Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Britanya'da erken genel seçim ve Labour

Genel seçimler Britanya’da yıllar sonra Labour’un iktidara gelmesini sağlayarak vitrinde ciddi bir değişime neden olacak olsa da birçok temel politikada değişimin olmayacağını tahmin etmek zor değil.

Eren Korkmaz

Yayın Tarihi: 01.06.2024 , 08:55 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12

Britanya’da genel seçimler 4 Temmuz’da yapılacak. Geçen hafta, nedense yağmur altında sırılsıklam ıslanarak seçim tarihini açıklayan Rishi Sunak’ın bu ani çıkışına dair emarelere bir önceki yazımızda değinmiştik. Bunun büyük ihtimalle amacının iktidarda kalmaktan öte İşçi Partisi (Labour) karşısında daha ağır bir hezimet yaşamamak ve daha dengeli bir parlamento oluşturma isteği olduğu öne sürülebilir.

Birçok Avrupa ülkesini genç CEO tarzı şahıslar yönettiği için Rishi Sunak’ın Silikon Vadisinde bir teknoloji şirketinde üst düzey görev teklifi aldığı ve Eylül’de orada olmak için seçimi erkene aldığı iddiası da bu ortamda dikkate alınabilir, en azından “yok artık, o kadar da olmaz” demek mümkün  değil. Sunak’a bu soru sorulduğunda onun da “öyle birşey yok” demek yerine “beni seçen (seçim bölgesindeki) vatandaşlarımı seviyorum” gibi bir cevap vermesi de şüphe uyandırıcı.

Ancak seçim anketleri ağır bir yenilginin kapıda olduğunu gösteriyor. Birçok deneyimli Muhafazakar Parti (Tory) yetkilisi yeniden aday olmayacağını ilan etti, yenilecekleri seçime girmemeyi tercih etmediler. Bazı önde gelen sermaye derneği temsilcileri de hayatlarında ilk kez Labour’a oy verme çağrısında bulundular. Geçmişte göçmen karşıtı sözleriyle bilinen 2 Tory vekil de Labour’a geçti. Hatta aşırı sancı Nigel Farage da Labour hükümetinin hayırlı olacağını, bu sayede kendisinin ve ekibinin Tory yönetimine geçip partiye çekidüzen vereceğini belirtti. Labour düzen ve güvenlik vaat eden Torylerin aslında bu konuda hiçbir adım atmadığını ve göçmenleri taşıyan botları durdurmak için gerekirse donanmayı harekete geçireceklerini dile getirdi.

Labour’da sol tasfiye

Labour 29 Mayıs’ta vekil adaylarını açıkladı. Şaşırtıcı olmamakla birlikte partinin solunda yer alan, sosyalist kimlikleri ile bilinen vekillerin hiçbiri aday gösterilmeyince protesto eylemleri ve sosyal medya kampanyaları düzenlendi. 

Bir önceki lider Corbyn zaten uzun süre önce partiden atılmıştı. Kendisi 40 yılı aşkın süredir vekil seçildiği ve güçlü olduğu Londra’da Islington bölgesinden bağımsız aday olarak seçimlere girecek. Bir diğer skandal ise Britanya’da 40 yıl önce ilk kadın siyah vekil olarak seçilen ve Corbyn’in yakın arkadaşı Diane Abbot’un aday gösterilmemesi oldu. Kendisi bazı sözleri bahane edilerek parti meclis grubundan çıkarılmıştı. Ancak özellikle siyah azınlık içinde çok sevilen bir figür olduğu için geçen hafta kendisi yeniden parti grubuna alınmış ama vekil adaylığı reddedilmişti. Bu da özellikle siyah topluluklarının yoğun yaşadığı yerlerde ciddi bir tepkiye neden oldu. Bu iki aday dışında, bölgelerinde sevilen ve özellikle partinin solunda olan Faiza Shaheed gibi Pakistan kökenli vekiller de aday gösterilmedi. Bununla birlikte “İsrail’e inanıyoruz” adlı lobi grubunu yöneten Luke Lakehurst’un Oxford’da yaşamasına rağmen Labour’un rahat kazandığı Kuzey Durham’dan aday gösterilmesi de tepki çekti. Şahsın bakan olması da bekleniyor.

Keir Starmer yönetimi açısından 2 temel baş ağrısı olduğu belirtilebilir. İlki Gazze’de açıkça ve ödün vermeksizin İsrail’i savunması, savaşın başında “insan hakları hukukçusu” olarak bilinen kendisine “Gazze’de sivil halkın susuz, elektriksiz bırakılması doğru mudur” sorusuna dahi “doğrudur” diyebilmesi, uzun süre ateşkes kelimesini ağzına almaması, halen barış talebinde bulunmaması konusu ciddi bir tepki çekiyor. İngiliz siyasetinde iki temel partinin açıkça desteğine rağmen kamuoyunda Filistin’e desteğin yüksek çıkması ve özellikle Müslüman azınlığın yoğun yaşadığı ve geleneksel olarak Labour’a oy verdiği yerlerde ciddi bir tepkinin olması ve bu tepkinin geçen ayki yerel seçimlerde sandığa yansıması genel seçimde de karşılığını bulacaktır. Bunun üstüne parti içinde solda olan ve Filistin’i destekleyen vekillerin de aday gösterilmemesi hem Müslüman ve Güney Asyalı hem de siyah topluluklarda ciddi bir tepkiye neden oluyor. Bugün basına yansıyan bir incelemede, Müslüman nüfusun yoğun yaşadığı ve Labour’un rahat kazandığı yaklaşık 20 seçim bölgesinde Labour’un kaybedebileceği tahmin ediliyor.

Ancak bu kadar kısa bir süre içinde bağımsız adayların çıkıp hazırlanması ve Labour’u bu seçim bölgelerinde devirmesi güç görünüyor. Bu tepkinin Yeşillere gitmesi de pek mümkün değil. George Galloway’in Workers Party of Britain (Britanya İşçileri Partisi) özellikle Birmingham’da Filistin’i tek gündem yaparak bir çalışma yürütüyor, belki birkaç seçim bölgesini almayı başarabilir. Diğer yandan önceki seçimlerde de sıkça görüldüğü gibi siyah ve diğer azınlıkların tepkisini sandığa gitmeyerek göstermesi de kuvvetli bir ihtimal. Ayrıca seçim kampanyası havasına girildiğinde “Toryler mi kazansın, Labour geliyor” dalgasıyla bu tartışmaların arka plana itilmesi de mümkün olabilir. Labour yönetimi de büyük ihtimalle buna güveniyor. 

Ayrıca 10-15 vekilliğin yitirilmesinin Labour'un tek başına hükümet kurmasına engel olmayacağı, hatta soldan, sol ile bağlantılı azınlık topluluklarından ve Filistin destekçiliğinden sıyrılmış bir Labour’un öne çıkardığı siyonist militanlarla dış politikada daha serbest hareket edeceği de tahmin edilebilir.

Dolayısıyla Labour hükümeti kurulduğunda göçmen karşıtı yaklaşımla birlikte Ortadoğu’da İsrail ile daha güçlü ve açıktan bir işbirliğine gitmesi, daha militarist bir politika izlemesi ihtimal dahilindedir. Bunda elbette ABD seçimlerinin sonuçları ve oradan çıkacak yönelim de belirleyici olacaktır.

Solun tepkisi

Labour’un solu tasfiyesi ve İsrail’e koşulsuz desteği uzun süredir bilinen bir politika. Bunun aday seçiminde de belirleyici olacağı ve sol adaylara yer vermeyeceğini tahmin etmek zor değil. Ancak parti içi ve dışındaki sol güçlerin bu sürece yeterince hazırlanmadığı anlaşılıyor. Bağımsız adaylar veya başka bir partiyle ittifak gibi bir çalışmanın öncesinde yapılmadığı görülüyor. Dolayısıyla bu tepkinin nereye kanalize edileceği belli değil ve Labour’un "iktidara yürüyoruz" dalgasına etkide bulunması pek mümkün değil. Bu açıdan sol Corbyn gibi birkaç bağımsız sosyalist adayın çıktığı seçim bölgelerine yoğunlaşıp oradan gelen sonuçları bekleyecek gibi görünüyor.

Solcu vekillerin aday gösterilmemesini Stalinci tasfiyecilik olarak protesto eden avallıkları bir yana bırakırsak solun genelindeki bir diğer temel sorun da meseleyi İslamofobi ve ırkçılık üzerinden değerlendirmesidir. “Müslüman ve siyah kadın vekiller tasfiye ediliyor” söylemi baskın hale gelse de Labour’un aday listesinde zaten çok sayıda Müslüman, siyah, kadın aday var. Hatta Tory partide de var. Bugün Tory hükümetinde başbakanından kilit bakanlara azınlıklardan gelen siyasetçiler zaten oldukça görünür. Dolayısıyla Labour yönetimi sola karşı antisemitizmi bir silah olarak çekerken buna cevap olarak Labour yönetiminin İslamofobik olduğunu iddia etmek oldukça zayıf bir argüman. Bahsi edilen kişiler kimlikleri nedeniyle değil parti içinde solda konumlanmaları ve sosyalist oldukları için eleniyor ve beyaz, İngiliz, orta sınıf kökenli Corbyn ile aynı muameleye uğruyorlar. Zaten yerlerine seçilen adaylar da azınlıklardan gelen, ama daha “merkezci” kişiler. Dolayısıyla sosyalizmi savunan ve sosyalist bir alternatif sunan bir yaklaşım ortaya henüz çıkmadı. Labour yönetiminde özel bir konumu ve hakları olan ve partiyi fonlayan sendikaların da bu politikaları eleştirmekle birlikte gidişatı değiştirecek bir etkisi henüz olmadı.

Bu açıdan yaklaşık 1 ay sonraki genel seçimler Britanya’da yıllar sonra Labour’un iktidara gelmesini sağlayarak vitrinde ciddi bir değişime neden olacak olsa da bunun sosyal demokrat bir hükümet olmadığını görmek ve birçok temel politikada değişimin olmayacağını tahmin etmek zor değil.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.