Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

'Bir daha enkaz altında kalmamak için AYAĞA KALKIYORUZ!' diyenler İstanbul ve İzmir'de buluştu

İstanbul ve İzmir'de 'Bir daha enkaz altında kalmamak için AYAĞA KALKIYORUZ!' sloganıyla yurttaşlar bir araya geldi.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 26.02.2023 , 10:01 Güncelleme Tarihi: 22.01.2025 , 10:54

Türkiye Komünist Partisi (TKP), İstanbuk Kartal ve İzmir Bayraklı'da "Bir daha enkaz altında kalmamak için AYAĞA KALKIYORUZ!" çağrısıyla bir buluşma düzenledi.

'Öfkelenmek zorundayız'

İstanbul Kartal'daki etkinlikte "Depremin açtığı yaraları sarmak, hayatımızı karartanlardan hesap sormak için bir aradayız!" vurgusu öne çıkarken, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan da bir konuşma yaptı.

Okuyan, depreme ilişkin "Bizim acılarımızı dönüştüreceğimiz iki duygu öfke ve umuttur. Öfkelenmek zorundayız çünkü bu bir doğal afet falan değil, göz göre gelen bir katliam" ifadelerini kullandı.

Kemal Okuyan şöyle devam etti:

"Bu düzenin üzerimize çöktüğü çok acı bir olay, buna öfke duymak zorundayız.

Öncesinde de aynı duygum vardı, ama ben deprem bölgesine gittiğimde şu sözü verdim; 'Ben bu alçak düzeni yıkmadan ölmeyeceğim' dedim."

Deprem alanında TKP'nin dayanışma çalışmaları sırasında aldığı tepkilere de değinen Okuyan şöyle konuştu:

"Şaşkınlık içindeyiz, insanlar 'Bu ev sizindir, yeter ki TKP'yi buraya sokun' diyorlar. Çok özel bir duygu. 'Bizim köyümüz MHP'lidir ama artık komünistiz.' Bu ülkenin partisi olduğumuzu gösterdik, ama şimdi asıl sorun bu ülkeyi değiştirmek.

Biz memnun değiliz arkadaşlar, ülkemizi seviyoruz ama bu ülkede bir daha enkaz altında kalmak istemiyoruz. O yüzden gelin işimizi zamanında yapalım, kimse de bizi enkaz altında bırakamasın."

'Acımız hâlâ çok taze ama inancımız ve umudumuz da var'

İzmir'deki etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren TKP İzmir İl Başkanı Başar Özer, "Büyük bir yıkımın ardından buluştuk. Bir daha enkaz altında kalmamak için buluştuk, hepiniz hoş geldiniz" dedi. Özer'in konuşmasının ardından, TKP'nin deprem bölgesindeki dayanışma çalışmalarını gösteren bir belgesel gösterimi gerçekleştirildi.

Belgesel gösteriminin ardından kürsüye çıkan TKP Merkez Komite üyesi Savaş Sarı, "Dayanışmayı örgütleyen insanlara ve partime teşekkür ediyorum. Acımız hâlâ çok taze, kaybettiğimiz insanların sayısını asla bilemeyeceğiz, saklayacaklar. Acımız büyük, insanlarımızı yerinden yurdundan ettiler ama aynı zamanda çok ama çok öfkeliyiz. İnancımız ve umudumuz da var ve ayakta" dedi.

"Yaşanan felaketlerin tek nedeni deprem değil: Piyasacılık ve gericilik Türkiye'yi bu hale getirdi. Bu ölümlerden nasıl para kazanırız hesabına girdiler bile. Müteahhitleri tutuklayıp suçluyorlar ama asıl bu iktidar suçludur" diyen Sarı, "Şimdi İnsanlarımızın yaşadığı bu yalnızlık ve çaresizlik bir ders olacak. Sözümüz olsun: Bu düzeni yıkacağız" şeklinde konuştu.

'Kentlerimizi yeniden kurmalıyız'

Savaş Sarı'nın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Halkın devletine, her şeyi merkezi olarak ve devletçi politikalarla hayata geçirecek bir iradeye ihtiyaç var. Kentlerimizi yeniden kuracağız. Evlerimizi yeniden yapacağız. İnsanca yaşanan bir toplumsal yaşamı yeniden ayağa kaldıracağız. Eşitlikçi bir toplumcu düzene ihtiyacımız bu yüzden.

Gerekli yardımı yaptık diyorlar. Devlet yardım etmez. İnsanına sahip çıkar. Ama bu devlet halkın devleti değil, para babalarının devleti. O yüzden halkına sahip çıkmaz. Devlet oraya uzanmadı ama insan uzandı. Biz insana yaraşır olanı yaptık. Am doğru olan devletin insanlara sahip çıkmasıydı.

Yurttaşlara 'sağlam konutlarda oturun' demekle olmuyor. İnsani, sağlıklı ve sağlam konutlarda oturmak her yurttaşın en temel hakkı. Yaşayabilmenin koşulunun para olması gerçeğiniz reddediyoruz. Şimdi ortadaki eşitsizlik ve bunun ağır sonuçları ayan beyan ortada. Bu gerçeğin gizlenmesine izin vermeyelim.

Önce bizim söylediğimiz güzel, doğru şeylerin hayat bulması gerek, yoksa onlar halkına hakaret etmeye devam edecek. Öyleyse önce bizim dediğimiz egemen olsun. Bunun için örgütlülüğümüzle, elbirliğiyle hareket edelim.

'Halkın devletini kurmak zorundayız'

Bu ülkedeki eşitsizliği, insani sağlıklı güvenli yerlerde yaşama hakkını sağlayacak mı? Sağlamayacak. Ya da 'Borçlanırsan belki' diyecekler. Bu ülkede insanlar insan gibi yaşamak istiyorlar. Bunu sağlayacak halkın devleti kurulmak zorunda, kurmak zorundayız. Bundan daha basit, sade ve acil öncelikli hiçbir şey yok bugün. Dün de bunun çağrısını yapıyorduk bugün de bunun çağrısını yapıyoruz. 

Kardeşlerimizin yanına koşmaya, dayanışmayı örgütlemeye devam edeceğiz. Ancak birbirimize bir söz vermek zorundayız. Hiçe sayılmamıza, üzerimizde tepinilmesine izin vermeyelim. Erdoğan gitsin diyenlere de söyleyelim, Erdoğan değil, misli gitsin. Onları ayakta tutan asalaklar da gitsin.

Biz bir çağrı yaptık, 'Yurttaş sözünü söylesin' dedik. Şimdi akbabalar gibi üşüşmüş olan yağmacılar başımızdan def olup gitmelidir. Devletçi bir işleyiş hayatın her alanında hakim kılınmalıdır. Utanmadan çadır parası toplayan o tarikatlar gitmelidir. 

Yurttaşlar bundan sonra örgütlü olacağına, birbirine sahip çıkacağına söz vermelidir. Söz verelim!"

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.