Sayfa yolu
Büro-İş Sendikası TÜİK'in açıkladığı enflasyon oranını 'kemer sıkarak' protesto etti
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 04.11.2023 , 00:36 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
TÜİK, ekim ayına ilişkin tüketici fiyat endeksi verilerini bugün yayınladı. Buna göre enflasyon, bir önceki aya göre yüzde 3,43, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 55, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,36 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 54,26 olarak gerçekleşti.
Birleşik Kamu İş Konfederasyonu'na bağlı Büro-İş Sendikası üyeleri bugün Ankara'daki sendikanın genel merkezi önünde TÜİK'in bugün açıkladığı enflasyon oranlarını ve 2024 yılı bütçe teklifini “kemer sıkarak” protesto etti. Sendika üyeleri, “Kurutuluş yok tel başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Sefalete teslim olmayacağız”, “İnsanca yaşamak istiyoruz” sloganlarını attı.
'Bunun anlamı kaşıkla verip kepçeyle geri almaktır'
Basın açıklaması yapan Büro-İş Genel Başkanı Alay Hamzaçebi, TÜİK’e göre enflasyonun aylık yüzde 3,43, yıllık yüzde 61,36 oranında gerçekleştiğine dikkat çekerek şunları kaydetti:
"TÜİK bugün bir de Ocak 2024’den itibaren geçerli olacak başta pasaport, ehliyet, kimlik kartı, tapu ve mahkeme harçları, MTV gibi birçok harç, vergi ve cezaların artışına sebep olacak 'Yeniden Değerleme Oranını' belirleyen ÜFE oranını açıklamıştır. ÜFE’nin ekim ayı için yüzde 1,94 açıklanmasıyla Yeniden Değerleme Oranı yüzde 58,46 olarak kesinleşmiş demektir. Bunun anlamı yılbaşından itibaren bu saydığımız vergi, harç ve cezalara en az yüzde 58,46 oranında zam geleceğidir. Hükümet almaya gelince yüzde 58,46, memura ve emekliye vermeye gelince yüzde 25 zam vermektedir. Bunun da anlamı kaşıkla verip kepçeyle geri almaktır.
2024 yılı bütçesine yönelik görüşmeler Plan ve Bütçe Komisyonu’nda devam etmektedir. Bütçede 8 trilyon 437 milyar TL gelir, 11 trilyon 89 milyar TL gider öngörülmüş. Buna göre bütçe açığı 2 trilyon 652 milyar TL. Bu açığı kapatmak için ise personele ayrılan 2 trilyon 600 milyar TL’ ye göz dikilmiştir. Personel giderleri önceki yıla göre yüzde 1.21, son üç yıl için ise toplamda yüzde 4,78 azaltılmıştır. 2024 yılı rakamlarına göre 530 milyar TL memurun maaşlarından tırpanlanmış olacaktır."
'Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına emekçiler daha yoksul olarak girecek'
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 2024 bütçesini sunarken, enflasyonun üzerinde reel artışlar yapıldığına dair iddiasını hatırlatan Hamzaçebi, "2024 bütçesinde; cari transferlerin, faiz giderlerinin, sermaye giderlerinin ve sermaye transferlerinin arttığını personel sayısının önceki yıllara göre artmasına rağmen giderlerinin azaldığını, aslan payını yine sermayenin, rantiyenin, faiz lobisinin aldığını, bu bütçenin yandaş için hazırlanmış klasik bir AKP bütçesi olduğunu görüyoruz" dedi.
Hamzaçebi, sözlerine şöyle devam etti:
"Hükümet önceki yıllarda olduğu gibi 2024 bütçesinde de memura ve çalışana refah değil, sefalet yaşatacaktır. Dolayısıyla Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına emekçiler daha yoksul olarak girecek. Sömürülmeye devam edecek.
Konfederasyonumuz Birleşik Kamu-İş’in açıkladığı en son rakamlara göre bugün açlık sınırı 15 bin 420, yoksulluk sınırı ise 43 bin 859 TL olmuştur. Sadece vergi ve harçlar yüzde 58,46 oranında artacakken, memur ve emeklinin gıda, ulaşım, barınma, beslenme giderleri ve satın alma gücü 2024 yılında da azalmaya devam edecekken memur ve emekliye yüzde 25 zam verilmesini kabul etmiyoruz."
'En düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı'
Liyakatın, aklın ve bilimin esas alındığı planlı üretim ekonomisine geçilmesi ve milli tarım, sanayi ve enerji politikaları oluşturulması gerektiğini vurgulayan Hamzaçebi, "Elektrik, doğal gaz, köprüler, tüneller, otoyollar, eğitim ve hastaneler kamulaştırılmalıdır. Toplu sözleşme masası yeniden kurulmalı, en düşük memur maaşı yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalı, enflasyon farkları ÜFE’ye göre aylık ödenmelidir" diye konuştu.
Hamzaçebi, devamında sendikanın taleplerini şöyle ifade etti:
"Vergi dilimi matrahı artırılarak oran yüzde 10’da sabitlenmeli, 8 bin 77 TL olarak verilen seyyanen zam olmak üzere bütün ek ödeme ve tazminatlar emekli keseneğine sayılmalıdır. 666 sayılı KHK ile kesilen ikramiye ve havuz paralarımız geriye doğru birikimli olarak tekrar ödenmeli, öncelikle işe geliş gidişler ücretsiz servis hizmeti ile sağlanmalı, sağlanamayanlara yol ücreti merkez taşra ayrımı yapılmadan herkese ödenmelidir.
Yemek hizmeti ücretsiz olmalı. Dışarıda yoklama, icra, keşif gibi görev yapan memurlara da yemek bedeli nakden ödenmelidir. Büyükşehirlerde görev yapanlara büyükşehir farkı verilmeli, kamu çalışanları için lojman, kreş ve sosyal tesisler sağlanmalıdır. Memurun barınma sorunu artarak devam ediyor. Seçim öncesi söz verilen kira desteği derhal verilmelidir. Yine seçim öncesi söz verilen mülakatlar kaldırılmalıdır.
3600 Ek Gösterge başta kamuda görev yapan tüm çalışanlara verilmeli. Ortaöğretim mezunlarının da ek göstergesi 2200 yapılmalıdır. Yardımcı hizmetler sınıfı kaldırılarak içerisinde bulunan meslek branşları Teknik Hizmetler Sınıfına, diğerleri de genel idare hizmetleri sınıfına geçirilerek ek göstergeden faydalandırılmalıdır."
'Sıkacak kemer kalmamıştır'
Kemer sıkmayı reddettiklerini belirten Hamzaçebi, basın açıklamasını şöyle sonlandırdı:
"Başta AKP hükümetinin sözde sendika genel başkanına, memurlardan sorumlu AKP'nin genel müdürü Ali Yalçın olmak üzere 3-5 yerden ballı kaymaklı maaş alıp kemer gevşetenlerin uydurulmuş enflasyon oranları ve bütçe ile memur ve emeklilerden kemer sıkmamızı istiyorlar. Biz bunu reddediyoruz. Sıkacak kemer kalmamıştır. Kemer sıkmayı kabul etmiyoruz.”
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
