugüne geldik. Bu ruhla katliamların önünü aldık. PKK bir ruhtur, Kürtler bu ruh ile canlandı. Bu bir hakikat. 50 yıllık süreçte hatalar da yaptık. Bu, istediğimiz sonuçları alamamamıza neden oldu. Bu yöntemle devam edersek tehlikelerin ortaya çıkabileceğini gördük. Mücadeleden vazgeçmedik; biz bir mücadele hareketiyiz."

'PKK'nin feshedilmesini ilk başta bazı PKK'liler kabul etmedi, ama sonra uzun sürmedi, şimdi siyasi faaliyet yürütüyoruz'

Fesih kararının örgüt içinde ilk başta tereddütle karşılandığını ancak bu durumun kalıcı olmadığını belirten Bayık şunları söyledi: 

"Bazı kişiler bunu kabul etmedi, bazı kişiler tereddüt yaşadı, halk da kuşkuya düştü. Ancak bu uzun sürmedi. PKK şimdi siyasi bir biçimde faaliyet yürütüyor. Hiçbir zaman özgürlükten ve halkımızdan vazgeçmeyiz. Bütün halklar için mücadele ediyoruz. PKK üyeleri halklarına hizmet edecek. Bunun dışında bir çabaları da yok. Onların bireysel bir yaşamları yok, yaşamlarını halk ve ülkelerinin özgürlüğüne adanmıştır. Ne maddiyat ne de başka bir şey yok. Sadece Kürtlerin değişmesi ve dönüşmesi yetmez, Türkiye Devleti'nin bir bütün olarak değişmesi ve dönüşmesi gerek. Ancak o zaman sonuç alınır. Türkiye'de bir değişim ve dönüşüm yaratmak Kürtler'de değişim ve dönüşüm yaratmaktan daha zor ancak bu ikisinin bir arada yapılması gerek, yoksa sonuç alınmaz. Demokratik bir Cumhuriyet olmadan hiçbir halkın sorunları çözüme kavuşmaz."

'Herkesle masaya oturmaya ve Kürt ulusal birliği için çalışmaya hazırız'

Kürtlerin birliği için tarihsel bir fırsat doğduğunu belirten Bayık, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'ndeki siyasi tıkanıklığa da değindi: 

"Herkesle masaya oturmaya ve Kürt ulusal birliği için çalışmaya hazırız; bu konuda hiçbir şartımız yok. Herkes ulusal birliği, demokratikleşmeyi, özgürlüğü esas almalı, esaslarımız budur. Başûr'da (Kuzey Irak) iki yıldır bir seçim oldu ancak hükümet kurulmadı. Hepimizin Başûr Kürdistanı'nın kazanımlarını koruması gerekiyor. Başûr'da demokratik bir hükümet oluşması gerek. Devletler Başûr'un statüsünü bozmak istiyor. Önder Apo Başûr'un kazanımlarının korunması gerektiğini her fırsatta dile getiriyor. Önder Apo, KDP ve YNK liderleriyle görüşmek istiyor. KDP ve YNK başta olmak üzere Başûr'daki her siyasi oluşum Önder Apo ile görüşmek istemeli, bu ulusal bir görev. Bunun için baskı yapmaları gerek, yoksa Türkiye kabul etmez. Başûr'daki yetkililerle bazı görüşmelerimiz oldu ve birbirimizin görüşlerini alıyoruz. Başûr'da bir hükümet kurulamıyor. Siyasi partiler kendi çıkarlarını değil ulusun çıkarlarını öncelemeli. Halkın halklarını öncelemeliler."

'Eğer süreç başarıya ulaşmazsa büyük bir savaşa da hazırız'

Sözlerini sürecin geleceğine dair bir değerlendirmeyle tamamlayan Bayık, "Barış süreci için bazı adımlar attık ve bunun için bir zemin oluşturduk. Bu zemini güçlendirmek ve başarıya ulaştırmak istiyoruz. Siyasetle, çabalayarak daha fazla sonuç alacağız. Eğer süreç başarıya ulaşmazsa büyük bir savaşa da hazırız. Halkımızın amaçlarını gerçekleştirmediğimiz sürece mücadeleden vazgeçmeyeceğiz" dedi.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.