Sayfa yolu
Bir kez daha olağanüstü kurultay: Bugün her şey sonlanacak mı?
soL'a güvenin, algoritmaya müdahale edin. Tek tıkla soL Haber'i Google'da tercih edilen kaynağınız olarak belirleyin.
Haber Merkezi
Yayın Tarihi: 21.09.2025 , 10:37
2025 Haziran ayı boyunca CHP ülkedeki tüm gelişmelerden koparak tam anlamıyla paralize olmuş ve sadece kurultay davasına odaklanmıştı.
Eylül ayında da…
Daha şimdiden, “Bugünkü olağanüstü kurultay acaba ekim ayındaki kurultay davasını geçersiz kılar mı?” sorusu CHP’lilerin birbirlerine en çok sorduğu soruların başında geliyor.
Yani haziran ve eylülü şimdi de ekim takip edecek, bu çok açık.
Peki, bu nasıl oluyor?
İşin iki tarafı var; biri AKP, diğeri ise CHP’yle ilgili.
Sırasıyla ilerleyelim.
AKP’de iç kriz: Fren mi, gaz mı?
AKP siyasi davaları sadece sonuç odaklı değil, aynı zamanda karşısındaki aktörü yıpratmak için de oldukça etkili bir silah olarak kullanıyor.
Ancak bu süreci AKP baştan aşağı ince bir plana sahip ve onu hayata geçiriyor gibi okumak pek de mümkün değil.
Uzun süredir bir yönetme sorunu yaşayan AKP’nin CHP’ye yönelik yürüttüğü süreç içeride ciddi bir tartışma konusu. Daha önce buna ayrıntılı şekilde değinmiştik.
AKP’de sayısı giderek artan isim, bu adımların CHP’yi zayıflatmaktan çok kendilerine zarar verdiği kanısında. CHP’ye yönelik saldırının sınırları olması, bunun CHP’yi düzen içinde tutacak manevralarla sürdürülmesi isteniyor.
İmamoğlu kırmızı çizgi olarak durmaya devam etsin ancak Özel ve ekibi ile bir noktada uzlaşı ve yumuşama yakalanabileceği fikri AKP içinde sık sık dile getirilen bir tema.
Bu temaya eşlik eden diğer iki argümansa CHP’ye daha fazla saldırmanın çözüm adımını riske edeceği, üstelik bu sertliğin aynı zamanda AKP ve Erdoğan’a tuzak anlamına geldiği şeklinde.
Ancak dava sopasının sallanmaya devam etmesi, CHP’ye iki yılda 4 kurultay yaptırılması, partinin birliği görüntüsüne ciddi zarar verilmesi, parti içi hiziplerinin geri dönülmesi mümkün olmayan bir kavgaya tutuşması AKP açısından her durumda büyük kazanç olarak görülüyor.
Üstelik yaratılan atmosfer ve müdahalelerin bir kısım CHP’liyi de AKP’ye geçirmesi, tüm bu adımların bonusu olarak görülüyor.
Bugün yapılacak kurultayın sonucundan bağımsız olarak AKP, ekim ayı sonuna kadar CHP’de tüm gözlerin yine kurultay davasında olacağına ve kilitlenmenin süreceğine emin görünüyor. Bu da onlara yeni bir zaman daha kazandırıyor.
Ancak ortada bu zamanı değerlendirebilecek bütünlüklü bir AKP görüntüsü olmaması kontrolsüz gelişmelere de sürekli kapı aralıyor.
CHP: Yumuşama mı, kavga mı, kilitlenme mi?
Her şeyden öte CHP’nin iç atmosferinin ciddi yara aldığını başa yazmak gerekiyor.
İki yılda üçüncü kez kurultaya gidiliyor, muhalifler bir buçuk ay sonra yapılacak olağan kurultaya hazırlanıyor ve neredeyse tüm ilçe kurultayları ciddi bir iç kavgaya neden olmuş durumda.
Bunun yanı sıra CHP’de ciddi bir siyasi kilitlenme, sürüklenme ve öncelik sorunu yaşanıyor.
Bir yandan İBB davası ve İmamoğlu gündemi sıcak tutulmaya çalışılıyor, ilçe mitinglerine devam ediliyorken, diğer yandan da AKP’nin yeni saldırılarına yanıt verilmeye çalışılıyor.
Ancak sosyal medyaya ve parti kulislerine de yansıdığı üzere AKP’nin yeni hamlelerine güçlü bir enerjiyle yanıt vermek giderek zorlaşıyor. Partililerin ilgisi azalıyor mu sorusu daha fazla sorulmaya başlanmış durumda.
Bu tabloda CHP içinde de AKP ile temasların sürmesi ve bu tansiyonun bir noktada azalması için diyalog kanallarının açık tutulmasını savunanlar var.
Buradan bir sonuç çıkıp çıkmayacağını kasım ayına kadarki kurultay-dava sürecine kadar büyük olasılıkla çok daha net şekilde göreceğiz.
CHP Genel Merkezi’nin bugünkü kurultaydan beklentisi ise her ne olursa olsun parti içi muhaliflere ve AKP’ye “bu adım da boşa düştü “ mesajını verecek bir fotoğraf sunmak.
Büyük olasılıkla bu sağlanacak be parti 24 Ekim’deki dava öncesi güvence aldı iddiası güç kazanacak.
Ancak bugünkü fotoğrafın ne olduğundan bağımsız hem AKP hem de CHP, davadaki perdenin bugün kapanmayacağına emin.
Ortada gerçekten hukuki bir tartışma olsaydı bu söylenebilirdi ancak yaşadığımız şey AKP’nin kontrol dışına çıkan saldırganlığıyla ilgili ve bunu hukuken püskürtmek pek de mümkün görünmüyor.
Bu perdeyi iki parti arasında kurulan “diyalog” kanalı mı, yoksa her başlığın kontrolden çıktığı başka bir kırılma mı kapatır, bunu hiç kuşkusuz mücadele belirleyecek…
| Mahkemenin CHP kararının arkasındaki üç temel gerekçe |
|
| CHP kararı hukuken ne söylüyor: 9 maddede kararın anlamı |
|
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.