Sayfa yolu
Çalışma yaşamının geleceği: Kamu çalışanları da mı uzaktan ve esnek çalışacak?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Candan Ceylan*
Yayın Tarihi: 07.06.2024 , 07:40 Güncelleme Tarihi: 18.07.2025 , 16:34
1980'lerden itibaren dünya genelinde belirleyici olmaya başlayan neoliberalizme geçişin önemli bir ayağını oluşturan emek süreçlerinin esnekleştirilmesi, başka deyişle çalışma rejimi değişiklikleri kimi gerekçelerle tartışılmak, uygulamaya konulmak istenmektedir.
Dünya ölçeğinde ortaya çıkan ve küresel çapta etkisi epey büyük olan pandemi, rastlanılan tüm ülkelerde önlem almayı zorunlu kılmış; kamusal hayatta alınan önlemlerin yanı sıra çalışma hayatına ilişkin yeni modelleri de tekrardan gündeme getirmiştir.
Yine bu çalışma modellerinin (uzaktan, kısmi, geçici) siyasi mercilerin ve şirketlerin gündemine girmesinin nedenleri arasında pandemi dışında son yıllarda yaşanan ekonomik, sektörel, bölgesel krizler yer almaktadır. Diğer bir ifade ile, çalışma modelleri genel anlamda ekonomik krizlerin oluşturduğu tehditlere karşı önlem almak üzere kullanılan araçlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Ayrıca; küreselleşme ile ekonomik sınırların ortadan kalkması, buna ilişkin rekabetin artması, yeni arayış içine giren sermaye sınıfının kârını maksimize etme hevesi, aynı anlama gelecek şekilde maliyetlerini düşürme hedefi yeni çalışma rejimleri üzerine kafa yormalarına sebep olmuştur.
Tüm bunlar birlikte değerlendirildiğinde çalışma saatleri kavramı etkisini yitirmekte, esneklik kavramı devreye girmektedir.
Devlet memurlarının esnek çalışma esasları
Ülkemizde çalışanlar ve işverenler açısından yeni çalışma modelleri üzerine çalışmalar son olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunca 31 Ekim 2023 tarihinde onaylanarak yürürlüğe giren 12. Kalkınma Planı’nda yer almıştı.
“Sosyal Güvenlik Sistemi ve Finansmanı” başlığında; yeni nesil esnek çalışma modelleri, bu modellerin sosyal güvenlik sistemi ile uyumlaştırılması, ayrıca sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcı emeklilik ve sağlık sistemleriyle desteklenmesi gibi politikalar yer almıştı.
Yakın zamanda ise devlet memurlarının esnek çalışma esasları hakkında yönetmelik taslağı servis edildi. İlgili taslak metinde yönetmeliğin amacının; memurların iş-yaşam dengesini kurmalarına yardımcı olmak suretiyle işe bağlılıklarını, sorumluluk bilinçlerini ve verimliliklerini artırmak, işe geliş-gidişteki zaman kaybını önlemek, trafik sıkışıklığını azaltmak, hasta, çocuk, engelli ve yaşlı bakım sorumluluklarını kolaylaştırmak, idari hizmet masraflarını azaltmak ve kamu kaynağının israfını önlemek, olduğu yer almaktadır.
Aynı taslakta esnek çalışma şekilleri olarak; esnek zamanlı, değişken zamanlı, yoğunlaştırılmış, uzaktan, kısmi zamanlı çalışma ve akademik eğitim amaçlı çalışma şekilleri yer almaktadır. Yine, yayınlanan son Tasarruf Tedbirleri Paketine göre kamuda esnek ve uzaktan çalışma modellerinin geliştirilmesi de öngörülüyor.
Bugün çalışma; istihdam, buna bağlı olarak sosyal güvenlik hak ve yardımlarına (emeklilik, sağlık vb. ) ilişkin ise; ücret hakkının, çalışma hakkının, sosyal güvenlik hakkının güvence altına alınarak günümüzdeki nüfus ve teknolojik düzey düşünüldüğünde, çalışma saatlerinin kısaltılabileceği, ağır işlerin de kolaylaştırılabileceği ortadadır.
Tasarının bıraktığı boşluklar ve çalışanların karşılaşabileceği sorunlar
Önümüzde tartışılıp geliştirilmesi gereken nice soru, sorun bulunmaktadır.
Çalışma rejimi değişikliği, hizmet akdi unsurlarının biçimsel farklılıklarını da beraberinde getirecek, işyeri kavramını fiziksel bir yerden sanal bir ortama kaydıracaktır. Buna göre, işveren, işyeri, bağımlılık gibi kavramların sınırları silikleşeceğinden sosyal güvenlik kapsamında sorun ve eksikliklerin ortaya çıkacağı anlaşılmaktadır. Örneğin, çalışanların sosyal güvenlik primlerinin düzenli olarak ödenip ödenmediği konusunda belirsizlik yaratabileceği gibi esnek çalışma saatleri fazla mesai kavramını ve bu sürelerin nasıl hesaplanacağını da belirsizleştirecektir. Ayrıca, uzaktan çalışma durumunda iş kazalarının ve meslek hastalıklarının tanımı ve tespiti de zorlaşacaktır.
Diğer taraftan, geleneksel aile yapısı ile kadının toplumdaki ikincil konumu göz ününe alındığında, ev içi hizmet ve çocuk bakımı gibi sorumlulukların kadının sırtına yüklendiği toplumsal düzenin kendisi de emeği en büyük maliyet kalemi gören sermayenin varlığı ve en nihayetinde emeğin atomize ve örgütsüz olduğu toplumumuzda yeni istihdam modelleri kapsamında kimi önlemler ve uygulamalar dikkate alınmak zorundadır. Emeğin örgütü sendikalar da yeni nesil çalışma modellerinin ortaya çıkaracağı sorunlara karşı hazırlıklı olmak zorundadır.
*Büro-İş Sendikası Örgütlenme Sekreteri
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.