Sayfa yolu
Bunu da gördük: Kamu idaresine bağlı vakıf yasadışı tütün ürünü reklamı yapıyor
Yayın Tarihi: 27.12.2024 , 13:00 Güncelleme Tarihi: 11.05.2026 , 01:42
Yeni nesil tütün ürünlerinin Türkiye piyasasına girişi, yasallaştırılması ve yaygın tüketimi için dörtlü çete diye adlandırdığımız küresel tütün oligopolünün verdiği mücadelenin ilginç bir yansıması Bilecik’e bağlı Osmaneli Kaymakamlığı’nın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın web sitesinde 24 Aralık 2024 tarihinde yayınlanan bir haberde kendini gösterdi.
Kamu idaresine bağlı vakfın verdiği bu habere göre, belli bir ısıtılan tütün ürünü markasının Türkiye’de yasak olduğu yönündeki söylentiler yanlış.
Haberde ayrıca, söz konusu marka ürünün nereden satın alınabileceği ve teknik özellikleri hakkında aleni pazarlama içeriği de yer alıyor.
Osmaneli Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bununla da kalmamış, daha önce yaptığı “Tütün ısıtma teknolojisinde yeni bir dönem” başlıklı bir başka haber paylaşımında ilgili markanın kapsamlı reklam ve tanıtımına da yer vermiş.
Akla ziyan bu gelişmenin önünü kesmek amacıyla, bu yazıda marka belirtmeden, ilgili ürünün Türkiye’deki yasadışılığı ile sağlık etkileri hakkında bilgi paylaşacak ve kamu idaresine bağlı bir vakfın yasadışı ve sağlığa zararlı bir ürünün yasadışı reklam ve tanıtımını yapmaya kalkışmasının altında yatanları tartışmaya açacağız.
Isıtılan tütün ürünleri sağlığa zararlıdır
Dörtlü çetenin dünya piyasasında yanıltıcı ve aldatıcı “zarar azaltım” iddiasıyla pazarladığı ısıtılan tütün ürünlerinde tüketim, elektrikli bir cihaz içine yerleştirilen özel tütün çubuklarının ısıtılmasıyla elde edilen aerosollerin solunmasıyla gerçekleşmektedir. E-sigaralar gibi, bu ürünler de dünya genelinde sigara kullanma sıklığının düşüşe geçtiği ortamda dörtlü çetenin kârlarını korumak üzere geliştirilmiş ve ticarileştirilmiştir. Ürünler yeni olmakla birlikte, birey ve toplum üzerindeki sağlık etkileri hakkında gitgide artan bilimsel çalışma külliyatının ortaya koyduğu kanıtlar ve bunlara dayalı olarak DSÖ ve ileri gelen diğer uluslararası sağlık otoriteleri ile meslek kurumlarının uyarı ve yasaklama çağrısı yaptıkları açıklamalar mevcuttur.
Özetleyecek olursak, ürünlerin yol açtığı nikotin ve toksik madde maruziyeti riske neden olmakta, genç bireyler arasında tütüne başlama ve bağımlılığa katkıda bulunmaktadır. Araştırmalar iddia edildiği gibi daha düşük maruziyet düzeylerinin mutlaka daha düşük hastalık riski anlamına gelmediğini ortaya koymuştur. Bunun nedeni, maruziyet süresi ve düzeyinin önemli rol oynadığı maruziyet ve etkiler arasındaki ilişkinin doğrusal olmamasıdır.
Örneğin, geleneksel sigaraya kıyasla azaltılmış emisyona rağmen, ısıtılan tütün ürünleri yüksek kalp atış hızı, artan kan basıncı, arteriyel sertlik, vasküler endotel disfonksiyonu ve akciğer disfonksiyonu ile ilişkilendirilmiştir (burada ve burada); bunlar, ürünün kardiyovasküler ve akciğer sağlığını bozduğuna işaret etmektedir. Ayrıca, nispeten yeni bir ürün olduğundan, uzun vadeli sağlık etkileri ve riskleri belirsizliğini korumaktadır.
Isıtılan tütün ürünleri yasadışıdır
Isıtılan tütün ürünleri dahil, tüm yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerinin Türkiye’de ithalatı, üretimi, piyasaya arzı ve satışı yasadışıdır. 24 Şubat 2020 tarihli, 2149 sayılı Karar ile bu ürünlerin ithalatı geniş kapsamlı bir tanım yapılarak yasaklanmıştır. Tüm tütün ürünlerinin üretim ve ticaretini ruhsata tabi kılan 4733 sayılı Kanun çerçevesinde ise, Tarım ve Orman Bakanlığı günümüze kadar hiçbir yeni nesil tütün ve nikotin ürününe herhangi bir üretim, piyasaya arz veya satış ruhsatı vermemiş olduğu için, bu ürünler ruhsatsız ve vergisiz, dolayısıyla yasadışıdırlar. Ayrıca, 4207 sayılı Kanun taklit eden ürünleri tütün ürünü olarak kabul ettiği için, bu ürünlerin kapalı kamusal alanda tüketilmesi de yasaktır.
Isıtılan tütün ürünlerinin reklam ve tanıtımı da yasadışıdır
4207 sayılı Kanun, “tütün ürünlerinin ve üretici firmaların isim, marka veya alâmetleri kullanılarak her ne suretle olursa olsun reklam ve tanıtımı” ile bunların “kullanılmasını özendiren veya teşvik eden kampanyaları” yasaklamıştır. Bu yasakların ihlaline ilişkin ceza kararı vermeye Tarım ve Orman Bakanlığı yetkilidir. Bu Kanunla kendilerine yüklenen görevleri yerine getirmeyen memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında, ceza hukuku sorumluluğu saklı kalmak kaydıyla, tâbi oldukları mevzuatta yer alan disiplin hükümleri uygulanmaktadır.
Osmaneli örneği ne anlama geliyor?
Türkiye’de yasadışı olan bir ürün hakkında yanıltıcı ve aldatıcı bilgi veren ve Kanun’a aykırı reklam ve tanıtım yapan Osmaneli Kaymakamlığı’nın Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na yönelik derhal idari ve yasal işlem yapılması gerektiği çok açık.
Bu yönde, İçişleri Bakanı tarafından yanıtlaması için Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala’nın verdiği soru önergesinde de, üretici şirkete çıkar sağlanmasına dikkat çekilmekte, bu ve benzeri yasadışı yayının önlenmesi için ne gibi idari ve hukuki tedbirin alınacağı sorulmaktadır.
Çok bariz bir hukuka aykırılık söz konusu olduğu için umarız kısa sürede sonuç alınır.
Ancak, asıl sorun, ısıtılan tütün ürünleri dahil yeni nesil tütün ürünlerinin yasadışı piyasadaki yaygın varlığının, denetimsizliğin ve cezasızlığın, bu ürünlerin alenen bir kamu kuruluşunun web sitesine sızmasına kadar varmış olmasıdır. Osmaneli örneğinde olduğu gibi, internet üzerinden yanlış sağlık ve yasallık iddialarıyla yaygın olarak pazarlanan bu ürünlere ilişkin piyasa büyüklüğü, dinamikleri, kimlerin ne boyutta kazanç sağladığı, başta gençler olmak üzere toplum içinde kullanım sıklığı ve kalıpları hakkında, ülke genelini temsil eden araştırmaların eksikliğinde, bilgilerimiz çok sınırlı olmakla birlikte, kullanım sıklığına dair küçük ölçekli çalışmalar büyük alarm vermektedir.
Türkiye’de “kişileri ve gelecek nesilleri tütün ürünlerinin zararlarından, bunların alışkanlıklarını özendirici reklam, tanıtım ve teşvik kampanyalarından korumak” üzere yürürlüğe sokulan DSÖ Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi ile 4207 sayılı Kanun’un kadük hale getirildiğini iddia etmek yanlış olmayacaktır. Koruyucu önlemler bile isteye uygulanmamaktadır. Bunların yerine, dörtlü çetenin sahte kanun ve nizam kampanyası ile Yeşilay’ın yeşil okul kampanyası konmuştur. Bu bağlamda, bugün yasadışı yollardan yaygınlaşan yeni nesil tütün ve nikotin ürünleri Truva atı vazifesi görmektedir.
Ne yapmalı?
Truva atı durdurulabilir, önlenebilir mi?
Aslında yapılması gereken düzenleme çok basit: Halen ruhsatlı olan tütün ürünleri ve tıbbi ürünler dışında kalan tüm tütün ve nikotin ürünlerinin tüm aksamlarıyla birlikte üretimi ile iç ve dış ticareti spesifik olarak yasaklanmalı, caydırıcı cezai yaptırımlar belirlenmeli, yasağın kamuoyu iletişimi yapılmalı ve bunlar gerektiği gibi uygulanmalıdır.
Peki, bu mümkün mü?
4733 sayılı Kanun’un piyasa düzenleme rejiminde neredeyse olanaksız. Neoliberalizmin nişanesi bu Kanun’a göre, hem piyasa etkinliği sağlanmalı, yani tıkır tıkır işleyen bir piyasa düzeni kurulmalı, bol üretim, bol tüketim olmalı, hem de tüketici bilgilendirilmeli, seçenekler sunulmalı, memnun edilmeli. Bu senaryoda yeni nesil tütün ve nikotin ürünlerinin önünü kesecek hiçbir şey yok.
Bugüne kadar Türkiye’de tütün tüketimi bu rejim altında kışkırtılarak büyütüldü. Şimdi, aynı senaryoyla, zarardan başka getirisi olmayan yeni ürünleri piyasaya pompalamak büyük akıl dışılık.
Akıllıca olan, tütün tüketiminde koruyucu ve önleyici bir düzenleme rejimine geçiş. Bunun için de 4733’ün yırtılıp atılıp, dörtlü çetenin sepetlenmesi, bunların yerine halk sağlığı perspektifli yepyeni bir tütün rejiminin geçmesi gerekiyor. İşte bu olanaklı!
Akıllıca olanın olanaklı olduğunu 2025 yılından itibaren çok kapsamlı bir e-sigara yasağına yürürlük kazandıran Vietnam Ulusal Meclisi ile bunun doğru ve eksiksiz uygulanması için gerekli hazırlıkları yapan, önlemleri alan Vietnam Sağlık Bakanlığı gösteriyor.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.

