Sayfa yolu
Bir kararnamenin hatırlattığı vaka analizi: Etiyopya ve Yeni-Osmanlıcılık
Yayın Tarihi: 15.09.2023 , 13:55 Güncelleme Tarihi: 29.09.2025 , 22:12
AKP iktidarında Türkiye sermayesinin yaptığı atılımlar biliniyor. Özellikle kamu kaynaklarının bütünlüklü bir şekilde tek elden kullanılması, patronlar için yurtdışında yatırım adına tüm engellerin kaldırılması bildiğimiz uygulamalar. Hedef bölgelerin Balkanlar, Afrika, Orta Doğu, Latin Amerika ve Güneydoğu Asya olduğu da sır değil. Bugün bir Resmi Gazete kararıyla gündeme gelen Etiyopya üzerinden AKP iktidarının attığı bu bütünlüklü adımları somutlamaya çalışacağız.
Resmi Gazete'nin 15 Eylül 2023 tarihli sayısında AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 14 Eylül günü imzalanan 7612 numaralı karar yer alıyor. Buna göre 18 Ağustos 2021 günü Ankara'da Etiyopya ile imzalanan askeri çerçeve antlaşmasının onaylandığı söyleniyor. Onaylanma gerekçesi olaraksa 15 Temmuz 2018 tarihli Resmî Gazete'deki 9 sayılı kararnameye atıfta bulunuyor. Buna göre Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle yapılacak anlaşmalar Cumhurbaşkanı kararıyla onaylanıyor. Anlaşmanın detaylarına geçmeden önce bu onayın neden iki yıl boyunca bekletildiğinin hiçbir yerde gerekçelendirilmediğini de iletmiş olalım.
Dönemin Savunma Bakanı Hulusi Akar tarafından 18 Ağustos 2021 tarihinde Ankara’da imzalanan Çerçeve Anlaşması genel olarak askeri işbirliğini içeriyor. Kapsam dahilinde misafir öğrencilerin ve askerî personelin eğitilmesi, iki ülke silahlı kuvvetleri arasında ortak tatbikatların yapılması, savunma sanayii konusunda işbirliği, orduların teşkilat yapısının iyileştirilmesi, istihbarat-muhabere-elektronik sistemler ve lojistik alanında işbirliği gibi alanlar yer alıyor.
Alt alta sıralandığında olağan gözüken bu işbirliği kalemleri aslında iki ülkenin gelişkinlik ve ittifak durumu göz önüne alındığında anlaşmanın dengesizliği ortaya çıkıyor. Bugün NATO’nun en önemli ordularından birisine sahip olan ve emperyalist merkezler tarafından son teknoloji ürünlerle tedarik edilen Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Etiyopya ile yapılan anlaşmada bu ülke ordusundan öğrenecekleri olduğunu söylemek anlamsız olacaktır. Anlaşma bu anlamıyla Etiyopya silahlı birliklerinin NATO standartlarına getirilmesi için baştan aşağı yeniden düzenlenmesi, ülkedeki askerî personelin NATO tedrisatından geçerken Türkiye kültürünü içselleştiren bir komuta kademesinin oluşturulması, Etiyopya ordusunun Türkiye ürünü silahlara bağımlı hale gelmesi gibi sonuçlar sağlamaya yöneliktir.
Askerî alanda bu türlü bir anlaşmanın içine giren Etiyopya’nın Türkiye ile diğer alanlardaki ilişkileri de oldukça derindir. Tarım ürünleri, kahve, bitkisel yağlar ve değerli maden cevherleri ihraç eden ülkede Türk sermayesi yaklaşık 2,5 milyar dolar yatırımla Çin’den sonra en çok yatırım yapmış ülkedir. Yaklaşık 120 milyon nüfusa sahip ülkede en az 30 bin Etiyopyalı Türk sermayesi için çalışmaktadır. Ülkede karayolu, enerji nakil hatları, liman, toplu konut, petrol boru hattı, demiryolu, çimento fabrikası gibi inşaatlar Türk sermayesi tarafından gerçekleştirilmektedir. Türkiye sermayesinin ülkede çok sayıda tekstil fabrikası mevcuttur.
AKP iktidarının kamu kaynaklarını Türk patronların emrine sunduğunu ve Yeni-Osmanlıcılık kapsamında yayılmayı amaçladığını söyledik. Bu kapsamda kamu kurumlarının etkili şekilde kullanıldığını Etiyopya örneğinde görüyoruz. DEİK gibi kurumların yanı sıra önceden Fethullah Gülen’e bağlı olan okulların kapatılarak Maarif Vakfı'na devredilmesini, yeni okulların açılmasını Etiyopya’da izleyebiliyoruz1. AKP rejiminin ümmetçi dayanışma programı Türk Diyanet Vakfı eliyle devam ettiriliyor, hem bölgedeki gerici yapılar destekleniyor, hem de Türkiye’nin Yeni-Osmanlıcı ideolojisi yayılmaya çalışılıyor.2 Kültürel ve ekonomik alanda önemli bir enstrüman da elbette uluslararası ulaşım. Bu kapsamda THY tarafından açılan İstanbul-Addis Ababa seferleri Türk sermayesinin ülkeye erişimini kolaylaştıran unsurların başında geliyor. Çizmeye çalıştığımız tabloya son dönemde önemli ihraç kalemlerinden olan Bayraktar TB-2 ve ANKA-S insansız hava araçlarının Etiyopya’ya satıldığını da eklersek herhalde meramımızı daha iyi anlatmış oluruz.
Uzunca bir dönem “Yurtta sulh cihanda sulh” söylemine uygun şekilde ülke sınırlarını aşmamaya özen gösteren Türkiye sermayesi, AKP rejimiyle beraber geri dönüşü mümkün olmayacak şekilde bölgesindeki komşu ülkelere sermaye ihracına başlamış, iktidardaki partinin siyasi gündemiyle uyumlu bir biçimde Yeni-Osmanlıcı bir açılımı bütünlüklü bir şekilde örmeye başlamıştır. Bu plan tek merkezden ve içinde silahlı kuvvetlerden havayolu şirketine, silah tüccarlarından müteahhitlere varıncaya kadar geniş bir yelpazedeki kurumların koordinasyonuyla yürütülmektedir.
soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.
