Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

‘Biz bir aileyiz’ yalanı arkasındaki sömürü

Birçok öğretmen çalıştıkları kurumlarda meslekleri dışında her işi yapmak zorunda kalıyor. Üstelik çalıştıkları kurumlar bu acımasızlığı “Biz bir aileyiz” yalanıyla örtmeye çalışıyor.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.09.2023 , 16:50 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Her yıl yüz binlerce öğrenci eğitim fakültesinden mezun olarak hayata atılıyor. Bu aşamada işsizlikle karşı karşıya kalan öğretmen adayları KPSS’ye girerek hayatlarında yeni bir sayfa açmaya çalışıyor fakat atanamayan öğretmen sayısı her dönem gittikçe artıyor.

Özel eğitim kurumlarında çalışmak zorunda kalan yeni mezun öğretmen adaylarını birçok zorluk bekliyor. Yoksullukla mücadele ederken iş bulma telaşı içerisinde az maaş ve ağır çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kalıyor. Birçok öğretmen çalıştıkları kurumlarda meslekleri dışında her işi yapmak zorunda kalıyor. Üstelik çalıştıkları kurumlar bu acımasızlığı “Biz bir aileyiz” yalanıyla örtmeye çalışıyor.

Patronların Ensesindeyiz, iş hayatlarındaki sorunlara Birlik Sendikası ile çözüm arayan yeni mezun üç öğretmen adayı ile iş bulma sürecinde ve sonrasında yaşadıkları sorunlarını konuştu.

Mezuniyetin ardından iş ararken ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Berivan: Aslında mezuniyetten çok daha önce başlıyor bu zorluklar. Bu sene ağırlıkla 2018-2019 girişli öğrencilerin mezun olduğu bir sene. Pandemi, deprem, online eğitim… Birçoğumuz mezun olduğumuz arkadaşları, öğretmenleri, derslikleri göremedi bile. Bunun faturası da tabii yine bize kaldı. İş ararken “Siz online eğitime denk geldiniz” önyargısı ile karşılaşıyoruz. Son sınavlara girerken iş aramaya başladım. Günde 10 saat, haftada 6 gün, hafta içi bir gün tatil. İlk önce stajyer olarak başlatmak isteyen çok oluyor. Asgari ücretin %30’unu verip yarı zamanlı sigorta ile sizi tam gün çalıştırmak istiyorlar. İsmi de yeni mezuna iş öğretmek oluyor.

'Teneffüs aralarında bulaşıkları yıkamam istenmişti'

Koşullardan bahsettiniz ama neler yapmanız isteniyor? Mesleğiniz kapsamı dışında işler teklif ediliyor mu?

Çağla: Bu, birçok mesleğin ortak sorunu ama öğretmenlikte özellikle özel sektörde çok açıkça yaşanıyor. Örneğin, ben Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümü mezunuyum, idareden benim sorumluluğumda olmayan onlarca angarya iş yükleniyor. Bu zaten kanıksadığımız bir şey oldu. İlk girdiğim dershanede işimin üçüncü gününde teneffüs aralarında bulaşıkları yıkamam ve derslikleri süpürmem istenmişti. Bunun benim işim olmadığımı söylediğimde de “yeni mezunsun, biz de geçtik buralardan” gibi sözlerle karşılaştım. Bu isteklere daha iş görüşmesinde maruz kalan arkadaşlarım da var. Ve ne yazık ki kabul etmek zorunda kalanlar da…

'Patron asgari ücret maaşımın 3.500 lirasını elden vermemi istemişti'

Artan hayat pahalılığı ve yoksulluk kamuda çalışan öğretmenleri bile oldukça zorluyor. Peki işler özel sektörde nasıl?

Berra: Asgari ücret ya da birkaç yüz lira fazlasını veren iş bulduğunda, “ilk işin harika” sayılıyor. Sonra anlıyoruz ki ilerleyen yıllarda da bir şey değişmiyor. Yol, yemek parası söz konusu bile olmuyor. Bir iş görüşmem temmuz zammına denk gelmişti. Patron ocak ayına kadar yatacak 11.400 TL asgari ücret maaşımın 3.500 TL’sini elden geri vermemi istemişti. Sebebi ise kurumun yeni olması, bütçenin az olması, burayı sevecek, benimseyecek bir öğretmenin bunu yapabileceğini, gelecek vadeden biri kurum olduğu ve daha neler. “Biz bir aileyiz” kısmını saymıyorum bile…

Atamaları arttırmak sizce sorunu çözer mi?

Berra: Kamuda çalışmak özel sektöre göre daha iyi olsa da yine öğretmenlerin sorunlarını çözmüyor. Devlet okullarında da bambaşka rezillikler dönüyor. Örneğin kayıt paraları gündemi. İnsanlar çocuklarını sırf daha iyi diye parayla kamu okuluna kayıt ettiriyor. Böyle yerlerde öğretmenler nasıl muamele görüyordur tahmin edebiliyor musunuz?

'9 Eylül’de sendika binasında bir araya geleceğiz'

Peki nasıl bir yol izlemeli, neler yapılabilir?

Berivan: Bizimle birlikte mezun olan arkadaşlarımızdan ve hâlihazırda çalışan meslektaşlarımızdan görüyoruz ki yaşadığımız sorunların son bulacağı bir kurum yok. Gittikçe artan pahalılık içerisinde hayatta kalmaya çalışırken üç kuruş parayla iş tanımımızda olmayan işleri yapmak zorunda kalıyoruz. Sorunlarımızı sözleşme zamanında konuşmamızı öneriyorlar, sesimizi çıkarırsak işsiz kalacağımızı söylüyorlar fakat bunun böyle olmadığını biliyoruz. Biz güçlüyüz. Patronların karşısında birlikte hareket ettiğimiz zaman haklarımızı alabiliriz. Bunu geçmişte sendikal mücadele veren öğretmenlerde gördük. Bizlerin, özel okul öğretmenlerinin sendikası var; Birlik Sendikası. Birlik Sendikası Özel Okul Öğretmenleri Dayanışma Ağı olarak 9 Eylül’de sendika binasında bir araya gelip sorunlarımızı konuşarak haklarımıza dair bilgi edineceğiz. Tüm öğretmenleri davet ederiz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.