Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Birçok delile rağmen 26 yıldır adım atılmadı: Çağla Tuğaltay dosyası neydi?

Aradan geçen 26 yılın ardından çok sayıda delile rağmen kapatılan Çağla Tuğaltay dosyasından gerçek bir sonuç çıkıp çıkmayacağını, soruşturmanın başka bir sıkışmanın sonucu olarak yine sümenaltı edilip edilmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 23.04.2026 , 13:52

15 yaşındaki Çağla Tuğaltay, 5 Haziran 2000'de okuldan çıkıp İstanbul Mecidiyeköy'deki evine geldiğinde, burada “kimliği henüz belirlenemeyen kişi ya da kişilerce” boğazı kesilerek katledildi.

Olay bir anda ülke gündemine oturdu, cinayet günlerce tartışıldı.

Türkiye’de sık sık yaşandığı üzere yine bir aile, daha acılarını yaşayamadan kendilerini adalet mücadelesinin tam ortasında buldu.

Ortada birçok delil, geride birçok iz vardı.

Çağla Tuğaltay’ın sol el tırnaklarında bir erkeğe ait doku örnekleri bulunmuştu örneğin.

Evde üç yabancı parmak izi çıkmıştı.

Öte yandan binanın girişinde kan lekesi de bulunmuştu.

Bunun dışında da çok sayıda şüpheli iddia vardı. Delillerin toplanmadığı, DNA tespitinin yıllar sonra yapıldığı, etkili bir soruşturma yürütülmediği gibi.

Soruşturma tam 9 savcı eskitse de onca delile rağmen bir türlü yol alınamamıştı.

Yıllarca süründü bu dosya.

Tarih Haziran 2020’ye gelindiğinde, yani cinayetin 20. yılında zaman aşımından düşürülecekti.

Ailenin tepkisi, kamuoyu baskısı sonrası savcılık, "dosyada fail olabilecek kişilerin ifadelerinin alınması" gerekçesiyle zaman aşımını durdurdu.

Bunun için yıllarca adım atılmamış, ailenin ve kamuoyunun tepkisi gerekmişti.

Savcılığın bu kararı sonrası bir kez daha ümitlenen anne Gülnur Tuğaltay, "Olay 5 Haziran 2000 yılında oldu, o zamandan beri bizim için hayat durdu" derken, “Bu gelişme bizi çok umutlandırdı. Düşünsenize saatler kala böyle bir haber alıyorsunuz. İnşallah bunun devamında da katil bulunur ve bunun da sevinçli haberini alırım" ifadesini kullanıyordu.

Annenin bu ümidinin üzerinden de tam 6 yıl geçti.

Dosyada yine hiçbir ilerleme sağlanmadı.

Şimdi aradan geçen 26 yılın ardından, Gülistan Doku dosyasının raflardan inip belli bir aşamaya gelmesi sonrası birçok aile gibi, Çağla’nın ailesi de umutlanmış durumda.

Oysa şahit olduğumuz şey iktidarın kendi iç gerilimleri, dosyaların bakanlar arasında bir koz ve PR başlığı olarak kullanılması, adalet mücadelesi değil.

Adalet mücadelesinin böylesi bir sıkışmanın ve iç gerilimin ürünü olması ülkenin içine çekildiği karanlıkla doğrudan ilgili.

Davanın gönüllü avukatlarından Ümit Altay, önceki gün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Çağla Tuğaltay dosyasının özel birim tarafından incelenecek dosyalar arasına alındığını belirtti.

Altay, gelişmeyi “çok güzel bir haber” sözleriyle duyurdu.

Şimdi aradan geçen 26 yılın ardından birçok delile rağmen kapatılan bu dosyadan gerçek bir sonuç çıkıp çıkmayacağını, dosyanın başka bir sıkışmanın sonucu olarak yine sümenaltı edilip edilmeyeceğini hep birlikte göreceğiz.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.