Sayfa yolu
‘Böylesine bir haritayı çizmek bir Sevr Antlaşması’nı yapanlara nasip olurdu, bir de sermayeye’
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 28.04.2026 , 12:17 Güncelleme Tarihi: 28.04.2026 , 12:26
Giresun'da kenti maden şirketlerinin insafına terk edecek düzenleme büyük tepki çekerken, bu tabloya karşı kent genelinde eylemler başladı.
Peki, Giresun'da gerçekten neler oluyor?
Bu sorunun yanıtını TKP’nin Giresun İl Başkanı Vedat Başkan'dan aldık:
Giresun son yıllarda bölgede gerçekleştirmek istenen maden faaliyetleri ile sık sık gündeme geliyor. Giresun halkı tam olarak neyle karşı karşıya?
Giresun’da doğa katliamı gündemi bizim için yeni değil, neredeyse her sene maden veya başka bir gündemde sermayenin işgaline karşı mücadele yükseltiyoruz. Her şeyden önce bugün Giresun’da maden tartışmalarının tekrar gündeme gelmesinin sebebi Tirebolu Sekü Köyü’nde köylülerin Alagöz Madencilik şirketine karşı başlattığı direniş.
Mahkemenin yürütmeyi durdurma kararına rağmen köye jandarma ile girip sondaj faaliyeti yürütmeye çalışan Alagöz Holding, köylülerin ve çevre halkının tepkisiyle karşılaştı. Yine Mart ayında Alagöz Holding’e ait Şebinkarahisar’daki atık tesisinde gerçekleşen sızıntı ve Giresun’un yüzölçümünün yüzde 85’nin maden sahası ilan edilmesi ile maden karşıtlığı tüm şehrin gündemine yerleşmiş oldu.
'Giresun yüzölçümünün yüzde 85’i şu an maden sahası ilan edilmiş durumda'
Nedir bu yüzde 85? Bu çok tartışıldı hatta dezenformasyon ofisi tarafından da yalanlandı. Biraz açabilir misiniz?
İnanması güç geliyor, biz de çevremize anlattığımızda bu verinin çarpıtılmış bir veri olduğu düşünülüyor ama evet Giresun yüzölçümünün yüzde 85’i şu an maden sahası ilan edilmiş durumda. Burada yetkililer ise kelime oyunu yaparak akıl karıştırmaya çalışıyor. Kazı alanı diye bir tanımlı olmayan bir veri üzerinden konuyu tartışıyorlar.
Maden sahasından bahsediyorsak bunun yasada üç aşaması var. İhale Safhası, Araştırma Safhası, İşletme Safhası. Maden alanı olarak ruhsatlanan bölgeler için önce ihaleye çıkılıyor, ardından ihaleyi alan şirket arama faaliyetleri yürütüyor, arama çalışmalarından sonra da işletme aşamasına geçiliyor. Bu alanların tamamı toplandığında şehrin yüzde 85’i yapmakta. Bu durum diğer illerde de çok farklı değil, örneğin Gümüşhane’nin yüzde 93’ü, Rize’nin yüzde 82’si, Trabon’un yüzde 77’si maden alanı şu anda. Daha detaylı bakmak isteyenler Tema Vakfı’nın 2022 yılında hazırladığı "GiRESUN, GÜMÜŞHANE, RİZE VE TRABZON'DA MADENCİLİK Raporu"na bakabilir.
Kısacası sadece Giresun değil tüm Karadeniz şu an holdingler ve şirketler tarafından işgal edilmiş ve edilmeye devam ediliyor. Ülkemizin geri kalanında da durum çok farklı değil tabi. Böylesine bir haritayı çizmek bir Sevr Antlaşması’nı yapanlara nasip olurdu, bir de sermayeye.
Maden tartışmalarında karşı argüman olarak istihdam, ülke ekonomisinin kalkınması, bölgenin gelişmesi gibi karşı argümanlar da sunuluyor. Bu argümanları nasıl değerlendiriyorsunuz? Madenlerin hiç mi katkısı yok?
Adım adım gitmekte fayda var, öncelikle maden ocaklarının istihdama katkısı gerçek mi bunu tartışmalı.
MAPEG’in 2024 verilerine göre tüm Türkiye’de toplam maden işçisi sayısı 140 bin 39, ki bunun büyük çoğunluğunun Karadeniz’de olmayan kömür madenlerinde çalıştığını biliyoruz, buna karşılık sadece Giresun'da kayıtlı çiftçi sayısı 110 binin üstünde. Kayıtlı olmayan fındık üreticilerini ve fındık üretiminin bütün aile tarafından yapıldığı düşünüldüğünde 450 binin üstünde. Giresun nüfusunun neredeyse tamamı fındık ve farklı tarım ürünlerinden gelir elde etmekte. Bu tabloya mevsimlik tarım işçiliğini ve maden ocaklarının süreli bir istihdam sağladığı hesaba katıldığında bölgemizde madenciliğin istihdama katkısı yok denecek kadar az.
Ekonomiye katkı söylemine gelirsek, kimin ekonomisi sorusunu sormamız gerekiyor. Maden işletmeciliği başından sonuna şirketleri zengin etmek için kurgulanmış durumda. Çıkarılan madenden halka kalan tek şey siyanür. Kamuya katkısı ise yüzde 2. Devlet şirketin elde ettiği kardan yüzde 2 devlet hakkı alıyor. Bu rakam 2024 yılında tüm Türkiye’de yıllık ortalama dolar fiyatından hesaplandığında yaklaşık 650 milyon dolar. Sadece Giresun’un 2024 yılında gerçekleştirdiği fındık ihracatı 2 milyar doların üstünde. Kayıtlı ekonomiye geçmeyen bahçemize ektiğimiz pancarı, mısırı, domatesi hesaba katmıyoruz bile.
'Hem doğamız hem fındığımız hem de toprağımız yok oluyor...'
Bölgemizde gerçekleştirilen tarım faaliyetlerinin ekonomik katkısı madenlerle kıyaslanamayacak kadar yüksek. Evet fındık üretimindeki sömürünün farkındayız, yerli ve yabancı şirketlerin fındığa nasıl çöktüğünü çok iyi biliyoruz ancak ortada kıyaslanamayacak bir zarar verme niyeti var. Hem doğamız hem fındığımız hem de toprağımız yok oluyor.
Bunun için hem fındığımıza hem doğamıza sahip çıkmamız gerekiyor. Tabii ki "ülkemiz maden çıkarmasın, madene karşıyız" diyecek değiliz ama bu düzenin ruhunu, neyi amaçladığını biliyoruz. Kentimizi maden şirketlerinin insafına terk edecek, yağmayacak ve bitirecekler. İzin vermememiz gereken şey bu.
Satılmadık yer bırakmayan AKP iktidarı son yıllarda yağmaya açtığı topraklarla maden patronlarının ülkeyi delik deşik etmesine müsaade ediyor. soL Haber bu yağmanın karşısında. Siz soL'a güç verin, abone olun!
Doruk Madencilik işçileri hatırlatması: 'Aylardır maaş alamadığı için Ankara’da direniyorlar'
Patronların ne gibi zararı olabileceğini düşünüyorsunuz, biraz açar mısınız?
Uzun uzun birçok şey anlatılabilir ama Giresun’dan kafayı kaldırıp Ankara’ya, Kurtuluş Parkı’na bakalım.
Doruk Madencilik işçileri aylardır maaş alamadığı için Ankara’da direniyor, direndiği için saldırıya uğruyor. Maden patronları önce doğayı, sonra madenleri yağmalıyor, bunun üzerine de işçinin emeğinin karşılığı dahi sayılamayacak maaşını ödemeyi bile istemiyor.
İşçiler bırakın insanca yaşamayı, maaşlarını talep ederek eylem yapar hale geliyor.
Giresun halkının da başına bu gelsin isteniyor. Kentimiz yağmalayacak, maden şirketleri, patronlar kazanacak, biz ise sömürüleceğiz. Geçit vermememiz gereken şey budur.
'Kentimize hep birlikte sahip çıkalım, patronların yağmasına geçit vermeyelim'
Çağrınız nedir Giresun halkına?
Kentimize, fındığımıza, emeğimize ve doğamıza sahip çıkmak...
Bu kentin madenlerine dahi sahip çıkmak için o patronları bu kente sokmamak için mücadele etmek gerek.
TKP Giresun İl Örgütü, başından bu yana patronların doğaya ve halka, emeğe saldırısına karşı örgütlü bir mücadeleyle karşı çıkılması gerektiğini savunuyor ve bunun için elinden geleni yapıyor. Yurttaşlarımızı, halkımızı bu mücadeleyi hep birlikte sürdürmeye çağırıyoruz. Gelin kentimize hep birlikte sahip çıkalım, patronların yağmasına geçit vermeyelim.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.