Sayfa yolu
Çavuşoğlu ile Blinken'dan ortak basın toplantısı
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 20.02.2023 , 10:39 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Göreve başladığından bu yana ilk resmi Türkiye ziyaretini gerçekleştiren ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, dün Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki depremlerden etkilenen bölgeleri ziyaret etmesinin ardından bugün Ankara’da temaslarda bulunuyor.
Blinken, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşme sonrası Anıtkabir’i ziyaret edecek. ABD Dışişleri Bakanı daha sonra AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşecek.
Blinken, Ankara’daki programı kapsamında ilk olarak Çavuşoğlu ile görüştü. Çavuşoğlu ve Blinken, görüşme sonrası ortak basın toplantısı düzenledi.
Çavuşoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Askeri ilişkilerimiz stratejik ortaklığımızın önemli boyutlarından biri. Tek taraflı yaptırımlar nedeniyle savunma sanayiimizde zorluklarla karşılaşıyoruz. F-16 talebimizle ilgili son durumu da ele aldık. ABD yönetimi talebimize güçlü destek veriyor. Bu konuda Kongre'ye resmi bildirimin bir an önce yapılmasını arzu ediyoruz. Bu sürecin de süratle tamamlanması her iki tarafın yararınadır. Kongre'de her zaman zorluklar çıkabiliyor. Bazı çevrelerce bu sürecin Kongre'de geciktirilmemesi gerekiyor. Kongre'nin de engelleyici değil destekleyici bir rol üstlenmesini bekliyoruz. Talebimizin karşılanması NATO'nun savunma kabiliyetleri açısından da son derece önemli. Terörle mücadele her zaman ortak gündemimiz. PKK, YPG'ye verilen desteğe ve FETÖ'nün mevcudiyetine son verilmesi hususundaki beklentilerimizi de bugün vurguladık
Özellikle vatandaşlarımızın vize başvuru süreçlerinde ciddi bir gecikme var. Altı aya kadar bekleme süreleri var. Hızlandırılması konusunda talebimizi ilettik.
NATO’nun genişlemesini de değerlendirdik. İki aday (Finlandiya-İsveç) ülkeden beklentimizi değerlendirdik. Üçlü toplantıya ara vermiştik. Brüksel’de gerçekleşecek. NATO’dan katılacak arkadaşlarla konu değerlendirilecek.
İsrail-Filistin meselesini de değerlendirdik. Son zamanlarda atılan adımlardan endişe duyuyoruz.
Suriye konusunu da değerlendirdik. Depremden sonra Suriye halkına yapılacak ABD'nin de yardımları var."
Blinken'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
"Amerikan halkı sizi desteklemek üzere yanınızdadır. Toparlama ve inşaat çalışmalarında yanınızdayız. İncirlik Hava Üssü'ne gittim. Şu an ABD'nin yardım merkezi durumunda. Hatay ili üzerinde gezdik ve yıkımı yakından gördüm. Sözlerle ifade etmek çok zor. Binalar, mahalleler, yollar tamamen hasar görmüş durumdalar. Müdahalecilerle de tanıştık, Amerikan yardım kurtarma ekipleriyle tanıştım. Hepsi bu felaketin ne kadar büyük bir miktarda olduğunu biliyorlar. Ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Depremden sonra birkaç saat içinde Başkan Biden federal kuruluşların yöneticilerine emir verdi, anında yardım etmeleri için. Yüzlerce hükümet yetkilisini alana gönderdik. Paramedikler, tehlikeli madde uzmanları, mühendisler hepsini bölgeye gönderdik. Yardım malzemeleri gönderdik. Dün şu anki 85 milyon dolar üzerine ek 100 milyon dolar daha yardım geleceğini söyledik.
Şu anda Türkiye uzun bir dönemden geçecek, yeniden inşa açısından. Şu anda BM 1 milyar dolarlık bir yardım talebinde bulundu. Her zaman yanyanayız. Ortak güvenlik konularında ve tabii ki Rusya'nın agresyonunda. Türkiye'nin Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğü desteğini anlıyoruz ve destekliyoruz.
Ortak güvenlik konularında her zaman yan yanayız. Karadeniz'deki koruma ve Ukrayna kıyılarının korunmasında Montrö çok önemli. ABD, Türkiye'nin uzun süredir NATO üyeliğini takdir etmekte. Finlandiya ve İsveç'in katılımıyla bu müttefiklik daha da güçlenecektir. Türkiye ve ABD aynı zamanda uluslararası terörizm konusundaki çalışmaları devam etmektedir. Türkiye'nin Yunanistan ve Ermenistan ile ilişkileri çok önemli. Türkiye'nin NATO'nun içerisinde hava gücü çok önemli.
Ortak çıkarlarımız var. Ortak değerler üzerine kurulu ilişkimiz var. Türkiye'de her zaman aynı konuda aynı fikirde olmayabiliriz ancak dost ve müttefik olarak her zaman yanyana durmaya devam edeceğiz. Birbirimizle açık açık konuşabiliyoruz."
Bakanlar açıklamaların ardından soruları cevapladı:
Blinken, Türkiye'ye F-16 savaş uçakları satılması üzerine soruya şu yanıtı verdi:
"F-16 konusunda Biden yönetimi son derece hem yükseltilmesi hem de yenilerini sunmak konusunda Türkiye'yi desteklemektedir. Ulusal çıkarlarımız ve ittifakın çıkarları konusunda Türkiye'nin en yüksek standartlarda faaliyet göstermesi çok önemli. Bu konuda özel olarak şunu söyleyebilirim ki bir değerlendirme yapamam şu anda bu resmi olarak bizim Kongre'yi bilgilendirmemiz gerekiyor. Biz yönetim olarak bu desteği sağlamak için çalışmalarımız devam ediyor. Uzun zamndır süregelen savunma güvenlik bağlarımız var. Başkan Biden'ın her zaman söylediği gibi Türkiye ve NATO'nun ortak hareket kabiliyeti bizim için çok önemli.
Çavuşoğlu ise şu yanıtı verdi:
"F-16'larla ilgili beklentilerimizi açıkça söyledim. Yönetimin iradesi var. Kongre'de bazı senatörlerin yazdığı mektuptan haberdarız. Biz bir taraftan heyetlerimizle birlikte Kongre üzerinde de çalışmalarımızı sürdürüyoruz. ABD yönetimi de kararlı bri duruş sergiler ve Kongre üzerinde birlikte çaba sarfedersek bunu aşabileceğimizi düşünüyorum.
İki birbirinden bağımsız iki konunun yani özellikle iki ülkenin (Finlandiya-İsveç) NATO üyeliğinin F-16 alımına şart koşulması doğru olmaz. İkisi farklı konu. İkisinin de şartları var. Kendi temelinde devam eden müzakereler var. Dolayısıyla ikisini birbirine şart koşmak doğru bir yaklaşım olmaz. Şartlara bağlanarak F-16 almamız mümkün olmaz. Elimiz ve kolumuzun bağlanmaması lazım. Bu konuda ortak duruş sergilemek yani Türkiye ve ABD yönetimi olarak bence kritik öneme haizdir.
'F-35 programında olmadığımıza göre paranın geri ödenmesini beklemek en doğal hakkımız'
F-35 konusunda biz F-35 programının ortağıydık. CAATSA yaptırımları sebebiyle Türkiye F-35 programından çıkarıldı. Bu tek taraflı bir karardı. Dolayısıyla ödediğimiz 1.4 milyar doalrlık bir rakam var. Türkiye bu programda olmadğına göre paranın geri ödenmesini beklemek en doğal hakkımız. Bu konuda da müzakereler devam ediyor. Tony'le 18 Ocak'ta DC'de görüşürken uzmanlarımız da bu konuda görüşmeler gerçekleştirdik."
Çavuşoğlu, Türkiye-ABD ilişkileri ve Finlandiya ile İsveç'in NATO üyeliğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
"Elbette zor zamanlarda gösterilen dayanışma her zaman ilişkilere olumlu etki yapar. Katkı sağlar. ABD ile görüş ayrılığı içinde olduğumuz konular zaten belli ama pozitif gündemimiz ve buna odaklanarak ilişkilerimizi geliştirme arzumuz da ortada. Roma'daki görüşmede Biden ve Erdoğan bu stratejik mekanizmanın kurulmasını kararlaştırdılar. Buradaki amaç pozitif gündeme odaklanmak ve ilişkilerimizi farklı alanlarda geliştirmek, bölgesel ve küresel konularda işbirliğimizi güçlendirmek. Varolan sonuçları yine bu mekanizma sayesinde nasıl çözebileceğimizi konuşmak. Bu doğrultuda iki defa biraraya geldik. Bu toplantıların son derece faydalı olduğunu düşünüyoruz. Bizim ilişkilerimizi geliştirmek için illa bir felakete beklememize gerek yok, zor günleri beklememize gerek yok.
İsveç açıklaması
Finlandiya ve İsveç'in NATO üyeliği konusunda üçlü bir mutabakat muhtıramız var. Burada kim ne yapacak açıkça belirtilmiştir. Finlandiya ile ilgili sorunumuzun göreceli daha az olduğunu her zaman vurguluyoruz. Sizin verdiğiniz takvim yani Litvanya'daki NATO Zirvesi'yle ilgili atılacak adımlar aslında özellikle İsveç'in atacağı adımlara bağlı. Evet bazı olumlu mesajlar verdi, kanun değişikliği yaptı, anayasa değişikliği ama maalesef İsveç'te PKK terör örgütü yandaşlarının finansman, insan devşirme, terör propogandası dahil her türlü faaliyetlerini devam ettirdiğini biliyoruz. Hem de şehrin merkezinde. Onların amacını da biliyoruz. İsveç'in NATO üyeliğini engellemek istiyorlar ama bu tür faaliyetleri engellemek İsveç'in elinde. Başbakan'ın iyi niyetini Cumhurbaşkanı'mız gördü. Dışişleri Bakanı Ankara'ya geldi. O da Meclis'teki tüm partilerin tutumunu gördü. Bu sadece iktidar meselesi değil. Tüm partilerin tutumu burada aşağı yukarı ortaktır. İsveç ne kadar hızlı adım atarsa biz de Meclis ve halkımızı ikna edersek öyle adımlar atılır. Finlandiya konusunda farklı bir tutum sergileyebileceğimizi Sayın Cumhurbaşkanımız da söylediler. Herkesin İsveç'i teşvik etmesi gerekiyor."
Sonrasında söz alan Blinken, şunları söyledi:
"İlişkimizin seviyesi konusunda söylediğinize katılmıyorum. Türkiye ve ABD uzun zamandır dünya çapında küresel olarak ortak bir şekilde çalışmaktayız. F-16 konusunda size bir takvim çizemiyorum ancak ben aktif olarak Kongre'yle temaslardayım. Bu bizim için çok önemli bir konu. NATO'nun ortak kabiliyetinin artırılması açısından. Finlandiya ve İsveç'in katılımıyla bu ikili bir konu değil. Bildiğiniz gibi biz onların katılımını güçlü bir şekilde destekliyoruz. NATO olarak onların katılımı gerçekleştiği zaman ülkelerin hepsinin güvenliği artırılacaktır. Finlandiya ve İsveç şu anda önemli adımlar atmışlar üçlü mutabakata uygun bir şekilde. Bu adımları biz gerçekten değerli buluyoruz."
Blinken, Suriye gündemine ilişkin şöyle konuştu:
"Suriye konusunu görüştük. Şu ana kadar biz Türkiye'nin gerçek güvenlik endişelerini anlıyoruz güney sınırıyla ilgili olarak. Eminim Türkiye de bizim güvenlik konumuzu anlıyordur. Şu anda birlikte çalışmaya devam ediyoruz. Her iki konuya da biz yanıt veriyoruz. Şu anda insani yardım çok önemli Suriye için. En kısa zamanda yardımı en büyük şekilde ulaştırmaya çalışıyoruz. BM Güvenlik Konseyi kararı sonucu olarak Rusya'nın faaliyetinden dolayı sınırdan geçiş sadece tek bir kapıda. Şimdi Esad rejimi iki yerde daha sınır açacağına söz verdi. Suriye halkına yardımı artırmamız gerekiyor. Suriye'deki savaşından bu yana ABD Suriye halkına yardım yapıyor."
Çavuşoğlu, şunları söyledi:
"Biz herhangi bir terör örgütüne karşı başka bir terör örgütüyle işbirliği yapmanın yanlış olduğunu her zaman söylüyoruz. PKK/YPG'nin de DAEŞ'le mücadele ettiği iddiasının doğru olmadığını her zaman kanıtladık. NATO müttefikleri olarak her türlü terör örgütüyle mücadele etmemiz lazım. Siyasi irade varsa mücadele edecek kapasitemiz de var. NATO için iki tehdit var. Birinci tehdit Rusya, ikinci tehdit terörizm. DAEŞ'e karşı bizim düşmanımız olan terör örgütüyle işbirliği yapmamız doğru değil. Mutabakata göre ABD'nin sınırlarımızın 30 kilometre güneyinde terör örgütü mensuplarını temizlemesi gerekiyordu bu konuda maalesef somut bir adım göremedik. Bir deprem oldu, bu siyasi bir konu değil, insani bir konu. Depremden etkilenen Suriyeli insanlara yardım etmek bizim insanlık görevimiz. Birçok uluslararası kuruluş ve bazı ülkeler bizim üzerimizden bize yardım getirirken bir kısmını Suriye'ye göndermek istediler. Bu yardımları kolaylaştırmak da bizim insani görevimiz. Kilis'te şu anda zaten açık olan kapıların da insani yardımlar için BM tarafından kullanılabileceğini söyledik. BM bunu olumlu değerlendirdi. Buradan da bazı tırlar insani yardım götürmek için Afrin'e de geçti."
Blinken, Çin ve Rusya'yla gerilime ilişkin soruları ise şöyle yanıtladı:
"Çin konusu ve Rusya konusunda geçen gün söylemiş olduğum gibi, biz endişeliyiz. Çin'in Rusya'daki savaş çabalarına yardım etmesi konusunda, silahlar konusunda özellikle. Washington olarak çok yakından takip ediyoruz. Bunun büyük sonuçları olabileceğini Başkan Biden da söylemişti. Diğer ülkelerle de Münih'te görüşmeler yaptım. Diğer ülkeler aynı şekilde son derece ciddi uygulamalara gidebilirler Çin'in Rusya'ya yardımından dolayı. Bu Çin için büyük problemler yaratacaktır."
Çavuşoğlu, Ukrayna'daki savaşa ilişkin şunları ifade etti:
"Savaş öncesi ve savaşın başlamasından. bu yana Türkiye ilkeli bir tutum sergilemekte. Bir taraftan savaşı reddediyoruz. Ukrayna'nın sınır bütünlüğünü güçlü bir biçimde destekliyoruz. Uluslararası toplumda yine birlikte kararlar alıyoruz. Sonuçta Türkiye'nin tutumu net, açık. Montrö Sözleşmesi'ni katı bir biçimde uyguluyoruz. Hatta ötesine de geçiyoruz. Bugüne kadar hiçbir savaş geçmesinin geçmesine izin vermedik. Bir taraftan Türkiye yaptırımlara katılmıyor. Tek taraflı yaptırımlara katılmıyoruz biz. BM tarafından alınan kararlara uyuyoruz elbette. Diğer taraftan da biz ABD ve AB yaptırımlarının Türkiye üzerinden delinmesine, baypas edilmesine izin vermeyeceğimizi söylüyoruz. İzin de vermiyoruz. ABD Hazine Bakan Yardımcısı Türkiye'deydi. AB'den de ara sıra bize bilgiler geliyor. Hepsini dikkate alıyoruz. AB ürünlerinin Türkiye'den tekrar Rusya'ya ihraç edilmesi konusunda olmaması için tedbirler de alıyoruz. Rusya'yla iklili ticaret hacmimiz arttı ama bunun yüzde 60'tan fazlası bizim Rusya'dan aldığımız gaz ve enerji. Maalesef savaş nedeniyle ödedimiz gaz bedeli üç katına çıktı. ABD'li dostlarımıza da AB'ye de herhangi ellerinde bilgi varsa bize vermelerini söylüyoruz. İhlal varsa gereğini yaparız."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
