Breadcrumb
Can Holding soruşturmasında yurt dışına çıkışı yasaklanmıştı: Ahmet Kırman Koç Holding yönetiminden ayrıldı
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 26.11.2025 , 00:41
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "kara para" soruşturmaları sermayenin tepe noktalarında sarsıntılara yol açmaya devam ediyor. Can Holding’e yönelik soruşturma kapsamında "şüpheli" sıfatıyla ifade veren ve 15 Ekim tarihinde hakimlikçe hakkında "yurt dışına çıkış yasağı" kararı verilen Ahmet Kırman, Koç Holding ve Arçelik yönetim kurullarındaki görevlerinden ayrıldığını duyurdu.
Kırman, istifasına gerekçe olarak "sağlık durumunu" ve şirketlerin "tartışmaların parçası olmasını önleme" isteğini gösterdi.
Koç Holding ve Arçelik'ten 'KAP' açıklaması
Temmuz 2024’te Şişecam’daki görevlerinden ayrılan Kırman, Koç Holding bünyesinde "Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi" olarak görev yapıyordu. Hakkındaki adli kontrol kararının ardından bir açıklama yapan Kırman, "Sürecin sağlıklı ilerlemesine katkıda bulunmak ve şirketlerin haksız tartışmaların parçası olmasını engellemek" ifadeleriyle istifa ettiğini duyurdu.
Koç Holding ve Arçelik ise Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yaptıkları bildirimde, "3 Nisan 2025 tarihinden bu yana görev yapmakta olan Bağımsız Yönetim Kurulu Üyemiz Sn. Ahmet Kırman görevinden kendi isteği ile ayrılmıştır" ifadelerine yer verdi.
11 kişi tutuklu
Kırman’ın da şüpheliler arasına dahil edildiği Can Holding soruşturması, oldukça kapsamlı suçlamalar içeriyor. Soruşturma çerçevesinde holding yetkilileri "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suçtan elde edilen mal varlığı değerlerini aklama" ve "nitelikli dolandırıcılık" ile suçlanıyor.
Dosya kapsamında bugüne kadar 121 şirketin mal varlığına el konulurken, şirketlere TMSF kayyım olarak atandı ve 11 kişi tutuklandı.
Şişecam, Ciner ve tasfiye süreci: Arka planda ne var?
Ahmet Kırman ismi, sadece Koç Holding’deki koltuğuyla değil, uzun yıllar yönettiği Şişecam ve buradaki stratejik hamleleriyle biliniyor. Kırman’ın adının "kara para" soruşturmasına karışması ve ardından gelen istifalar zinciri, sermaye içi dengelerde yaşanan değişimi de gözler önüne seriyor.
Kırman, soruşturmanın bir diğer ayağındaki Ciner Grubu ile Şişecam’ın cam ve soda külü alanındaki ortak yatırımlarının başındaki isimdi. Kırman döneminde Ciner grubuyla kurulan işbirliği, hem yerli cam piyasasındaki rekabeti hem de Türkiye’nin soda üretimindeki küresel payını belirleyen temel adımlardan biriydi.
Ancak 2024’ün Temmuz ayında Şişecam yönetiminde yaşanan ani değişiklik ve Kırman’ın görevden ayrılmasıyla bu ortaklık sonlandı. Şişecam, Ciner’in ABD’deki soda külü yatırımındaki hisselerini devralarak ortaklığı bitirdi.
'Kontrollü rakip'ten ayrılığa
Ciner Grubu, 2010’lu yılların başına kadar cam üretiminde tekel konumunda olan Şişecam’ın karşısına, İş Bankası grubu tarafından "kontrollü bir rakip" olarak çıkarılmıştı. İki grup, 2019 yılında ABD’de 5 milyar dolarlık ortak soda külü yatırımı yaparak bu ilişkiyi teyit etmişti.
Kırman döneminin sona ermesi, bu "kontrollü ortaklığın" da sonunu getirdi. 2024 yılında Şişecam’da atılan adımların ve Ciner grubuyla işbirliğinin mimarı olan yöneticilerin tasfiyesinin, Ciner grubuna yönelik operasyonun hız kazanacağının görülmesiyle ilgili olup olmadığı ise merak konusu.
Can Holding’den başlayıp Ciner Grubu'na uzanan operasyonun, İş Bankası grubuna sıçrayıp sıçramayacağı sorusu kulislerde tartışılıyor. Şişecam’ın yanında küçük kalmakla birlikte yüksek ciro ve ihracata sahip Ciner grubunun Park Cam ve soda faaliyetlerinin -şimdilik- kayyım ataması dışında tutulduğu görülüyor.
Öte yandan Şişecam gibi uluslararası ölçekte bir oligopolün ve İş Bankası gibi köklü bir sermaye grubunun, doğrudan ve tekil bir hedef haline gelmesi, karmaşık uluslararası bağlantıları nedeniyle zor görünüyor. Ancak İş Bankası yönetiminin bir yılı aşkın süre önce yaptığı "Ciner'den ayrışma" ve yönetim değişikliği hamlesi, yaklaşan fırtınayı önceden gördüklerine işaret ediyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.