Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Bitmeyen şantiyeler ve işsizlik kıskacında Hatay: Nüfus neden kenti terk ediyor?

Türkiye İstatistik Kurumu verileri, Hatay'da deprem sonrası göçün nitelik değiştirdiğini gösteriyor. Acil tahliyelerin yerini barınma ve işsizlik odaklı göç alırken, bitmeyen şantiyeler ile sağlık hizmetlerindeki aksaklıklar krizin giderek derinleştiğine işaret ediyor.

Fotoğraf: Kazım Kızıl

Özkan Öztaş

Yayın Tarihi: 23.07.2026 , 00:46

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 yılı iç göç istatistiklerine göre Hatay, söz konusu dönemde 51 bin 440 kişi göç alırken kentten ayrılanların sayısı 45 bin 76 kişi olarak kayıtlara geçti. Kent, yılı 6 bin 364 kişilik net göçle artıda kapatmış görünse de, yaşanan ayrılışların arka planı çok daha derin yapısal sorunlara işaret ediyor.

Göçün nedenleri afet şokundan yapısal sorunlara kaydı

Konuya dair soL'a konuşan Hatay'dan gazeteci Mustafa Dilek, kentteki nüfus ve göç dinamiklerinin 2023'teki felaket şoku ve sonrasındaki yapısal sorunlar olarak iki ana evrede incelenmesi gerektiğini belirtti. 

Dilek, 2023 yılında verilen 164 bin 247 kişilik göçün yüzde 90,8'inin doğal afet ve mücbir sebeplerle gerçekleşen acil insani tahliye dalgası olduğunu aktardı. 2024 ve 2025 yıllarında ise göçün nitelik değiştirdiğine dikkat çeken Dilek, Türkiye genelinde daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle şehirden ayrılanların oranının yüzde 20,6 olduğunu, Hatay'da ise bu oranın yüzde 23'e ulaştığını ifade etti. Dilek, bu farklılığın nedenini, "Türkiye genelinde bu veri daha çok site yaşamı veya geniş ev arayışını yansıtırken, Hatay’da temel fiziki altyapı, konut stoku yetersizliği ve konteyner kentlerden kalıcı konutlara geçişteki yapısal sıkıntıların doğrudan bir sonucudur" sözleriyle açıkladı.

Daha iyi konut ve yaşam koşulları arayışıyla 2024'te 11 bin 473, 2025'te ise 10 bin 367 kişinin kentten ayrıldığını vurgulayan Dilek, yeniden imar sürecinin uzamasının en büyük göç motivasyonu haline geldiğini belirtti. Hane veya aile fertlerinden birine bağımlı göç rakamlarının da parçalanmış hane halkı yapısının birleşme arayışını gösterdiğini aktaran Dilek, eğitim amacıyla kenti terk eden on binlerce gencin de Hatay'ın beyin potansiyelini dışarıya akıtmaya devam ettiğini dile getirdi.

İstihdam kaynaklı göçün geldiği boyuta da dikkat çeken Dilek, 2025 yılında yerel iş gücü piyasasında istihdam imkanı bulamadığı için başka bir şehre iş aramaya gidenlerin oranının yüzde 8,15 olduğunu söyledi. Tayin ve iş değişikliği sebebiyle ayrılanların da yüzde 11,71 oranında gerçekleştiğini belirten Dilek, "Özetle 2025 yılında Hatay’dan ayrılan her beş kişiden biri doğrudan çalışma ve iş hayatı gerekçeleriyle şehri terk etmiştir" dedi. Hatay’ın verdiği genel göç miktarı azalmasına rağmen iş arama kaynaklı gidenlerin sayısında artış yaşandığını aktaran Dilek, yerel piyasada iş bulamayan ve geçim sıkıntısı yaşayan bireylerin şehri terk etme kararını daha fazla almaya başladığını ifade etti.

Kentte şantiyelerin ortasında insanlar hayata tutunmak çoğu zaman seyyar satıcılık ya da gündelik geçici işler yapmaya çalışıyor. Fotoğraf: Özkan Öztaş

Sağlık hizmetlerinde süreklilik sağlanamıyor

Hatay Tabip Odası Dönem Başkanı ve Nükleer Tıp Uzmanı Ümit Oğur da kentte yaşanan sorunların sağlık boyutuna değindi. Deprem sonrası sağlık hizmetlerinde ciddi kesintiler olduğunu ve bazı hizmetlerin aradan geçen zamana rağmen hâlâ rutine girmediğini belirten Oğur, kentte kanser hastalarına ışın tedavisi yapacak bir radyoterapi merkezinin üç buçuk yıldır kurulamadığını aktardı. Nükleer tıp hizmetlerinin ise sadece son bir buçuk yıldır devrede olduğunu söyleyen Oğur, insan kaynakları açısından da ciddi eksiklikler yaşandığına dikkat çekti.

Deprem öncesi Hatay'ın en çok tercih edilen illerden biri olduğunu ancak artık hekimler ve sağlık çalışanları için standartların ortadan kalktığını belirten Oğur, durumu "Gelecek olan personelin, sağlık emekçilerinin yaşayabileceği standartlar ve koşullar yok. Bu nedenle kuralarla atanan hekimler bazen gelip başlamıyor ya da yurt dışına gidiyor" sözleriyle özetledi. Mecburi hizmetini bitiren hekimlerin kentteki hayatın olağan akışına dönmediğini görünce ayrılmayı tercih ettiğini belirten Oğur, bu durumun eksik kadroların giderilmesini zorlaştırdığını ve hizmetin sürekliliğini aksattığını sözlerine ekledi.

Birçok sağlık hizmeti hâlâ eski rutinine dönebilmiş değil. Özellikle tedavi süreci uzun süren hastaların şehir değiştirmek zorunda kaldığı belirtiliyor. Fotoğraf: Özkan Öztaş

Dördüncü yıla girerken öncelik hâlâ sadece şantiye alanlarında

Defne Halk Temsilcileri Meclisi Sözcüsü Hizam Hasırcı ise yaşanan süreçte kentin şantiye halinde devam eden durumunun ve işsizliğin temel sorun olduğunu belirtti. Depremden sonra birçok insanın iş alanını kaybettiğini, bazı iş kollarının tükenme noktasına geldiğini aktaran Hasırcı, kendi işini yapmayan bir esnaf dışındaki yurttaşların iş bulma şansının neredeyse kalmadığını dile getirdi.

Günde dört beş kişinin kendisini arayarak iş sorduğunu belirten Hasırcı, sorunun çözümsüzlüğüne dair, "İşin kötüsü bu konuda sistematik ya da planlı hiçbir önlem alınmıyor, girişimlerde bulunulmuyor. Tek öncelik inşaat ve şantiye alanları. Onlar da dört yıldır devam ediyor, zaten hâlâ bitirilebilmiş değil" dedi.

Depremden sonra Hatay'da yaşanan göçler, kentte yaşanan işsizlik ve hayatın normale dönememesi sorunlarını tekrar gün yüzüne çıkardı. Kent aynı zamanda zorunlu göç merkezi olmasına rağmen, kentten göç edenlerin sayısı kente göç edenleri yakalamış durumda.

 Fotoğraf: Özkan Öztaş

soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.