Sayfa yolu
Boğaziçi Üniversitesi'nde baskı yönetimi sürüyor: Fişleme, hukuksuzlukta ısrar...
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 17.11.2023 , 19:33 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54
Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinin, AKP iktidarı tarafından kayyım rektör atanmasına ve üniversitedeki hak ihlallerine karşı Güney Kampüs'teki rektörlük binasına sırtlarını dönerek gerçekleştirdikleri eylemler 150. haftasında.
Bu haftanın gelişmelerini içeren bülteni yayımlayan akademisyenler, kampüse basının hâlen alınmadığını, kampüsün çevresinde polisin ağır silahlarla devriye gezdiğini, her köşesinin kameralarla, özel güvenlik güçleri ve sivil polislerce denetlenmeye çalışıldığını ve girişlerine yüksek demir parmaklıkların yerleştirilmiş olduğunu hatırlattı.
Kayyımın atadığı müdür personelleri fişliyor
Bültende aktarılan bilgiye göre, Boğaziçi yönetiminin usulsüz bir şekilde Yayım İşleri Şube Müdürlüğü'nün başına atadığı Osman Baran Kaplan'ın kendi birimindeki personeli fişlediği öğrenildi.
Birimde çalışan personele dair aldığı notları içeren bir listeyi Yayım İşleri'nin tüm çalışanlarına e- posta ile gönderen Kaplan'ın ilettiği notlar arasında personelin sendika üyelik bilgileri, psikolojik ve sağlık durumları gibi kişisel verileriyle birlikte kişiler hakkındaki özel izlenimlerin yer aldığı bildirildi.
Eğitim-Sen üyesi çalışanların özel olarak belirtildiği listede şu anda AKP'ye yakın Eğitim-Bir-Sen'e üye olan bir çalışan hakkında ise "Daha önce Eğitim-Senli oluşu güvenilir bir izlenim bırakmadı" yorumuna yer verildi. Paylaştığı listeyle Eğitim-Sen'e üye olan personel üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan Kaplan'ın birimin başına atanmasının usullere aykırı bir şekilde yapıldığına dikkat çekildi.
Sözleşmeli büro personeli olarak Ocak 2023 yılında üniversitede çalışmaya başlayan Kaplan'ın, kısa süre içerisinde Yayım İşleri Şube Müdürlüğü'nün başına getirildiği belirtilirken, sözleşmeli bir personelin kadrolu çalışanların üstüne amir olarak atanmasının ilgili mevzuata aykırı olduğu vurgulandı.
Diğer yandan, Naci İnci'nin Boğaziçi Üniversitesi'ne rektör olarak atanmasından bu yana Eğitim-Sen'e üye olan personelin sendikadan ayrılmaları yönünde baskıyla karşılaştığı, yeni işe başlayan personele işe giriş evraklarının yanı sıra Eğitim-Bir-Sen üyelik formunun imzalatıldığı aktarıldı.
Okulun en büyük araştırma merkezi rektörlüğün birimine tahsis edildi
Kalkınma Bakanlığının desteklediği ve "TAM" olarak bilinen Telciletişim ve Enformatik Alanlarında Araştırmacı ve Akademisyen Yetiştirme Projesi kapsamında kurulan, Boğaziçi Üniversitesi'nin en büyük araştırma merkezi TETAM'ın binasının yarısının rektörlüğe bağlı bir idari hizmet birimi olan Bilgi İşlem Merkezine tahsis edildiği vurgulanan bültende, araştırma amacı ile tahsis edilmiş altyapı ve demirbaşların akademisyen üyelere haber bile verilmeden idari bir birime tahsis edilmesi, bir araştırma üniversitesinin temel varlık amaçlarına aykırı olduğuna dikkat çekildi ve bu yanlışın bir an önce düzeltilmesi talep edildi.
Hukuki mücadele sonuç verdi, ancak kayyım hukuksuzlukta ısrarı sürdürüyor
Bilgisayar Mühendisliği Bölümü öğretim üyesi Cem Ersoy hakkında, yönetmeliklere aykırı bir intibak işlemine karşı yaptığı itirazdan dolayı 2021 yılında rektörlükçe soruşturma açıldığı hatırlatılan bültende, o dönemde bölüm başkanı olan Ersoy'un usulsüz intibak işlemine dair yaptığı yasal itiraz Danıştay 8. Dairesi tarafından değerlendirilmiş ve söz konusu işlemin hukuksuz olduğu yargı mercii tarafından tescillendiği anımsatıldı.
İlerleyen günlerde Naci İnci yönetiminin konuyla ilgili soruşturmayı sürdürdüğü, bu kapsamda Ersoy için "görevi kötüye kullanmak" gerekçesiyle 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası istemi içeren bir dava başvurusu yaptığı anlaşıldığı aktarılan bültende, geçen hafta Danıştay 1. Dairesi'nin konuyu değerlendirerek dava açılması istemini oybirliğiyle reddettiğinin, ilgili işlemde bölüm yönetiminin gerekçeli işleyişini doğru bulduğunun öğrenildiği kaydedildi.
Benzer şekilde Ekonomi Bölümü öğretim üyesi Ünal Zenginobuz için de kayyım yönetiminin "görevi kötüye kullandığı” iddiasıyla 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemi içeren iki ayrı ceza soruşturması başvurusu yaptığının hatırlatıldığı bültende, yargının, Zenginobuz'un dava konusu dönemde bölüm başkanı olarak aldığı kararlarda herhangi bir hukuksuzluk olmadığına karar verdiği bilgisi paylaşıldı. Diğer taraftan 4 seçilmiş senatörün açtığı bir dava sonucunda da Zenginobuz'a değişik soruşturmalarda disiplin cezaları veren disiplin kurulunun kuruluş şeklinin hukuksuz olduğunun mahkeme tarafından tescillendiği kaydedildi.
Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Ayfer Bartu Candan'ın, üniversiteye girişine izin verilmeyen Batı Dilleri ve Edebiyatları öğretim görevlisi Can Candan'ın refakatçi statüsüyle kampüse alınmamasına itiraz ederek konuyu yargıya taşıdığı anımsatılan bültende, mahkemenin, Boğaziçi Üniversitesi Güvenlik Görevlileri Yönergesinin 13.maddesinde yer alan "Boğaziçi Üniversitesi akademik veya idari personeli refakatinde gelenler içeri alınır" hükmüne dayanarak Candan'a refakatçi izni verilmemesini hukuksuz bulduğuna, tüm dava masraflarının Rektörlük tarafından karşılanmasına hükmettiğine işaret edildi. Candan için cüzi bir esneklik tanıyan bu kararın açıklanmasının hemen ardından, Üniversite Yönetim Kurulunca 8.11.2023 tarihinde alınan bir kararla Güvenlik Görevlileri Yönergesinin ilgili maddesinin değiştirildiği, refakat hallerinde de kampüse girişi kısıtlanan kişilere ilişkin hükümlerin saklı tutulacağı öğrenildi. Son ÜYK kararının, kayyım yönetimi tarafından yerleşkeye giriş kısıtlaması uygulanan kişileri içeren bir "kara liste" oluşturduğunu kanıtladığına dikkat çekildi.
Bültende şu ifadeler yer aldı:
"Kayyım yönetiminin hukuksuz uygulamalarına karşı yürüttüğümüz yasal mücadele aynı kararlılıkla devam edecek. Naci İnci yönetiminin bizleri görevden almak, kampüslerden uzaklaştırmak, yıldırmak veya gözdağı vermek amacıyla başvurduğu birçok yöntemin hukuksuzluğu yargı organları tarafından tescilleniyor. Ancak bu olumlu kararların hiçbiri söz konusu gözdağı politikasının yarattığı ciddi kamu zararını ortadan kaldırmıyor.
Üniversitemizde artarak devam eden gayrimeşru ve hukuksuz uygulamalar bir an önce sona ermelidir. Fakülte ve bölüm kararları yok sayılarak işine son verilen ve dersleri iptal edilen meslektaşlarımızın haksızca uzaklaştırıldıkları işlerine iade edilmelerini, ayrıca öğrencilerimiz, akademik ve idari personelimiz hakkında mesnetsiz gerekçelerle açılmış tüm disiplin soruşturmalarının geri alınmasını bir kez daha talep ediyoruz."
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
